Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tegulan Yakup Temel
21 Şubat Dünya Anadiller Günü
20 Şubat 2020 Perşembe Saat 12:16

Anadiller artık devlet dili olmak zorunda.


Yıllar önce, genç bir karı koca çocuklarının bir rahatsızlığı için muayenehaneme gelmişlerdi. Nartan isimli bu şirin çocuk muayene olmakta biraz isteksizdi. 


Anne babası,'' Çerkesçe konuşursan daha rahat muayene edebilirsin '' dedi. İlginç bir şekilde Çerkesçe konuşunca beni daha rahat ve güvenli bulmuş ve daha rahat diyaloğa girmişti. 


Nartan o zamanlar 2 -3 yaşlarında ve kendi yaş grubuna uygun bir Çerkesçe konuşuyordu. Ailesine bunu nasıl başardıklarını sorunca, evde kendisi ile sadece Çerkesçe ile konuştuklarını belirtiler.


Nartan belli aralıklar ile gözlük kontrolleri için sürekli muayenehaneme geldi ve ben her gelişinde onunla sürekli Çerkesçe konuşarak rahat diyalog sağladım. Çerkesçe konuşmamdan dolayı bana olan yakınlığında açıkça hissediyordum.


Böylece bir kaç yıl geçti. Bir gün yine son kontrollerden biri için geldiklerinde, her zamanki gibi ben yine Çerkesçe ile konuşunca, bana ilk defa Türkçe olarak karşılık verdiğini gördüm. Tekrar tekrar her seferinde Çerkesçe sorular sormama rağmen anadiliyle konuşturamadım. Hem üzüldüm hemde hayal kırıklığına uğradım tabii. 


Anne babası, son zamanlarda bütün uğraşlara rağmen artık Nartanı Çerkesçe konuşturamadıklarını söylediler. Neden belli idi, Nartan büyüyüp oyun çağına gelmiş ve sokak arkadaşlıkları başlamıştı ve bu şekilde hakim kültür ve dilin hakimiyet alanına girmişti. Ailenin koruyuculuğu ve dış etkilerden izolasyonu sona ermişti.


Nartanın başına gelenler sadece bir örnekti ve hakim dil ve kültürün içinde yaşayan bir çoklarının da başına gelenlerin aynısıydı. Burada aile kendine düşeni yapmıştı ama kaçınılmaz bir sondu bu. Bu anlatılanlar 25 sene öncesindeydi.


Günümüzdeki iletişim ve etkileşim araçlarının çok fazla arttığını da düşünürsek, az sayıda ve dağınık yaşayan halkların bu arada çerkeslerin de anadillerini korumalarının gittikçe daha da ne kadar zorlaştığı açıkça ortaya çıkar. Ve aynı zamanda, tüm anadiller gibi Çerkesçenin de varlığını sürdürebilmesinin, bir anavatan, bu anavatanda bir nufus yoğunluğu ve, bu dili sahiplenen ve kullanan bir devlet mekanizmasının varlığı gibi ancak bir çok faktör ve bileşenin bir arada olması ile ancak mümkün olduğu gerçeğini ortaya koyuyor.


Özetle, artık bir dilin yaşaması için “ Ana” nın koruyuculuğu tek başına yetmiyor, devletin koruyuculuğuda gerekmekte. Artık, “ Anadil” statüsünden “ Devlet Dili” statüsüne geçmeyen dillerin yaşama şansı çok azalmış bir durumda. Bu sebeple, bu konuda en çokta devletlere görev düşmekte. Artık, anavatanında olsa bile devlet dili olmayan dillerin sürdürülebilir olması son derece güç. 


Bunun en iyi örneklerden biride, günümüzde Çerkesçe’ nin Çerkesya’da bile tehlike altında olması.


Her şeye rağmen, sonradan unutacak olsalar bile, Nartan' ın anne babasınında yaptığı gibi, çocukların ilk ilk duyacağı ses genede anadilleri olsun.


Bu yazı toplam 921 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net