Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gürcistan Parlamentosundan ÇERKES SOYKIRIMI’nın Tanınması Talep Edildi
24 Kasım 2010 Çarşamba Saat 23:08
PRAG-Tiflis - Gürcistan parlamentosuna 19. yüzyılda Rus İmparatorluğunun Çerkes ulusuna karşı gerçekleştirdiği soykırımı tanıması talep edildi. Tiflis’te konu ile alakalı “Gizli Uluslar. Zaman Aşımına Uğramayan Suçlar: Geçmiş ve Gelecek Arasında Çerkesler ve Kuzey Kafkasya Halkları” isimli konferans gerçekleştirildi. Konferansa Radyo Echo Kafkasya’nın baş editörü Andrei Babitsky’de katıldı. Konferansta bu kararın onaylanmasından hemen sonra kendisiyle görüştük

Andrei Babitsky: Jamestown Vakfı Başkanı ‘Glen Howard’la olan görüşmemde: “Benim anladığım kadarıyla bugün Tiflis’te Çerkes diasporasının radikal kanadının temsilcileri bu gün bir araya geldiler.” dedi. Konferansın düzenleyicisi olan Glen Howard Rusya ile aralarındaki ilişkiyi bozmak istemeyen Türkiye diasporasından katılım olmasını sağlayamadıklarını ifade etti. Toplantıdaki katılımcılardan birisi olan New Jersey Çerkes Kültür Enstitüsü başkanı İyad Yogar radikal kanadın üç amacını son derece doğru ve açık olarak şöyle formüle etti: bugün Çerkes hareketinin üç amacı var, kendi devletlerini kurmak, soykırımının tanınmasını sağlamak ve Soçi Olimpiyat Oyunları’nın yapılmamasını sağlamak.

Konferansa katılanlar bu yılın 20 Mayıs’ında Gürcistan Parlamentosuna Çerkes Soykırımının görüşülmesi üzerine alınan kararları iletmeği uygun gördü. Çerkes lobisi liderlerinden, şu an Gürcistan parlamentosunda çalışmakta olan ünlü gazeteci Fatima Tlisov’un konu hakkındaki öngörüleri ise;” Gürcistan şimdi Rusya’ya karşı siyasi bir silah olarak Çerkes soykırımının tanınmasını kullanabilir ve soykırımın tanınmasının gerçekleşme olasılığının yüksek olduğuna inanıyorum” şeklindeydi. 

Konferansın istişare kısmında (ismini söylemeyen) bir Gürcü katılımcı;  “Olimpiyat düzenlenmesi ile ilgili kurallardan birisi, açık olarak, doğrudan kitle cinayetleri işlenmiş alanlarda Olimpiyat oyunları organize etmeği yasaklıyor. Eğer Gürcü Parlamentosu soykırım gerçeğinin tanırsa Olimpiyat Oyunlarının iptali için bu ciddi bir sebep olarak hizmet verebilir.” dedi. Gürcü katılımcının ifadesine göre parlamentoda alınacak bu kararı, Olimpiyat Komitesi’de kabul etmek zorunda olacak.

* * *

Andrei Babitsky Gürcistan Parlamentosu tarafından soykırımın tanınması olasılığı üzerine politolog Gia Nodia ile konuştu:

- Çerkes lobisi bir grup Gürcü milletvekili ile birlikte Gürcistan Parlamentosunda Çerkes soykırımının tanınması için çalışıyor. Böyle bir tanıma ne gibi perspektife sahiptir, bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gia Nodia: Bu istek dikkate alınacaktır, Parlamentoda bazı görüşmeler olacaktır. Bu görüşmeler sonunda soykırım iddiasını tanımaya karar verileceğine ben emin değilim. Bu zor bir karar olacak, böylesi bir kararla Gürcistan Ermenistan ile ilişkilerinde zor bir duruma düşecek. Yani olumlu ve olumsuz yönleri var. Ama önceden tahmini bir şey belirtmek istemiyorum.  Yakın bir gelecekte bu karar kabul edilmeyecektir.

- Gürcistan’ın böyle bir karar alması Kuzey Kafkasya’da çok ciddi rahatsızlıklar doğmasına da sebep olabilir mi?

Gia Nodia: Ben, Gürcistan’ın kararının Kuzey Kafkasya’da ne kadar ciddi rahatsızlık doğuracağını bilmiyorum. Gürcistan açısından Çerkeslerin sempatisi kazanılmış olacaktır, bu yalnız başına iyi bir şey fakat bu çok cesurca verilmiş bir karar olacaktır diye düşünüyorum.

* * *

Daha öncede belirttiğimiz gibi Andrei Babitsky, Tiflis’te düzenlenen konferansın organizatörlerinin Diasporanın Türkiye kısmını ve Rusya’daki STK temsilcilerini konferansa getirmekte başarısız olduklarını dile getirmişti. 

Biz, Çerkesler bu konferansa neden katılmak istemediler bunu öğrenmek istedik. Bu konu hakkında Kabardey toplumsal hareketi ‘Xase’nin başkanı İbrahim Yağan ile görüşebildik:

- İlk önce, öncelikli olarak sizde davet edilenler arasındaydınız, fakat katılmadınız. Neden? Diye sormak istiyoruz.

İbrahim Yağan: Ben Abhazya’da savaştım. Açıkça söylüyorum, bu konuda arkadaşlarımın önünde rahatsızlık duyuyorum, özellikle şehitlerimizin huzurunda. Bence bu konunun müzakere edileceği yer çok kötü seçildi. Etik ilkeler gereği ben katılamazdım. Gürcistan Abhazya’yı kabul edene kadar bizim Gürcistan ile herhangi bir ilişkimiz olması söz konusu değil.

- Eğer Gürcistan Çerkes soykırımını tanırsa, bunu olumsuz (negatif)  bir gelişme olarak mı algılayacaksınız?

İbrahim Yağan: Hayır, biz bu konuyu çok sakin bir şekilde ele alıyoruz. Neden negatif olsun? Bu konu hakkında adiliyet önemli, Çerkes soykırımı her yerde dile getirilir. Ben sadece orası ile bir ilişkide bulunmayacağım.

- Böyle bir tanınma karşısında Rusya’nın tepkisi nasıl olacaktır?

İbrahim Yağan: Rusya’nın tepkisi çok olumsuz olacak. Ama yine de, bizim haklarımız için mücadele etmemiz gerekiyor. Tarihi adalet esas olmalı. Biz umuyoruz ki;  bugün Rusya, demokrasi yolunda ilerliyor. Bir gün Rusya bu konular üzerinde duracaktır. Özellikle son yıllarda, Çerkes ulusunun başına neler geliyor, Çerkes toprakları üzerinde neler yapılıyor. Bunları en basit ifade ile adaletsizlik diye tanımlamak mümkün.

Biz Çerkeslerin kendi hak ve talepleri için kanunlar ve adalet çerçevesinde yaptıkları mücadelelerin meşru olduğuna inanıyoruz.  Çerkeslerin önceden en yoğun yaşadıkları bölgeler Çerkeslerden arındırıldı. Şimdi bu bölgelerde çok farklı halklar yaşıyor.

Kabardey-Balkar’da Balkarlara ülke egemen güçleri tarafından az nüfuslarına rağmen etkinlik kazandırılıyor. Bunun sonucunda Balkarya toprakları durmadan genişletiliyor. Bu olaylar  Çerkes nüfusun çıkarları ve görüşleri göz önüne alınmadan gerçekleştiriliyor.Rusya’da yaşayan Çerkesler kendi topraklarında Çerkes halkının çıkarlarının göz ardı edilmesi üzerine, uluslararası örgütlere  kendi çıkarlarını savunmak için yönelmek zorunda kalacaklar.


- Bu konferansta – Çerkes delegasyonu Çerkesleri temsil yetikisinde miydi?

İbrahim Yağan: Dürüst olmak gerekirse, ben ayrıntılarını bilmiyorum. Fakat Kabardey-Balkar’dan kimse gitmedi. Konu temsil edilip edilmesinden ziyade soruların ortaya konulmasıdır. Konferans’ta ele alınan materyalleri inceledikten sonra bu sorunuzu cevaplamak doğru olacaktır.

* * *

‘Rusya ve global politika’ dergisi baş editörü Fyodor Lukyanov ile Çerkes soykırımının Gürcistan tarafından tanınması halinde olası gelişmeler hakkında görüştük:

Fyodor Lukyanov: Ben son derece eminim ki bu Kongre Çerkes kongresi değildir. Gürcistan’ın hangi amaca hizmetle ne gibi bir niyetle, hangi siyasi politikalarının gereği olarak Çerkesleri Tiflis’te toplanmaya zorladığını bilmem mümkün değil. Bu tavırları, dünya Çerkes toplumu tarafından meşruiyeti hakkında ciddiye alınabilir olarak değerlendirilmeyecektir. Eğer politik kaygılardan dolayı toplanan bu kongre Gürcü parlamentosuna bir çağrıda bulunursa orada, siyasi nedenlerle bir daha soykırım iddiasını tanınabilir fakat bunun hiçbir rezonansı (açılım-yayılımı) olmaz.

Türk-Ermeni olaylarının gelişimi ile bunun benzer olduğunu söylemek imkansız. Ölçeği ve oluşturabileceği yankı açısından donanımlı, hatta üzerinde yorum yapılabilecek bir konu bile değil.  Gürcistan parlamentosunun bu konu ile ilgili alacağı karar ne olursa olsun bugün, Moskova ve Tiflis arasındaki ilişkilerin durumu göz önüne alındığında, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmek ele alınan karar olarak algılanacak. Son olaylar göz önüne alındığında, ‘imedia’ isimli medya kanalının gösterdiği hikaye neticesinde gelişen olaylar batı dünyası tarafından; Gürcü liderliğinin itibarına zarar vermiştir. Herhangi bir karara ulaşırlarsa bile, sadece Tiflis’in Rusya’nın huzurunu kaçırmağa çalışan bir çabası olarak algılanacaktır.

Kafkasya’da Rusya politikasının sorunlarını, Rusya’ya karşı kullanmak teorik olarak mümkün. Ermeni-Türk durumda görüldüğü gibi, uluslararası kamuoyunun bakış açısının böyle bir mekanizmayı çalıştırabileceğini söyleyebiliriz. Türk Hükümeti’nin güçlü ve etkin tüm çabalarına rağmen böyle bir konuyu gömmeye yetmediğini görüyoruz. Hatta giderek artan sayıda ülkede Ermeni Soykırımını tanıyor. Ama tüm bunlara rağmen tarihin başka çapta bir olayı bu.

Son Çeçen savaşından sonra Çerkes soykırımını dile getirme eğilimi olan büyük ülkelerde bile Rusya ile ilişkilerin bozulma ihtimali ile sınırlı bir yaklaşım var. Olayların en kızgın olduğu dönemde bile sınırlı bir yaklaşımdı. Rusya’nın bölgedeki büyük askeri zaferinin ardından bu rahatsız temayı büyük ferahlama ile bu ülkeler kendi çıkarları arasından perifere ettiler. Eğer Rusya bir şekilde Kafkasya’da yeni bir sorun ile karşılaşırsa yeniden bir şekilde kullanılmak üzere Çerkes soykırımı fikri bir kenara bırakıldı.

Bu günkü süreç içerisinde böylesi bir hal ve durumdan siyasi rolden söz etmek mümkün değil. Bizlerin dile getirmekten hoşlandığı şekilde ‘komplo teorileri üretmek’ gerekirse; bu konu gelecekte kullanılması gerektiğinde aktif hale getirilebilecek bir araç olarak el altında.

Kaynak: Ekhokavkaza.org, 21 Mart 2010
Andrei Babitsky, Demis Polandov


Çeviri: Açumıj Hilmi
Cherkessia.net


Bu haber toplam 1696 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net