Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Serkan Berzeg: Çerkesya Net - Ortam Bulanık
15 Eylül 2011 Perşembe Saat 00:37
İlginçtir ki Şimdi de Cherkessia.net yargılanmaktadır. Yargılayanlar Çerkeslik davasının kıdemli, deneyimli ve değişmez(!) kadrosudur. Dava konusu ise “hayalperestlik, bölücülük, ajanlık vs.vs.”dir. Peki Çerkesya Yurtseverlerinin davadaki tavrı sizce de Şair ve sosyologun tavrıyla aynı değil mi?

Evet, ben de bir Çerkesya Yurtseveriyim ve yazmayı da seviyorum ancak ilk yazımdan sonra devamı gel(e)medi... ÖZÜR DİLERİM!

Bu özrün ardından hemen yazamayış bahanelerimi sıralayayım (ki malum bu davranış biçimi bizim genlerimizde vardır) :

Efenim benim bir HALÜJ dükkanım var (fast-food yani Mc Donalds’ın 2000000/1 ölçeğindeki Çerkes varyantı...) Her sabah 07:30’da kalkarım. Evden çıkar pazara koşturup günlük alışverişimi yapar ve 08:30 gibi sahibi, muhasebecisi, garsonu ve temizlik elemanı olduğum dükkanı açar 12-13 saat çalışırım. Müşterilerim de çok ünlü insanlardır haaa.. Mesela  Cherkessia.net’in Maykop yazar ve kadrosu hep bendedir. Bu arkadaşlar benim tek masalı 4 sandalyeli işletmeme gelip komşu dükkanlardan da birkaç sandalye çekmek suretiyle oturdular mı (Şenlik/İşgal başlamıştır artık!) vakit çok çabuk geçer. Onlar 28 bardak çay içer, ben bu arada 28 adet müşteri kaybederim falan derken gece 22:00 oluverir zaten. Eve gelmem ile uykuya dalmam arasında geçen süre de beni özlediğini iddia eden iki küçük canavar tarafından işgal edilince... Hadi söyleyin Şimdi ben ne zaman yazayım yazamadığım yazılarımı?

Şahsıma yönelik komplolar sadece işim ailem ve Maykop kadrosuyla sinirli değil tabii. İşin bir de Avrupa ayağı var. Fiziki bir müdahale olabileceği ihtimali ile farkındaysanız Maykop kadrosundan isim zikretmedim ama işte büyük komplonun Avrupa ayağını açıklıyorum:

... evet  Schamis Hatko!  Tabii yaa ben ne zaman bir yazıya başlasam neredeyse aynı başlıkla ama benden çok daha akıcı ve derin bir üslup ile patlatıyor yazısını. E benim yazı da elimde patlıyor haliyle.

Ama merak etmeyin, bir kardeşiniz olarak iç ve dış mihraklara rağmen bundan sonra daha sık yazmaya söz veriyorum (bu doğrultuda müthiş bir talep varmış gibi...)Bu arada Schamis ağabeye karşı bir önlem olarak gelecek yazımı da şimdiden veriyorum müsaadenizle :

Çerkesya Net - Ortam Bulanık

Şair Can Yücel’in ağzı bayağı bozuktu. Öyle laf olsun diye değil, günlük hayatında da epey küfürlü konuşurdu. Yargılandığı bir davada hakimin, “Neden böyle yazıyorsun, popo diyemez misin?” benzeri bir sorusunu, “Hakim bey bizde g . te g . t derler”diye cevaplamıştı... Yani eşyayı kendi ismiyle adlandırmaya vurgu yapmıştı aslında. Tıpkı yıllardır Kürt sorunu ile ilgili araştırmalar yapan, kitaplar yazan, yazdıkça da hapis yatan Türk sosyolog İsmail Beşikçi gibi. Beşikçi de her mahkemesinde ısrarla  “Kürt ve Kürdistan” kavramlarının , taşın taş olması gibi bilimsel, yadsınamaz bir olgu olduğunu dile getirmiştir. Ve bilim adamının somut olguları araştırmak ve olguları var oldukları biçimiyle adlandırmakla yükümlü olduğunu belirtmiştir.

İlginçtir ki Şimdi de Cherkessia.net yargılanmaktadır. Yargılayanlar Çerkeslik davasının kıdemli, deneyimli ve değişmez(!) kadrosudur. Dava konusu ise “hayalperestlik, bölücülük, ajanlık vs.vs.”dir. Peki Çerkesya Yurtseverlerinin davadaki tavrı sizce de Şair ve sosyologun tavrıyla aynı değil mi? Ne diyor Yurtseverler ; Çerkes halkı ve ülkelerinin ismi olan Çerkesya son derece bilimsel, tarihi ve yadsınamaz bir gerçeklik, bir olgudur. İşte tam da bu noktada ve bu yüzden Çerkesya Yurtseverleri son derece NET. Yani ortam bulanık ama Çerkesya Net!

Bulanıklığın en basit ve yüzeysel sebebi çokluk ve bolluk. Forumcular, birleşikçiler, dönüşçüler, döneriz ama çok kalmayızcılar vb.... Daha DERİN sebeplerine ve bunların analizine burada girmek istemiyorum. Çünkü bu konu Çerkes kamuoyunun en sık tartıştığı ve herkesin kanaat sahibi olduğu bir konu. Yani tekerrüre hacet yok kanımca...

Şimdi Çerkesya Yurtseverlerinin kendi NET çizgilerinde yoğunlaşma ve teorik açılımların yanında pratik adımlar atma zamanıdır diye düşünüyorum.Tarih doğru ve hakli düşüncelerin pratikte iyi örgütlenemediği ve doğru kanallara oturtulmadığı için yenilgiye uğradıkları (ya da yolundan çıktıkları) örneklerle doludur. Haklıyız =kazanacağız denklemi irrasyonel  bir yaklaşımdır. Bence gerçekçi yaklaşım haklıyız, kazanmak için çok çalışmalıyız olmalıdır. Bunu yaparken ÇeŞ Ruslan’ın da belirttiği gibi liderler etrafında toplanmaktan ziyade idealler ve ilkeler etrafında örgütlenmek ve bunların ardından yürümek Çerkes genlerine ve karakterine daha uygun düşmektedir.

 Elbette her toplumsal harekette olduğu gibi bizde de bilgi, beceri ve özverisi ile ön plana çıkan insanlarımız olacaktır. İşte bu arkadaşların mücadeleye bakış açıları ve tarzları da oldukça önemlidir. Öncü kadroların “bilinçsiz kitleyi” eğitip yönlendirmesi anlayışı eskidir ve mahkum edilmelidir. Bilgi çağında bilinçsiz ya da bilgiye ulaşma olanağı olmayan kitle söz konusu olamaz. Bir hedefe yönelecek ve mücadele edecek, birbirinin eksiklerini tamamlayacak, bilgili-daha az bilgili, tecrübeli - daha az tecrübeli vs. bireylerden oluşan heterojen bir kitleden bahsedilebilinir ancak. Klasik “öncü ve kitle” anlayışı, ben olmadan bunlar nasıl olsa bir şey yapamaz, benim yokluğumda bir mücadele gelişemez hissiyatı ile ense yapan tembel “öncülerin” doğmasına kadar götürür işi...

Yurtseverlerin bakış açısı haklı olduğunu ispat etmekten çok, haklılığının bilinciyle başarıya ulaşmak için çaba sarf etmektir diye düşünüyor, hepimize başarılar diliyorum!

Serkan Berzeg


Bu haber toplam 3526 defa okundu.


Şovgen Zuhal

ne kadar sempatik bir dille yazmış Serkan bey. bir çırpıda okudum. haluj konusunda ne kadar uzman olduğunu bilmiyorum ama yazılarını okumak benim için keyifli olacak.
cherkessia.net yöneticileri nereden buluyor bu kadar yetenekli ve yazı konusunda mahir insanı vallahi bravo. demek ki çerkesler bu konuda o kadarda fakir değillermiş.
tekrar tebrikler başarılar

01 Ekim 2011 Cumartesi Saat 17:41
saim

Bu kadar net,bu kadar ciddi yorumların,zırhların arkasına,literatürlere ve benzeri taktiklere sığınmadan aynı zamanda da okuyanı salak yerine koymadan da ifade edebilebildiğinin mükemmel bir örneği bence.Eline yüreğine sağlık sixoş.Bu yazıyada Sayın Serkan Bey de gitmezdi bence.Bir cümlelik söyleyecek şeyi olan ve bunu söyleyebilmek için 155 satır yazıp terminolojilere sığınarak ifade spazmları geçiren bazı Çerkesya antipatiklerine kapak olsun bence.
Bu aslında bir duygu yada düşünceyi içselleştirmenin en güzel örneği.İçselleştirememiş ama içinden geliyormuş gibi dairesel ve global tavırlar için numunedir aslında.Bu yüzden bu tarz bir yazı ve söylem onların hoşuna gitmeyecektir.Çünkü hoşları o kadar uzaktır ki,ulaşamayacakları için yola bile çıkmak yerine basite almayı seçerler sanırım.Bence şunu gösterdin aslında;ortam bulanık değil aslında,sadece birileri net değil.Selam olsun

23 Eylül 2011 Cuma Saat 06:53
Serkan Berzeg

Sn. Melgoş Suat,
Samimi övgülerinize çok teşekkür ederiz.Ben çok önemli gördüğüm bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum.Belki bilginiz vardır ama dönüşün bu boyutuna henüz yeterince vurgu yapılmadığı için belirteyim; burada babaları diyaspora kökenli anneleri yerli(!) Çerkes olan ONLARCA çocuğumuz var artık.Yani dönenlerin tarihsel rollerinden biri de kendi sülalesinin bir kolunu tekrar anavatana taşımak olmuştur diye düşünüyorum.
Sn Şawoğ,
Dükkanın ismini Çerkesya koyduk ama henüz tabelası hazır değil.Yine de geldiğinizde kime sorsanız tarif eder.
Uğrarsanız biz de seviniriz.Selamlar

17 Eylül 2011 Cumartesi Saat 20:43
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net