


Filistin devletinin ilanı adına önemli bir gelişme yaşandı. Dün Filistin yönetimi başkanı Mahmut Abbas, Kahire'de Mısırlı yetkililerle bir araya geldi. Önce Yüksek Askeri Konsey Başkanı Muhammed Hüseyin Tantavi ile görüşen Abbas ve beraberindeki heyet, akşam saatlerinde Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa ile bir araya geldi.
Tantavi – Abbas görüşmesinin ardından her hangi bir açıklama yapılmadı. Ancak Abbas ve Musa buluşmasının ardından yapılan basın açıklamaları, Filistin devletinin ilanı konusunda önemli bir karar alındığının işaretlerini verir nitelikteydi.
Görüşmeden sonra basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Amr Musa, Arap Birliği'nin Filistin devletinin ilanı için Güvenlik Konseyi'ne müracaat edilmesi konusundaki Filistin yönetiminin kararını desteklediğini söyledi. Musa: 'Arap Birliği Genel Komisyonu ve Filistin yönetimi konuyu Güvenlik Konseyi'ne götürmek için gerekli hazırlıkları yapıyor.' dedi.
Başkenti Doğu Kudüs olacak olan bir Filistin devleti için Güvenlik konseyine müracaat edeceklerini söyleyen Filistinli baş müzakereci Saib Erikat ise yaptığı açıklamada; 'Katar Başbakanı Hamad bin Casim ve Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa başkanlığında, Doha'da oluşturulmuş olan komisyon aracılığı ile Güvenlik Konseyi'ne müracaat etmeyi kararlaştırdık. 1967 sınırları çerçevesinde, başkentinin Doğu Kudüs olacağı bir Filistin devletinin tam üyeliği için Güvenlik Konseyi'ne müracaat edeceğiz.' Dedi.
İsrail hükümetinin tutumu ve Netanyahu'nun Amerika'da yapmış olduğu konuşma ile ilgili olarak ise Erikat: 'Netanyahu'nun ne dediği bizi ilgilendirmiyor. Ancak ona altı kelime ile cevap vermek istiyorum. Netanyahu barış girişimi müzakerelerine ortak değildir.' Şeklinde konuştu.
Bu akşam ise Arap Birliği'nde, Filistinli taraflar arasında sağlanan uzlaşmanın desteklenmesi için atılacak olan adımlar ve Filistin Devleti'nin ilanı için Güvenlik Konseyi'ne önümüzdeki Eylül ayında yapılacak olan müracaatla ilgili detaylar masaya yatırılacak.
Öyle anlaşılıyor ki, varlıklarını İsrail düşmanlığı felsefesine bağlayan rejimler, taviz üstüne taviz vererek, aslında hem İsrail'in güvenliğini hem de kendi iktidarlarını garanti altına almayı hedefliyormuş.
Kaynak: http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=161718