Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KBC Toplumsal Hareketi ‘Çerkes Kongresi’ Başkanı Çeş Ruslan ile Çerkesler ve Çerkesya Üzerine Söyleşi -4
04 Eylül 2011 Pazar Saat 23:34
Eğer uluslarası hukuk açısından bakarak Çerkesya’dan bahsediyorsak; topraklarının işgalciler tarafından işgale-kolonizasyonuna başlandığı tarihlerdeki 1763 sınırı, yukarıda bahsettiğimiz sınırlardır. Başka bir sınır kavramı yoktur. Diğerleri ise, nasıl söylenir - keyfidir.

Dawur Larisa (Xadipaş): Ruslan, Cumhuriyetlerimizin demografik yapılarında büyük çaplı değişimlerin gelişmesi sizce ne kadar mümkündür? Örneğin Krasnodar Krayına, yavaş yavaş bu eyaletin bazı bölgelerine Kürtler yerleşiyorlar, Kürt ailelerinde 10-15 çocuk oluyor. Diğer etnisiteleri saymıyorum bile. Biz felaket derecede azız ve her yıl azalıyoruz. Cumhuriyetler tarafından genç ailelerin desteklenmesi için ekonomik programlar düzenlenmesi sağlanabilir mi? Şimdiden teşekkür ediyorum.

Çeş Ruslan:
Larisa, Kabardey’in demografik durumu Çerkesler için optimist olmamıza imkan veriyor. Bizim problemimiz işgücü göçü. Adıgey ve KÇC’ndeki Çerkesler içinse durum daha kötü. Cumhuriyetler bazında genç ailelerin desteklendiği efektif bir program sağlanması ile bu sorunun çözüleceğine ben bel bağlamıyorum.

Dışene: Günümüzde ‘radikal nitelikli’ dini yaklaşımların popülaritesi karşısında, Adıge Xabze’sinin, bu şartlarda, yeniden canlandırılması ne kadar mümkün olur?

Çeş Ruslan:
Xabze – Bu Çerkeslerin ulusal felsefeleridir. Xabze iki kısımdan oluşur. Birincisi – daimi ve ikincisi– değişken olan kısmı, bu değişken kısmı çevrenin etkisi ile yenilenir.

Xabzenin temeli ise – Псапэ (psape-sevap), Напэ (nape- onur), Гущıэгъу (guş’eğu - rahmet, merhamet) – işte bunlar her zaman talep edilen şeylerdir, değişmezler. 

Etik olarak – örneğin, megapolislerde, kalabalık grupların geçmesini, bir genç kızın beklemesi gerçek değil, babası ile birlikte köyden şehire, Kayseri'ye gelen genç kızın yoldaki herkesin geçmesini bekleyerek yolun kenarında dikilip kaldığının anlatıldığı olayı hatırlarsınız. İşte bu yüzden Xabzenin etiketsel olan kısmı dünyada olan gelişmelere göre daima değişmektedir. Bu işleyiş şekli ile  dünya ne kadar değişse de  Xabze her zaman aktüel olmaya devam edecek. Buna günümüzdeki gelişmelerde dahil.

‘Xabze’nin ‘radikal’ dini akımlar karşısındaki durumu ise. Хаbze – bu, böylesi ‘akım’lardan birisi değil dolayısıyla karşı bir duruş değil ve olmak zorunda da değil. Çerkesya'da daha önceleri Müslümanlar da, Hristiyanlar da, diğer din mensuplarıda yaşayan felsefi sistem Xabze ile kendilerini rahat ifade edebilmişlerdir. Xabze insanları dini aidiyetleri ile değil insani değerlere, doğruluğa, duygularına, edep ve onuruna göre ele alır. Ve işte bu yüzden her din ile uyum göstermesi mümkündür.

Yok eğer soru, herhangi bir aşırı ucun  temel insan hakları ve toplumsal yaşam normlarına karşı duruşu ise sadece Xabze değil diğer herhangi bir sistem tarafından da bu kabul edilemezdir.

Birkaç kelimemde (Çin- Japonya vb.) başka ulusların ulusal felsefelerinin aşırı yüceltilmesine yönelik olacak; Elbette insan ne kadar çok şey bilirse o kadar iyi, fazla bilgi edinmenin kısıtlanması doğru olmaz. Bununla birlikte, kendi ulusunun yetkinliklerinden, oluşturduğu değerlerden haberdar olmadan diğerlerine heves etmek te doğru değildir. Bu kendi anneni terkedip başkasını sahiplenmek gibidir. Öncelikli olan, kendi tarihini, kendi ulusal felsefeni öğrenmek ardından diğer sistemler  ile ilgilenmektir.

Saida: Ruslan gelecek .....?..... yıl sonra KBC, KÇC, AC birleşirler diye düşünüyorsunuz?

Çeş Ruslan:
Saida Çerkesya daha geniş bir bölge. Rostov oblastının Ukrayna ile sınırının güneyine Rostov na Donu kentinden bağlayıp, Krasnodar, Stavropol, eyaletleri Adıgey, Karaçay-Çerkes, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti ve komşu uluslara – Çeçenistan, İnguşetya,Osetya ve Abhazya (Psow nehrinden Bzıp nehrine kadar)  topraklarına katılan araziler Çerkesya’dır.

Eğer uluslarası hukuk açısından bakarak Çerkesya’dan bahsediyorsak; topraklarının işgalciler tarafından işgale-kolonizasyonuna  başlandığı tarihlerdeki 1763 sınırı, yukarıda bahsettiğimiz sınırlardır. Başka bir sınır kavramı yoktur. Diğerleri ise, nasıl söylenir - keyfidir.

İşte bu yüzden Çerkesya'nın üç minik kalıntısı olan  Adıgey, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes kabul edilemez. Bununla birlikte Adıgey ile Karaçay Çerkes'in sınırı yok, hatta sayıları 6 ile 8 milyon kişi arasında olan Çerkes diasporasını zaten bu şekilde hesaba katmamış oluruz. Uzlaştırıcı olacak şey ise; 5 Subyektin Çerkesya olarak birleştirilmesi; Krasnodar, Satvropol eyaletleri Adıgey, Kabardey-Balkar, Karaçay-Çerkes cumhuriyetleri yani 2+3 formülü (2 eyalet ve üç Cumhuriyet).

Bu var olan subyektlerin sınırlarını da ihlal etmiyor ve Rusya’da hiç durmadan yinelenen yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin zorunlu olduğu yönündeki politikalara da ters düşmüyor. 

Diğer sınırlarımız konusunda ise biz bu gün hiç kimseden arazi talebinde bulunmuyoruz. Fakat, Rusya'nın Kafkas regionları (örneğin Osetya ile İnguşetya ve İnguşetya ile Çeçenistan) arasında sınır düzenlemeleri yapması  halinde veya bizim sınırlarımız hakkında komşularımızca bir talepte bulunulması durumunda bu konuda gündeme getirilebilir. Reelliği konusuna değinecek olursak ulusun bunu hedef edinmesi durumunda reel olmayan hiç bir yönü yok.

zzzzzzz . : İyi akşamlar Ruslan, günümüzdeki gelişmelerin ışığında Çerkeslerin geleceği sizce nasıl olacak?  

Çeş Ruslan:
Bizim ulusumuzun geleceği her halükarda İnşaallah aydınlık olacak.!!

Zawur Ç’edık’uey: Geçtiğimiz yıl 29 Kasım tarihinde Adıge Cumhuriyeti Başsavcılığı Adıge Cumhuriyeti toplumsal hareketi ‘Çerkes kongresi’nden Zawur Dzewkoj üzerinden Çerkes Kongresi'ni ektremist nitelikler içeren faaliyetler yapmaması konusunda uyardı. İktidarın, bu yaklaşımla, Çerkes toplumsal hareketi ve Çerkes organizasyonlarını kanundışı bir çizgide gösterme çabaları hakkında ne diyorsunuz?

Çeş Ruslan:
Bizim sahip olduğumuz bilgilere göre Zawur Dzewkoj hakkındaki işlemler onun kanundışı dini aşırılıkçıkçı yeraltı örgütleri ile ilişkisi var teziyle yapıldı. Adıgey Çerkes Kongresi yürürlükte olan kanunlar, uluslarası norm ve haklar çerçevesinde faaliyet göstermektedir.

Herhangi bir Çerkes organizasyonu üzerinde, iktidar tarafından yapılacak baskıya, Çerkes ulusal hareketi aynı çerçevede tepki gösterir.

Raşid Hağur: Günümüz Çerkes gençliği kiminle yol alabilir? Kime güvenmelidir?

Çeş Ruslan:
Raşit, sadece kendi düşünme yetisine güvenmelidir. Dünyada ideal insan yoktur, bir insanın peşinden değil, bir idealin peşinden gidilmelidir. 

Dawur Larisa (Xadipaş): Ruslan, demografik sorunun çözümü konusundan-sorunundan, ben ayrılamıyorum; eğer demografik sorun çözülmezse KİMİNLE, KİMİN İÇİN Çerkesya'yı yeniden kurmaya çalışıyorsunuz? Adıgey ve Karaçay-Çerkstekilere kıyasla Kabardey'in yüzde olarak yüksek oranda olması, Adıge popülasyonunun artığı anlamına gelmez. Sizin cevabınız beni umutlandırmadı, tersine düşündürdü...Eğer ekonomik yoldan bu çözülemezse nasıl çözülecek? Bu sorunun içerisinde hastalıklı bir nokta daha var, farklı uluslarla yapılan evlilikler, bu şekilde ulusumuzn yavaş bir asimilasyon sürecide işliyor, böylesi ailelerin çocukları ne Çerkesceyi ne de Xabzeyi bilmiyorlar. Bence bu, önemli sorunlarımızdan birisi. Teşekkürler ve yinelemelerimden dolayı özür diliyorum.

Çeş Ruslan: Larisa, sizin söylediklerinizde bir rezonans var. Bazıları için bardağın yarısı dolu, diğer bazıları içinsa yarısı boş. Dinamiklerimize bakmamız gerekiyor. Rus-Çerkes savaşlarının bitişi 21 Mayıs 1864, Çerkes ulusunun uğradığı en büyük felaket gününde, Çerkes ulusunun vatanını yeniden elde etmesi umudunun nerede ise olmadığı dönemde dahi, Çerkesler yok olmadılar, hatta günümüzde ulusal uyanış yolunda ilerliyorlar dememiz mümkün.

Bakın, artık 150 yıldır her zaman, son neslin yaşadığı, ulusal bilincin yok olmak üzere olduğu söylenegeldi, fakat böyle bir şey olmuyor, olmadı. Ve böyle bir şey olmayacak ta, olması da mümkün değil. Hele hele Çerkesler, Rus-Çerkes savaşları ile yok olmadılarsa, Sovyetler Birliğinin asimileci değirmeninde yok olmadılarsa artık kesinlikle yok olmazlar.

Suleiman Gurji: Ruslan, Olimpiyat oyunları hakkında Karaçaylarla yapılan özel sohbetlerde olimpayatların kabul edilemez olduğu yönünde duyumlar alıyoruz fakat Tshinhavili’li politolog İnal Pliyev ise; -"Ben bir defa daha tekrar ediyorum, yaşadağımız dünyada, özellikle Kafkasta her santimetrekarede savaş oldu ve topraklar kanla sulandı. Eğer insanlar sizin mantığınız ile hareket etselerdi, bırakın olimpiyatları yüksek sesle bile konuşmamak gerekirdi." diyor.

Çeş Ruslan:
Süleyman, Güney Osetyalı birisinin, Pliyev’in söylediği şekilde; Çerkes soykırımı sadece tarihi bir sorun değilidir. Çerkes sorunu her şeyden önce, üzerinde olimpiyatların gerçekleştirilmek istendiği toprakların, buralardan sürgün edilmiş ulusa, bu toprakların yerlilerine, vatanlarının geri verilmek istenmemesidir. Ve bu ulus 19. yüzyılda Rusya Devleti tarafından yapılan soykırımla kendini sürgünde buldu. İşte özellikle temaya bu açıdan baktığınızda tüm dünyadaki Çerkeslerin bu konuda ne kadar yaralı olduklarını görürsünüz. özellikle 2014 yılında yapılmak istenen olimpiyatlar,  Krasnaya Polyana’da Çerkesya zaferi için yaptıkları sembolik yürüyüşün 150. yılına denk geliyor. İşte bu sebepten tüm dünyadaki Çerkesler Krasnaya Polyana ve olimpiyatlara tepki gösteriyorlar. Var olan sorun Pliev gibi birilerinin dile getirdikleri şeyler kadar basit değil.

Yevgenıy T’eşuko: Sayın Ruslan, bizim üç cumhuriyetimizin parlAmentolarının, Abhaz halkına uygulanan soykırımını kabul etmesi veya tam tersine Abhazların Çerkes soykırımını kabul etmelerinin önünde ne gibi engeller vardır!?

Çeş Ruslan:
Yevgeni, sanıyorum ki bu soruyu söz konusu cumhuriyetlerin parlamentolarına iletmek gerekir.

Yevgenıy T’eşuko: Çerkes Kongresi gelecekte neler yapmayı planlıyor?

Çeş Ruslan:
Yevgeni, ulusal ideolojimizin formüle edilmesi ve bu ideolojinin çerçevesinde çalışacak bir ağ örgütlenmesi gerçekleştirmek için çalışacağız. Sanıyorum ki bir lider altında olmadan bir ideal altında birleşen bu örgütlenme modeli bizim için en efektif olanı.

Valeri Mulaev: İyi Akşamlar Ruslan. Çerkes sorununun dünya arenalarına taşınması çalışmaları ne aşamada ve her bir Çerkes ferdinin bu konuda neler yapması gerekiyor? Üzerinde hassasiyetle durduğumuz, telaşlandığımız, sorunumuzun çözümü yolunda olan bitenden, internet siteleri ve basından yeterince malümat alamıyoruz. Allah yolumuzu aydınlatsın, muratlarımızı gerçekleştirmemizi sağlasın.

Çeş Ruslan:
Valeri sizede iyi akşamlar, Allah dileklerini kabul etsin, sana da  sağlık-sıhhat bahşetsin, İnşaallah!

Bence, her Çerkes öncelikli olarak Xabzeyi öğrenmeli, böylece Çerkesya tarihi gerçeklerini anlaması mümkün olur. Bugün ulusumuzun, bizim baş görevlerimiz; ulusun kendi içinde gerçekleştirmesi gerekeni, sorunlarımızı dile getirecek aktif bir toplumsal yapılanma oluşturmaktır, çok alışılmış bir söylem olmakla birlikte kısaca: Kendimizden başlamalıyız.

Enformasyon ise az değil, aktif olarak kendi aranızda bilgi akışının sağlanması için, sorunlarımızın çözümü yolunda iletişim kurun, çok aktif genç insanlarımız var, bu konularda her zaman iletişime açıklar. Böylesi forumlara katılın, bunların hepsi çok faydalı.

Bu gün yaklaşık 150 yıl sonra, tarihi adaletin tecellisi yolunda Çerkes soykırımı kabul edildi. Her Çerkes anlamak zorunda, olmaz diye bir şey yok, hele hele sırtımıza yüklenmiş yükleri atmak için  amaç ve yöntemlerimizi bilerek hareket edersek, olmaz diye bir şey yok. Eğer hepimiz bir arada, ulusumuzun birliği ve yeniden doğuşu, geri dönüşü ideali ile hareket edersek her konuda başarılı oluruz, İşte ülkemizin geleceği için bizim istediğimiz bu.

Birlikteysek güçlüyüz.

 

Devam edecek...

Çeviri: Cherkessia.net

Kaynak: http://natpress.net/index.php?newsid=7266


Bu haber toplam 2594 defa okundu.


ÖzGüR- Bursa

Türkiyeye gelmeli.
Şimdiye kadar Kafkasya masalları ile beyni uyuşturulmuş Adıge diasporasını sarsmalı Çeş Ruslan gibiler.

05 Eylül 2011 Pazartesi Saat 22:28
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net