Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şoqul Kürşat
Amacımız Ne?
08 Nisan 2012 Pazar Saat 01:11

Bu genel soru bizim, veya bazen bize isnad edilen dış iradelerin dayatması olarak lanse edilen bazı politik-stratejik hareket noktalarımızın irdelenmesindeki yetersizliklere atıftır, aynı zamanda ayna tutarak “amacınız ne?”yi sormaktır. Bizim ve isnad (veya bazen iftira) edilen dış iradelere müteallik bu meselelerimizin başında Çerkes uluslaşması ve sonrasında ise Çerkes soykırımı ve anavatana dönüş taleplerimiz gelmekte. Hadi bazen yediremiyorlar bu iftirayı bu sefer de faşistlikle itham etmek üzere zaman harcıyorlar. Türkiye diasporasında malesef zurnanın zırt dediği yer Çerkes temsiliyetinin sahibine iadesi iradesini ortaya koyduğumuz koordinatlardır. Ordinat ve apsislerini şaşıranlara Çerkes (Adıge) tanımını mükerreren yapmaya gerek yok. Çerkes uluslaşması ve milliyetçilik kavramlarına istinaden gayr-i ciddi olarak sazı eline alanlara cevap yetiştirip zamanımızı boşa harcamaya da gerek yok. Her ne kadar bu konu da “amacımız ne?”nin önemli sacayaklarından biri de olsa bu tanımlama konusunda Türkiye diasporasının lokal sıkıntı yaşaması gerçeğini gözönünde bulundurmamız gerekiyor. Ancak zaman ve dünya gerçekleri göstermiştir ki bu tanımlama mevzuu artık Türkiye’de bile sorun olmaktan çıkmış, anlamayanlarca da mecburi kabullenmeye dönüşmüştür.

Şimdi anlaşılması asıl önemli konularımız Çerkes soykırımının tanınması ve anavatana dönüş taleplerimizdir. Çünkü bu konulardaki çarpıtmalar ve dezenformasyon sadece Türkiye’de olan lokal bir sorun değil, aynı zamanda uluslararası veya yabancı haber ve araştırma portallarında, diplomatik çevrelerde de mevzubahis olan bir konudur. Yani Türkiye diasporasındaki lokal çevreler henüz primitive (ilkel) bir zurnanın zırt demesi (Çerkes tanımında takılı kalma) anını yaşarken, uluslararası dünyada daha ciddi meseleler konuşuluyor. Ukrayna’lı, Rus, Amerika’lı, Gürcü, Çerkes, Arap, Türk vs. bir çok ülkeden yazar ve diplomat bu konuda görüş dile getiriyor, kendi yorumlarını sergiliyor. Pozitif olsun negatif olsun bu değerlendirmelerin medyada bir şekilde yer alması bizim için fayda teşkil etmekte. Sonuçta geçmişte koca bir halkın yaşamış olduğu soykırım ve sürgün trajedesi var ve tüm değinmeler Çerkes halkının isminin ve sorunlarının daha fazla insana ulaşması, daha fazla çevrede yankı bulması demektir.

Bugün baktığımızda Türkiye’de ve yabancı medyada Gürcistan’ın Çerkes soykırımını tanıması ve Suriye Çerkesleri meselesi nedeniyle Çerkeslerin anavatana dönüşleri gündeme getirilmekte, Gürcistan veya Rusya eleştirilmekte, bölgedeki dengeler konuşulmaktadır. Bu değerlendirmeleri tek yanlı gözlemlememeliyiz ve “biz ne diyorduk, bu konuşulanlar gelecek hedeflerimiz doğrultusunda bizlere ne suretteışık tutar”ı akl-ı selimle irdelemek gerekmektedir. Rusya’nın soykırımdan sorumlu olmasından veya Çerkeslerin anavatana dönüşüyle Rusya Federasyonu’nun ilişkilendirilmesinden bahsetmek istemeyen yazarların Türkiye’de Çerkes uluslaşmasına muhalif olan Çerkesler gibi konuştuğunu görebiliyoruz. Aslında bu çevreler Çerkeslerin bir trajedinin kurbanı olmadığını söylemiyor, ancak Çerkeslerin meşru haklarının iadesine yönelik olabilecek argümanların da konuşulmasını istemiyorlar. 

Şimdi gündemde 21 Mayıs sürgün ve soykırımını ifade ve tepki etkinliklerimiz olduğu için yabancı medyayı bir tarafa bırakıp içimizdeki zararlılara bir bakalım. Amaçları hastayı tedavi etmek değil. Yahu hasta var bu sorunu nasıl çözeriz onu düşünün diyoruz birileri Rusya’yı kızdırmaktan, Rusya’dan hiçbir taleplerinin olmayacağından bahsediyor ve Soçi’de olimpiyatların yapılacak olmasını tamamen istismar etmek suretiyle göz önünde olma hevesiyle yanıp tutuşuyorlar. Kim bunlar peki? Herkes biliyor aslında bunların kim olduğunu. Ama herkesin asıl bilmesi gereken bunların foyalarının ortaya dökülmesidir. Bunların gündemlerinde Çerkes’lerin anavatana dönüş gündemi hiç olmuş mudur, halihazırda var mıdır? Yoktur. Bunların gündemlerinde Çerkes’lerin anavatanda 4 veya daha fazla özerk bölgeye ayrılmış olmalarının garabetini ve bu durumun düzeltilmesi gerektiği gerçeğini ifade etmek var mıdır? Yoktur. Bunlar sizlerin Birleşik Kafkasya adında sahte, aslında geleceğe dönük elle tutulur zerre miktar bir planı ve argümanı olmayan maskevari işe yaramaz söylemlerle uyutmaktan başka iş yapmazlar. Çerkes soykırımında Çerkeslerle birlikte gelen ama azınlıkta olan diğer halkların isimlerini de kullanarak Çerkesleri ve diğer Kafkas halklarını istismar eder, Kafkasya’nın, Çerkesya’nın ve dünyanın gerçeklerine şuurlarınızı ve gözlerinizi tamamen kapatmanızı isterler.


Efendim neymiş, bu beyler 21 Mayıs’ta Rusya’yı kızdıracak sloganlar atacaklar ve gösteri(ş) yapacaklarmış. Bir de sosyolojinin bilimsel tarafından yaklaşmaya çalışıp devinimsel söylemlerle güya 21 Mayıs’ın devletler nezdinde değil, halklar nezdinde tanınmasını sağlamayı hedeflerlermiş. Ey Çerkes halkı, ve ey Çerkesler ile aynı sürgüne müntesip olmuş ve Çerkesler ile birlikte sürüklenerek diasporaya dağılan kardeş Kafkas halklarının evlatları, siz şimdi bu boşboğazlığa inanıp, 150 yıldır halkların nezdine yayılmayı bırakın uluslararası hiçbir medya adınızı dahi anmamışken, bu böyle hamasetten atma acemi söylemlere angaje mi olacaksınız? Gürcistan’ın Çerkes soykırımını tanımasıyla dünya medyasında ve diplomatik çevrelerde soykırımın adının anılmasını dahi utanmadan kendilerine yamamaya çalışmasını görmezden mi geleceksiniz?

Rusya bu arkadaşlara kızıp ne yapacak? Olimpiyatları iptal edip keskin sirkesiyle iyice törpülenecek diye mi bekliyorsunuz? Rusya’dan hiçbir talebimiz olmayacak diyecek kadar ihanet içine girmiş bu tarafların Çerkeslerin reel politikasına çomak sokmasına izin mi vereceksiniz? Çerkeslerin talepleri elbette olacaktır, Çerkesler bu soykırım ve sürgünü Rusya’yı kızdırma, güldürme, delirtme gibi çocuksu ve sokak ağzı laflarla değil, diplomatik, ciddi ve fayda kazanımlı yollarla ifade etmesi gerekmektedir. Çerkesler bu boş işlerden bıkmıştır, Çerkesler 4 özerk bölgede ayrı kimliklerle yaşamaktan bıkmıştır, Çerkesler anavatanlarına dönmelerinin önündeki engellerden bıkmıştır. Çerkesler işte bu konularda taleplerde bulunacaktır ve bu konularda bir amacı olmayan hiçbir 21 Mayıs eyleminin Çerkeslere hiçbir yararı olmayacak, aksine zararı ve zaman ve enerji kaybı olacaktır. Bu taraflara uyan herkes bunun vebali altına girecek ve halkına ihanet etmeye devam edecektir.

Çerkesler olarak 21 Mayıs’ta sürgündeki Çerkeslerle birlikte anavatanından koparılan kardeşlerimiz ve tüm sağduyulu insanlara çağrımız, bu adaletsizliğe bir son verilmesini haykırmak olacaktır. Çerkesler ve Çerkesler’in dostları kimin faşist, kimin işgüzar olduğunu iyi anlamalıdır. 

Örnek bir medya referansı:

http://www.fondsk.ru/news/2012/03/03/gruzinskaja-kuhnja-s-cherkesskimi-specijami.html




saim

Cevaplar bir yıl gecikmeli geliyor haberin olsun.

08 Nisan 2012 Pazar Saat 03:25
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net