Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rusya Parlamentosu Dışişleri Komitesi ( 16 Mayıs 2011’de ) Çerkes Temsilciler ile Görüştü
04 Haziran 2011 Cumartesi Saat 03:00
Moskova, şimdiye kadar Rusya İmparatorluğu’nun 19. yüzyılda Çerkesleri Soykırımdan geçirdiği iddialarını hep yalanladı. Rusya şimdi de, görünüşe göre, Çerkesler arasındaki bazı etkili bireyler ile anlaşmaya çalışıyor. Bunu haber alan Kuzey Kafkasya’daki genç Çerkes aktivistler de toplantıya katılacak olanlardan, hangi konuların tartışılacağına dair bilgilerin kamuoyuna açıklanmasını istediler.
     16 Mayıs tarihinde Rus Devlet Duması Dışişleri Komitesi üyeleri ile Kuzey Kafkasya’dan ve yurtdışındaki Çerkes diasporasından bir grup aktivist bir araya geldiler.  

      Bugüne kadarki, Rus hükümeti yetkilileri ile Çerkes aktivistlerin katıldığı, bu en üst düzey toplantı sadece bir saat sürdü. 

      İddiaya göre görüşme, Gürcü Parlamentosunda Çerkes sorunu üzerine süren tartışmaların 20 Mayıs’ta bir karar ile sonuçlanması beklendiği için düzenlendi. 

      Gürcü  uzman Mamuka Areshdze’ye göre, Gürcü Parlamentosunun 19. Yüzyılda yaşanan Çerkes sivillerinin toplu katliamlarını ve ülkelerinden sürülmelerini açıkça “Soykırım” veya “Tradeji” diye niteleyen bir karar çıkarması neredeyde kaçınılmaz (17 Mayıs Moskovskie Novosti). 

      13 Mayıs’ta uzmanlar Gürcü Parlamentosuna bir Rapor sundular ve 19. Yüzyılda yasanan olayların “Soykırım” olarak tanımlanmasının “Gürcüstan’a büyük bir itibar” kazandirabileceğini ve “adaletin yeniden yerine” getirilmesine firsat sağlayabileceğini belirttiler.  

      Bir grup akademisyen tarafından derlenen arşiv malzemlerinden oluşan rapora göre, 19. yüzyıldaki savaş, Çerkeslerin yerleşik oldukları  bölgelerde “önceden planlanmış ve uygulanmış olunan temizlikler” nedeniyle “1.5 Milyon Çerkes’in yüzde 90’ının ya ölmesi ya da ülkeden çıkarılması” ile sonuçlandı. Rapor, “Biz yaşanan eylemleri açıkça soykırım olarak tanımlıyoruz” diye bitiyor (14 Mayis www.civil.ge, ). 

      1864 yılında Rus İmparatorluğu ordusu, Çerkesya’daki başarısını Karadeniz sahilinde bulunan modern Soci’ye yakın bir yer olan Krasnaya Polyana’da bir tören ile kutlamıştı. Soci’nin 2007 yılında Kış Olimpiyat oyunlarının düzenlenecegi yer olarak seçilmesinden sonra, Çerkes aktivistleri, bu kararı mitingler ve başka açık etkinlikler ile protesto ederek davalarını uluslararası düzeyde tanıtmak için bir fırsat olarak kullanmaya başladılar. Daha sonra, 2010 yılında, Jamestown Vakfı Gürcüstan’ın İllia Devlet Üniversitesi ile birlikte Tiflis’te Çerkeslerin ve diğer Kuzey Kafkasyalı Halkların sorunlarına ilişkin iki Konferans düzenledi. Toplantıya dair bazı bilgiler az da olsa medyaya sızmıştı.    

      Moskova, şimdiye kadar Rusya İmparatorluğu’nun 19. yüzyılda Çerkesleri Soykırımdan geçirdiği iddialarını hep yalanladı. Rusya şimdi de, görünüşe göre, Çerkesler arasındaki bazı etkili bireyler ile anlaşmaya çalışıyor. Bunu haber alan Kuzey Kafkasya’daki genç Çerkes aktivistler de toplantıya katılacak olanlardan, hangi konuların tartışılacağına dair bilgilerin kamuoyuna açıklanmasını istediler. 

      Dünya Çerkes Birligi Başkanı Kanshobi Azhakov, verdiği kısa yanıtında Çerkeslerin geri dönüşlerini, kültürel gelişimlerini ve Çerkes motivinin Soci Olimpiyatlarında kullanılmasını tartışacaklarını belirtti. ABD, Suriye, Ürdün ve Türkiye’den katılımcıların toplantıya katılmaları beklenmekte (http://www.aheku.org/page-id-2419.html).  

      Dünya Çerkes Birliği Çerkesler arasında şüpheli bir itibara sahip ve iddialara göre Rus hükümeti ile yakın ilişki halinde. Bir Çerkes web sitesi şunları söylüyor mesela: “Soci olimpiyatlarına sesli bir şekilde karşı çıkan kuruluşların ve Çerkesya’nın yeniden kurulmasını amaç edinen siyasi grupların toplantı dışı tutuldukları bir gerçektir. Bu nedenle ana amacın, dünyadaki Çerkes aktivizmini geriletmek ve çesitli Çerkes siyasi oluşumları arasına nifak tohumları ekmek isteği olabileceğini gözden çıkarmamalıyız” (http://www.circassianworld.com/new/analysis/1564-circassianworlds-statement-on-the-meeting-of-may–16th-in-russian-duma.html). 

      Çerkesler arasında Rus milletvekillerinden en açık talepde bulunan ise ABD’den Kaliforniya Çerkes Derneği/Adige Xase Başkani Chek Çicek oldu. Çeçek, konuşmasının ana kısmında Çerkeslere Anavatanlarına “koşulsuz geri dönüş hakkı” verilmesini ve Kuzey Kafkasya’ya geri dönüşün Rus hükümeti tarafından desteklenmesi gerektiğini belirtti. Yazılı sunusunda ise, Çerkeslerin geri dönüş hakkının, “Tüm kotaların ve dil gibi koşulların kaldırılması, mali yardım ve ikamet desteği sağlanması gerektiği”; Kuzey Kafkasya’ya veya Kuzey Kafkasya’dan diasporaya serbestçe seyahat özgürlügü ve Anavatana yeniden yerleşim sürecinde Rusya’nın finansal desteği anlamına geldiğini belirtti. 

      Bir diğer önemli talep ise Rusya Federasyonu içinde birleşik bir Çerkes Cumhuriyeti’nin kurulması oldu. Bu Cumhuriyete Çerkeslerin yaşadıkları bugünkü Kabardey-Balkarya, Karaçay-Çerkesya, Adigey ve Krasnodar’ın Sapsugh Bölgesinin dahil olması öngörülüyor. Çiçek konuşmasını: “Eğer Rusya Federasyonu içinde Çerkesya’nın oluşturulması gerçekleştirilmezse, Çerkesler arasındaki büyük bir nüfusun bağımsızlığı sadece muhtemel olarak değil, bu sefer kesin olarak isteyecekleri bilinmelidir” diye sert bir uyarı ile bitirdi.  

      Çerkeslerin izleyeceği yol, Rusya Liderliğinin vereceği kararlara baglı olacak. Çerkesler taleplerininin Rusya ile ve Rusya Federasyonu içerisinde gerçeklesmesini istiyorlar, ama eger bu olmazsa tam bağımsızlıkdan yana olacaklardır (http://www.circassianworld.com/new/component/content/article/1563.html). 

      Rusya Parlamentosu Dişişleri Komitesi başkanı Andrei Klimov, kaçamak yorumunda Komitenin ve Çerkes aktivistlerinin Çerkes Soykırımı konusunda doğrudan diyalog halinde kalma isteklerinde hemfikir olduklarını belirtti. Klimov toplantının gerçekleşmesinin Gürcü parlamentosunda konuşulanların duyulmasından ötürü olmadığını, kendilerinin tüm sorunları doğrudan diyalog halinde çözmek istediklerini belirtti (www.regnum.ru, 16 Mayıs).  

      Klimov’un “doğrudan diyalog“a vurgu yapması, muhtemelen uluslararası Çerkes aktivitelerini ve buna bağlı uluslararası ilgiyi mümkün olduğunca azaltmaya yönelik olabilir.  

      Bugünkü  Rus rejiminin Çicek Chek’in dile getirdiği temel talepleri yerine getirmek için önemli adımlar atması imkansız gözüküyor. Böylece Rusya Kuzey Kafkasya’da başka bir bağımsızlık hareketinin yükselmesine neden olabilir. Ama Rusya Federasyonu da çok dikkatli davranıyor ve iş gücüne ihtiyaci duydugu yerlerde Bağımsız Devletler Topluluğu’ndan (BDT) etnik Rus yerleşimcilere öncelik tanıyor. Etnik olarak Rus olmayanları vatandaşlığa kabul etmekte isteksiz, özellikle de büyük sayılarda Kuzey Kafkasya’ya yerleşmek isteyen geri dönüşçüler konusunda. Yurtdışından Kuzey Kafkasya’ya serbest seyahate izin verilmesi pratikte söz konusu olamaz, çünkü en geç Rusya’nın 1990 lardan beri Çecenya’da yürüttüğü savaşlardan sonra, bölgenin yurtdışı ile ilişkisini kesmek Rusya’nın kilit siyasetlerinden birisi.  

      Çerkeslerin koşullarını kabul etmek Moskova’nın siyasetini sadece Kuzey Kafkasya’da değil Rusya’nın tamamında yenilemesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle Rus hükümeti muhtemelen bazı Çerkes liderlerini rüsvet ile, bazılarını da korkutarak pasifize etmek; Çerkeslerin arasındaki iç çatışmaları ve anlaşmazlıkları teşvik etmek veya Kuzey Kafkasya’da Çerkeslerin yaşadıkları Cumhuriyetlerin valilerine daha çok para yollayarak çözmek isteyecektir.  

      Daha çok paranın Çerkes sorununu gündeme taşımak için avantaj yakalamış olan Çerkesleri yatıştıracağı ise kuşkuludur. 
 

      Eurasia Daily Monitor, Kafkasya, Kuzey Kafkasya, Rusya Analizleri

      Valery Dzutsev, 18 Mayıs

      Çev: Hatko Timaf 
Bu haber toplam 2208 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net