Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şoqul Kürşat
Çerkesler ve Şovenizm
14 Aralık 2010 Salı Saat 17:24

Çerkes kelimesi üzerine pek çok tartışma yapıldı ve yazı yazıldı. Cherkessia.net'te ilk yazımda ben de bu konuya değinmek istiyorum. Kelimenin etimolojisini, tarihçesini yeterince birçok platformda birçoğumuz anlattı ve anlatmaya da devam ediyor. Konunun etimolojik açısının ve tarihsel aktarım yönünün yanında biraz da psikolojik ve sosyolojik düzeyde irdelemesini yapacağım.

Antik Çağda Çerkesler ve Abkhazlar

Conrad Malte-Brun'ın Universal Geography adlı eserinde Kafkas halklarını anlattığı bölümde Adıgeler ve Abhazlar için aktardıklarını veriyorum.

"Strabo'nun aktardığı Kerketes ile Çerkes kelimelerinin ses benzerliği Pallas ve Reineggs'in Kerket antik kabilesinin Çerkeslerin yani Adıgelerin  atalarının gerçek etnik kaynağı olduğunu düşünmelerini sağlamıştır."

"Abazalar, kendilerine Absny (Absne) derler...", "...Eski Grekler onları Aşui adı altında heybetli korsanlar olarak bilirlerdi. Abasgi adı altında Bizanslılar tarafından tanımlanmışlar..."

Yabancı kaynakların neredeyse tamamında Çerkesler (Circassians, Tcherkess, Cherkess vs.) olarak kullanımın işaret ettiği ulus Adıge ulusudur. Onlar böyle kullandığı için değil, zaten böyle olduğu için onlar da bu şekilde kullanmaktadır.

Günümüz Abhaz toplumu ile Çerkes toplumu artık bu indirgenmiş isimleri kullanmakta yani Abaza, Absny, Absua, Wubıh, Adıge, Çerkes gibi. Kronolojik açıdan bu ulusları ayrı ayrı dallandırıp ağaçta birleştirirsek Çerkesler ve Abhaz-Wubıhlar iki ana kol olarak ayrılır. Yani Adıgelerin (Çerkeslerin) öncesi proto-Çerkes dediğimiz Kerketler ve Zikhler gibi komşu kabileleri içerir. Çerkeslerin Kerketlerden de önceki medeniyeti Mıewut (Meot) tur. Abhaz-Wubıhların öncesi ise proto-Abhaz-Wubıh olan Aşui (Aşvi) grubuna gider. Tabi Wubıhlar ve Abhazlar bu gruptan tam olarak ayrılmadan önce Absny, Absil, Absua gibi kabilelerin yanında bir kabileydi. Yani Çerkesler Mıewut döneminde Kuzeyde Maykop-Anapa civarında, Mıewut gölünün etrafında bir medeniyet kurmuşken Abhazlar o sıralarda daha güneyde Soçi ve Colchi civarında Aşui medeniyetini oluşturuyordu.

Strabo'nun Aktardığı "Kerket-Kerketes" Teriminin "Çerkes"e Evrimi

K sesi nasıl Ç'ye dönüştü diye düşünebilirsiniz. Ber Hikmet'in Adıgece Seslerin Anlamlarını aktardığı kitabında Ç ve K (normal K sesi) seslerinin aynı anlamsal temelden çıktığı, anlamsal olarak da benzer şeyleri ifade ettiği söyleniyor. Ayrıca Adıge şiveleri arasında Ç ve K seslerinin yer değişmeleri olduğunu söylüyor. Yani bu bağlamda Kerket ile Çerket aynı anlama geliyor. T sesinin neden S'ye dönüştüğü ise biraz daha kompleks anlaşılabilir durumda. T ve S sesleri farklı anlamları veren sesler olmakla birlikte birbirlerine benzeşen ortak bir anlamsallıkları da mevcut. S sesi örneğin yanma ve bir şeyin ortaya çıktığı şeyi ifade eden efekti anlamlarını vermekte. T sesi ise aşma, bir güç temelinde ortaya durumların ifadesini anlatmakta.

Örneğin vermek, adamak. Burada S sesindeki yanma veya anıt niteliğindeki efektler bir noktadan hareketle ortaya çıkan durumu gösterdiği için T sesi ile tek noktadan hareketle belirli bir yöne doğru olan yöneylemi ifade etmesi bakımından benzeşir. Yani geometrik bir benzerlik sözkonusudur. S ve T seslerinin toplumlar veya nesiller arası geçişi de söylenişten dolayı muhtemeldir zira seslerin ağızdan çıkış noktası da benzeşmektedir. Bu bakımdan Çerkes, Kerkes, Çerket, Kerket birbiri ile yerdeğiştirmesi gayet doğal olan kelimelerdir.

Çerkes İsminin Türkiye Diasporasındaki Sihri

Süregelen tartışmalar bağlamında Çerkes isminin Adıgeler tarafından resmi olarak ve ulusu temsil etmesi için kullanılmasının bir takım dirençlerle karşı karşıya geldiğini görmekteyiz. Bu direncin kökünde bu ismi bilimsel veya literatürel bir savunma anlayışı yoktur aslında, her ne kadar o yönde bir takım çabalar olageldiyse de. Çünkü bu direncin en önemli nedeni psikolojik yönüdür, yani etiket markalaşmıştır ve artık onu dışsallaştırmak ruh sağlığına dokunacaktır.

Şu bir gerçek ki Türkiye diasporasında Çerkes-Çerkez kelimesinin ulvi bir anlam derinliği oluşmuş durumda. Bazı Kuzey Kafkasya kökenliler kelimeye yüklenen bu ulvi anlama binaen yanılıp kendilerini bu ulvi derinlikten mahrum etmek isteyen bedhahları olacağını zannediyorlar. Yana yakıla Çerkesliklerini kurtarma derdine düştüler. Mahareti bu kelimede sanıyorlar. Bu süreçte haliyle bireysel veya kitlesel dirençler olacaktır. Çünkü Çerkes ismine Adıge Xabze kaynaklı olarak geçmişten beri yüklenen bir anlam ve bu anlam etrafında tavaf eden bir taklit ehli var.

Çerkes=Adıge'nin antik çağdan kalan bir denklem olmasının ötesinde terim düzeyinde diğer ulusları ilgilendiren bir tarafı yok aslında bu işin. Eğer Çerkeslerin Xabzesi ve Çerkeslik gerçekten yaşatılmak isteniyor ve Çerkes ulusuna da her bakımdan destek veriyorlarsa kendilerini de bu nedenle Çerkes olarak anmak istiyorlarsa Çerkes olarak anılmak arzusuna kim ne diyebilir.

Üzülerek söylemem gerekir ki, köşe yazarlarımızın dışında bu yazıları takip eden okuyucular arasında da konuyu anlamadan, ajite etmek isteyenlerin yorum ve yazılarına aldanıp olayı bölücülük gibi algılayan ve hiç de anlamak için çaba sarfetmeyen dostlarımız var. O dostlarımıza burada bir sinerji için birarada olduğumuzu, halkımız için bir umut ışığı gördüğümüz için bu çabayı sarfettiğimizi vurgulamak isterim. Bu düşünce ile olaya bakıp bu fikre bakış açılarını da yine kendilerinin belirleyeceğini hatırlatıp önlerine bunu yapabilecekleri rasyonel ve makul bir yol haritasını takip etmelerini tavsiye ederim. Bu yol haritasında ordan burdan yorumlarla, klasik Kafkasyalılık portföyünüzle ve ajitasyon yapan duygu sömürücülerle zaman kaybetmek yerine lütfen şu maddelerdeki soruları kendinize sorunuz ve ne dediğimizi anlamaya çalışınız:

 

* Çerkesler kimdir? Tarihte kimlere denmiştir ve uluslarası edebiyat eserlerinde ve haber içeriklerinde kimleri kastederek kullanılır? Zira gerçek dünyayı bunlarda bulabilirsiniz.

* Adıgeler, Wubıhlar ve Abhazlar şuana kadar yazılı olan tarihte ortak bir ulus ismi adında anılmışlar mıdır? Kerket, Meot, Aşui (Ashui), Colchi adları sizde ne çağrıştırıyor?

* Bölücülük nedir? Kim kimi bölmektedir? Adıgelerin içinde Abazinlerin, Wubıhların kendi ismiyle yaşaması, veya komşu bir devlet olan Abhazların bu isimle anılması bölücülük müdür?

* Peki bu farklı isimler arasında Çerkes kelimesini nereye yerleştirip birleştireceksiniz bu insanları? Çerkes olarak anıldığında birleşmiş olacaklar mı, yoksa Abhaz yine Abhaz ve Abhazya, Adıge yine Adıge mi olarak kalacak? O zaman yine bölücülük olmayacak mı? Şimdiye kadar herkese Çerkes dedik de birleştik mi veya demediğiniz zaman bölündük mü ve Türkiye’de dahi hep ortak aklımız mı vardı veya yoktu? Çeçenlere Çeçen veya Nohço derken nasıl aynı şeyi anlıyorsanız Adıgelere Çerkes deyince aynı şeyi anlamak neden zor geliyor?

* Eğer hala Çerkes kelimesinin bir çatı olacağını düşünüyorsanız lütfen ilk maddeye tekrar dönün.

* Yukarıdaki tüm maddeleri tekrarlamanıza rağmen eğer Çerkes kelimesini hala çatı olarak kabul etmeye devam ediyorsanız bilinki siz şovenist bir Adıge milliyetçisisiniz. Çünkü farkında olmadan da olsa bunu yapıyorsunuz.

 




ZemskySabor

Olanları anladık mı ki, olabilecek olanları merak edip duruyoruz!

Yani bu millet on yıllardır üzerine uygulanan politikaların nelere yol açtığını anlamış mı ki? Elbette demir perdenin yıkılışından beri geçen yirmi yılın muhasebesi yapılacak.
Artık Çerkes i bırakın demek manasız bir yaklaşım. Israrla yazılacak çizilecek tabili, işin temeli burda gizli çünkü.

Şoqul Kürşat kardeşimin, bildiği gibi devam etmesini dilerim.

Birde vatana gidip gelme meselesi var. Çerkes olmak için kafkasya da olmak lazım, evet filistini konuşmak içinde filistinde olmak lazım. ya da izmir i konuşmak için de izmirli olmak lazım demi? Asker mantığı ancak bu kadar olur, ayağını bastığın yere hakimsindir, başka yerlerden konuşmaya değmez.
Türkiyeli Çerkes Mİğferi diye birşey uyduran zatı muhteremin kelime oyununa yenilmiş olanlar, iki de bir aynı şeyi söylüyor.
Ordan konuşmayın. Madem döndünüz, o halde siz buyrun bakalım biz dinleyelim ne konuşacaksınız?
Türkiyede iken ne konuştunuz? Kafkasya da iken ne konuşabileceksiniz ki? Haydi görelim... birşeyler anlatın.

Kürşat bey size başarılar dilerim. Selamlar saygılar.

23 Aralık 2010 Perşembe Saat 22:43

Şoqul Kürşat

Vatanı imkanlar elverdiğince ziyaret edeceğim elbette. Davetiniz için teşekkürler Kaya bey.
Hamid bey zaten herkes veya bir çok kişi vatana dönerse şuanki yazılanların formatı elbette değişecektir.. Asıl tılsım o zaman başlar. Oraya dönenler çoğunluğu oluşturursa o zaman neler yazılır, şimdikinden daha mı hafif olur daha mı ağır olur düşünmek gerekir. Eğer burada yazan insanların düşüncesi oraya taşınırsa bu insanlar mı değişir yoksa oradaki insanlar mı değişir bunu da düşünmek gerekir.
Şimdi insanlara davulun sesi uzaktan hoş gelir demek de kolay geliyor, elbette dönenler için bir onur kaynağı olmalıdır bu durum ancak uzakta kalmak durumunda olan herkesin herşeyi beklentilerin olduğu her an yapması imkan dahilinde midir bunun da düşünülmesi gerekir.
Eğer fikirler uyuşmuyorsa uzaktan da yakından da uyuşmayacaktır, ancak yeri ve zamanı geldiğinde de attığımız taşları toplamak durumunda kalmamak lazım.

19 Aralık 2010 Pazar Saat 18:50

Narshao Hamid

Şenvar, yanlış bir öneri!
vatana gelirlerse olmaz, tılsım bozulur,rüya biter,gerçeğe kavuşurlar..
O zamanda yazacakları birşey kalmaz!!
"Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli"

19 Aralık 2010 Pazar Saat 09:45
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net