


Jinal Tamszuqo: Dear Mrs Chek, thank you very much, that you accepted, to give me an interview. First I would like to get the readers more informations about you. Can you tell us a bit about your background, where you are living today, where do you originally came from, your profession and so on?
Jinal Tamszuqo: Bayan Chek, sizinle bu röportajı yapma istemime olumlu yanıt verdiğiniz için teşekkür ederim. Önce okuyucularımıza nerelisiniz, bugün nerede yaşıyorsunuz, mesleğiniz vs gibi konularda biraz bilgi verebilir misiniz?
Cicek Chek: I am from Dumen family, born and raised in Turkey region called Uzunyayla where the Adighes lived in villages that where isolated from Non-Circassians. I was raised firmly with Adighe Khabze. I studied at Anatoly University and worked 10 years for a financial institution. I moved to California 1987 and I had my Bachelor of Arts Business Administration, emphasis on Accounting at California State University of Fullerton. Currently I am also working towards getting my law degree at Pacific Coast University School of Law. I hold a job as the controller and human resources of an organization.
Çiçek Chek: Türkiye’den geliyorum. Adıgelerin Çerkes olmayanlardan ayrı köylerde yaşadıkları Uzunyayla’da doğdum ve büyüdüm. Dumen ailesindenim. Adıge Xabzelerine sıkı sıkıya bağlı bir şekilde yetiştirildim. Anadolu Üniversitesi'ini bitirdikten sonra bir finansal kuruluşta 10 yıl çalıştım ve 1987 yılında California’ya taşındım. California Fullerton Devlet Üniversitesi İşletme bölümünde muhasebe üzerine lisans eğitimi aldım. Bu günlerde Pacific Coast Üniversitesi Hukuk Okulu'ndan hukuk diploması almaya çalışıyorum. Bir kurumun insan kaynakları ve kontrölü işinde çalışıyorum.
***
Jinal Tamszuqo: You are in the leadingboard of the Circassian World Association. What exactely is your position there and since when are you a part of this board?
Jinal Tamszuqo: Dünya Çerkes Derneği (DÇB)nin yönetici kadrolarından birisiniz. Tam olarak göreviniz nedir DÇB’de?
Cicek Chek: I am serving on the Executive Board of the International Circassian association since 2003. I have worked with repatriation and international relation committee. I have submitted the repatriation programs to ICA to engage open honest dialog with the RF to treat the Circassians as the “special case”. On May 2010, I also worked on the resolution which was submitted to Russian Federation through the Unrepresented Nations and Peoples Organizations asking RF to officially recognize the Circassians as the Indigenous people of the Historical Circassia and under the 46 articles of the UN Indigenous Peoples rights; affording all the rights, and accepting all responsibilities to them including requesting RF to amend current repatriation laws so as to recognized the Circassians as a “special Case”, as guarantying the absolute and unconditional right of return to their motherland Circassia. And recently on May 16, 2011, I have submitted to Duma of RF, a written program to Save and Rehabilitate the Circassian Culture and Nation.
Çiçek Chek: Ben 2003 yılından beri Dünya Çerkes Derneği’nin Yönetim Kurulu üyesiyim. Geri Dönüş ve Uluslararası İlişkiler Komitesi’nde görevliyim. Çerkesleri "özel bir durum" olarak ele alması için Rusya Federasyonu ile açık ve dürüst bir diyaloğun başlatılması amacıyla Geri Dönüş programları hazırlayıp DÇB’ye sundum. Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Örgütü’nün 2010 yılının Mayıs ayında Rusya Federasyonu’na sunduğu teklifi (resolution) hazırladım. Bu resolution ile Rusya Federasyonu’ndan Çerkesleri Tarihi Çerkesya’nın yerli halkı olarak resmen tanımasını; 46 maddelik “Birleşmiş Milletler Yerli Halkların Hakları Beyannamesi”ni onaylamasını; yürülükteki Geri Dönüş yasalarını yeniden düzenleyerek Çerkesleri “özel bir durum” olarak kabul etmesini ve Çerkeslerin anavatanları Çerkesya’ya mutlak ve koşulsuz geri dönüş hakkı dahil bütün haklarını tanımasını ve sorumluluğu üstlenmesini talep ettik. Ve bu yılın 16 Mayıs’ında RF Duma’sına Çerkes Ulusunun ve Kültürünün Rehabilitasyonu ve Korunması için yazılı bir program sundum. (http://www.cherkessia.net/news_detail.php?id=4628)
***
Jinal Tamszuqo: You went to Moscow and spoke with the russian MP. What was your target there? What do you wanted them to understand from you and us circassians in generall?
Jinal Tamszuqo: Moskova'ya gittiniz ve Rus Parlementerlerle görüştünüz. Moskova’ya gitme amacınız neydi? Onlara siz ve genel olarak Çerkesler hakkında ne anlatmak istediniz?
Cicek Chek: This meeting was the first highest level Russian government meeting with the Circassians. I believe only the Circassians can and should clearly define the needs and demands of our nation. The Circassian issue must be adressed and resolved by the Russian and the Circassian nation. It was a historic opportunity to present our concerns and aspirations, and to offer solutions through clear, honest dialogue based on the mutual respect and benefit of the both parties.
Çiçek Chek: Bu, Rus hükümeti ile Çerkesler arasında bu düzeyde yapılan ilk toplantıydı. Ben, yalnızca biz Çerkeslerin ulusumuzun ihtiyaçlarını ve taleplerini doğru bir şekilde tanımlayabileceğimize inanıyorum. Çerkes sorunu, Rus ve Çerkes ulusları arasında görüşülmeli ve çözülmelidir. ( Moskova toplantısı, HS) kaygılarımızı ve isteklerimizi dile getirme; birbirine saygı göstererek ve tarafların çıkarlarını gözeterek açık ve diyalog yoluyla sorunlara çözüm arama anlamında bizim için tarihi bir fırsat oldu.
***
Jinal Tamszuqo: On the 20th of may there was the decision in the georgian parlament. They accepted the crimes, conducted by the tsaristic russia as genocide. What do you think, does this desicion mean for our nation?
Jinal Tamszuqo: Gürcistan Parlementosu 20 Mayıs 2011 tarihinde Çarlık Rusya’sının suçlarını “Soykırım” olarak tanıdı. Bu kararın ulusumuz için anlamı nedir sizce?
Cicek Chek: The Circassian Genocide is a fact and deserves to be recognized not only by Georgia but by the world. Having a member of the United Nations to recognize our genocide is a significant gain for our nation. It is an important first step towards international recognition of our tragedy, that the Russian Government would not be able to ignore the Circassian issue any longer.
Çiçek Chek: Çerkes Soykırımı bir gerçektir ve sadece Gürcistan’ın değil, tüm dünyanın bunu tanıması gerekiyor. Bu anlamda, Birleşmiş Milletler bir üyesi ülkenin Çerkes soykırımını tanıması ulusumuz için büyük bir kazanımdır. Trajedimizin uluslararası alanda tanınması yolunda atılmış çok önemli bir ilk adımdır ve Rusya Hükümeti Çerkes sorununu artık gözardı edemeyecektir.
***
Jinal Tamszuqo: Many circassian organization even don´t want to talk openly about this topic. Can you imagine why?
Jinal Tamszuqo: Pek çok Çerkes örgütü bu konu hakkında açıkça konuşmak bile istemiyorlar. Sizce bunun nedeni ne olabilir?
Cicek Chek: As the result of the current policies and the politics in Russia, I can understand how some Circassian activists in Xeku may be hesistant to express themselves. This is why it is so important for Circassians in the diaspora to speak out. There is absolutely no excuse for Circassian organizations in the diaspora to be silent on this issue.
Cicek Chek: Rusya'nın izlediği siyaset ve mevcut politikaları nedeniyle, anavatanımızdaki Çerkes aktivistlerin kendilerini açık açık ifade etmede kimi tereddütlerinin olmasını anlarım. Ve tam da bu nedenle diasporada yaşayan Çerkeslerin seslerini yükseltmeleri çok önemli. Diasporadaki Çerkes Örgütlenmelerinin bu konuda sessiz kalmalarının kesinlikle bir bahanesi olamaz.
***
Jinal Tamszuqo: So it is hard to understand, why KAF-FED or our circassian head-organization in Europe FDTKV and some other organisations is silent and not supportive about this topic or even in contradiction to the recognition! I heard statements, that some of our elders didn´t acdcepted, that the fact of genocide was already confirmed by our parlaments in Adygea and Kabardey in the 1990th. Some of them didn´t even accepted the guilty of Russia, but laid the guilt on the shoulders of our ancestors.
In the last year, the circassia-patriotic movement became more and more influential. What do you think about this streaming? Which effect will it have on the circassian nation in the long run?
Jinal Tamszuqo: Bu durumda KAF-FED’in, Avrupa Çerkes Dernekleri Federasyonu’nun ( FDTKV ) ve diğer kimi grupların neden sessiz kaldıklarını; bırakın destek vermeyi, ( soykırımın Gürcistan tarafından tanınmasına, HS ) karşı çıkmalarını anlamak mümkün değil. Kimi “yaşlılar” Çerkes Soykırımının Adıgey ve Kabardey-Balkar Parlementolarınca 1990’lı yıllarda tanındığını dahi inkar edebiliyorlar. Hatta bazıları, Rusya’nın suçlu olduğunu dahi kabul etmeyip suçu atalarımızın üzerine atmışlardı.
Çerkesya-Yurtsever Hareketi’nin geçen yıl ciddi bir etkisi oldu. Bu hareket hakkında ne düşünüyorsunuz? Uzun vadede Çerkes halkı üzerinde ne gibi bir etkisi olabilir?
Cicek Chek: What we have witnessed is the rebirth of the Circassian national conciousness and a growing understanding of the importance of our homeland to our survival. The major Circassian organizations are working on the Circassian issues that Russia would tolerate. Given the political changes in Russia, many others were intimidated to press for our rights. Today, there is a new generation of Circassians who are no longer intimidated, and they are giving renewed support and inspiration to those who had already been working for the restoration of Circassian rights. This is especially relevant in Turkey, where the largest population of Circassians lives. This awakening is coinciding with a broader democratization within the country, which is resulting in tremendous potential of Circassians within Turkey to make significant gains for the Circassian nation.
Çiçek Chek: Çerkes ulusal bilincinin ve varlığımızı devam ettirebilmek için anavatanımızın olmazsa olmaz olduğu inancının yeniden doğuşuna-yükselişine şahit oluyoruz. Büyük Çerkes kurum ve kuruluşları Çerkes sorunları ile Rusya’nın izin verdiği kadar ilgileniyorlardı. Birçoklarının gözleri korkutulmuştu, sindirilmişlerdi. Bugün ama, daha cesur; yeni bir Çerkes kuşağı yetişiyor ve bunlar, Çerkeslerin haklarının kazanımı için çalışanlara taze kan ve ilham kaynağı oluyorlar. Bu, özellikle yoğun bir Çerkes nüfusa sahip Türkiye için geçerli. Demokratikleşmenin de bir sonucu olan bu uyanış, Türkiye Çerkesleri’nin, ulusumuz için önemli bir kazanım olacak muazzam potansiyelinin açığa çıkması ile sonuçlanıyor.
***
Jinal Tamszuqo: From your viewpoint, what are the next steps and targets, the circassian nation should follow and go to?
Jinal Tamszuqo: Size göre, Çerkes ulusunun bundan sonraki adımları ve hedefleri neler olmalıdır?
Cicek Chek: First, we need a unified agenda and set of goals. This is why I presented the “Program to Save and Rehabilitate the Circassian Culture and Nation“ to the Duma. We would like to see international concensus on this Program. Specifically, official endorsement by all the Circassian organizations around the world. The Circassian movement must be centered around principles, not individuals. Having large and broad grassroots support of these principles will ensure the strength of the movement.
Second, we must change the entire perception of the situation. Circassians will continue to seek their God-given rights, to their homeland and in their homeland. This is a natural and admirable persuit supported by international law. We are a force for good wherever we go. Russia should view our aspirations as the Circassian opportunity, not the Circassian problem. This would be better for everyone. We would like to achieve our goals through cooperation and good will with Russia, and we have made that clear. Therefore, Russia, not Circassians, will decide if our relationship will ultimately be cooperative or adversarial.
Third, I believe it is inevitable that we will achieve our goals. As such, we need to start planning the development of the institutions of our nation. What would we need in order to have a peaceful and culturally and economically vibrant nation? We need to begin addressing all of these aspects now. We should not expect, nor want, anyone to do this for us. This may seem premature to some, but it is important to demonstrate this capability not only to ourselves, but to those who may have influence on our future. We must completely dispel any arguement that granting us our rights would have negative ramifications for the region, for the Russian Federation or for Europe.
Çiçek Chek: Birincisi, herşeyden önce ortak bir gündemimizin ve hedeflerimizin olması gerekiyor. Bu nedenle Dumaya “Çerkes Ulusunun ve Kültürünün Rehabilitasyonu ve Korunması Programı” nı sundum. Bu program üzerinde tüm dünya Çerkesleri olarak hemfikir olabilirsek çok memnun oluruz. Özellikle, diğer Çerkes örgütleri tarafından da resmen onaylanırsa. Çerkes hareketi bireylerin değil, ilkelerin etrafında örgütlenmelidir. Bu ilkelerin geniş ve yaygın bir tabanda destek bulması, hareketin gücünün garantisi olacaktır.
İkincisi, yeni bir hava yaratmamız gerekiyor. tüm algısını değiştirmek gerekir. Çerkesler, anavatanları için ve anavatanlarında kendilerine Allah tarafından ( yaradılışlarından beri sahip oldukları, HS ) bahşedilen haklarını aramaya devam edecekler. Bu, uluslararası hukuk ve yasalar tarafından da desteklenen doğal ve takdir edilmesi gereken bir çabadır. Biz nereye gidersek gidelim, nerede yaşarsak yaşayalım orası için yararlı olabilecek bir gücüz. Rusya, bizim özlemlerimizi bir Çerkes Sorunu olarak değil, bir fırsat; bir şans olarak görmelidir. Bu, herkes için daha iyi olurdu. Biz, amaçlarımıza Rusya ile karşıtlık içerisinde değil, Rusya ile birlikte çalışarak ulaşmak istiyoruz ve bu niyetimizi yeterince açık gösterdik. Bu nedenle, artık biz Çerkesler değil; Rusya karar verecek bundan sonra ilişkilerimizin karşılıklı işbirliği mi, yoksa düşmanlık ekseninde mi olacağına.
Üçüncü olarak, ben hedeflerimize kesinlikle ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Bu nedenle, artık ulusal kurumlarımızın geliştirilmesi için plan-program yapmaya başlamalıyız. Huzurlu-barışçıl; kültürel ve ekonomik olarak enerjik-canlı bir ulus olabilmek için neye sahip olmamız, ne yapmamız gerekir?Tüm bunları vakit geçirmeden gündemimize almamız gerekiyor. Bunu başkalarının bizler için yapmalarını isteyemeyiz, bekleyemeyiz. Bazıları bunun için henüz çok erken olduğunu düşünebilir; fakat bunları yapabileceğimizi hem kendimize hem de geleceğimiz üzerinde etkili olabilecek ( güçlere, HS )göstermek gerekiyor. Bizim haklarımızı garanti edecek herhangi bir söylemin ve istemin bölgede, Rusya Federasyonu’nda veya Avrupa’da olumsuz sonuçları olur gibi düşüncelerden kendimizi kurtarmalıyız.
***
Jinal Tamszuqo: Thank you very much for sharing your viewpoints with us.
Jinal Tamszuqo: Sayın Çiçek, görüşlerinizi bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederiz.
Hazırlayan: Jinal Tamszuqo
Çev: Hatko Schamis
Cherkessia.net
KAF-DAV DİASPORA ÇERKESLERİNİN BEYTÜL HİKME'Sİ OLABİLİR.
Malum Beytül Hikme Abbasilerin Çeviri okuluydu. Yalnız Çeviri okulu değil bir çeşit filozof-mütrcim-tercüman-alim -düşünür yatağıydı.
Beytül Hikme yani Hikmet Evi'nde Yunanca-Süryanice-İbranice -Arapça ve eski dildeki eser tercüme edildi. Bu Ev sayesinde Abbasiler İslam Rasyonalizmini yaşadı. Bu ev sayesinde içinde bulunduğumuz dünya antikite ve antikitenin büyük filozoflarıyla tanıştı.
Şimdi KAF-DAV sessizce bir dizi kitabı çeviriyor. Yeni yeni eserler basılıyor. Uluslararası Sempozyumlar düzenleniyor. KAF-DAV Sn. Muhittin Ünal'ın yoğun emekleriyle köklü bir kurum olma yolunda ilerliyor.
Ancak Sn. Muhhittin Ünal KAF-DAV'ı bir üniversiteye devredebileceğini çünkü hem yeni kuşakların bu alanla ilgilenmediğini hemde maddi imkansızlıkların KAF-DAV'ı çok zorladığını söylüyor.
Umarız yeni kuşaklar KAF-DAV'la yakından ilgilenir. Ve KAF-DAV'ın sorunları çözülür. Ve umarız KAF-DAV bir üniversiteye devredilmez de Çerkeslerin uhdesinde kalır.
Gerçi Sn. Muhittin Ünal yıllarca emek verdikten sonra ortaya koyduğu kurumsallaştırdığı ve devlet tarafından tanınır hale getirdiği KAFFED'i Sn.Cumhur Bal ve Sn. Cihan Candemir'e hobi bahçesi olarak bırakıp sessizce kenara çekilmişti ama, umarız bu kez KAF-DAV KAFFED'leşmez. Umarız KAF-DAV uzun yıllar kurulduğu amaca hizmet eder.
TANRI KAF-DAV'I KAFFED'LEŞMEKTEN KORUSUN!!
Sayın Balkar Selçuk,
Gerçekten sıktınız artık sizde ki nasıl bir Kaffed takıntısı kardeşim
uçan kuştanda Kaffed sorumlu. yahu bir yorumuda Kaffedsiz yapın yeter artık. Diyelim ki Kaffed senin dediğin gibi hakketen hiçbirşey yapmıyor her yazarın yazdığı ilgili ilgisiz her yazıya neden iliştirip duruyorsun ayıptır yav.
İşte en önemli nokta '' Rusya ile karşıtlık içerisinde değil, Rusya ile birlikte çalışarak ulaşmak istiyoruz ve bu niyetimizi yeterince açık gösterdik.''Rusya iea çalışarak işimizi kolaylaştırırız.Rusya ile düşman olmanın bize hiç bi faydası yok ama onların kölesi olmanın da hiç faydası yok :)...Anavatanla ilgili okuduklarımdan anladığım kadarıyla: Abhazya bu yöntemi denedi ve çok konuda Rusya ile birlikte hareket etti başarıya ulaştı.Şu an durum öyle gerektirdiği için Rusyayla ters düşmücek politikalr daha başarılı olur.YALNIZ ŞUNU HİÇ KALBİMİZ VE AKLIMIZDAN ÇIKARMAMALIYIZ.MUTLAKA BİZDE GÜÇLÜ KENDİ SORUNLARIMIZI KENDİMİZ ÇÖZEBİLEN ULUSLAR ARASINDA YERMİZİ ALMALIYIZ.Bunun içinde gerekeni yapmalıyız yerinde zamanında inş.Allah tan dileğim bizi Rusyayla işbirliği yapmak zorunda olmamız konumundan kurtarsın,yüceltsin.Saygılar
02 Eylül 2011 Cuma Saat 20:48