Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
H. Yaşar Nogay
21 Şubat Dünya Ana Dili Günü:
19 Şubat 2020 Çarşamba Saat 22:52

İnsanoğlunun, yer yüzündeki bütün yaratıklardan en büyük farkı ve en önemli ayrıcalığı, dil, yani konuşma, okuma yazma yeteneğidir. Bu yetenek, akıl gücü ile birleştiği zaman, insanı insan yapan en büyük özellikler ortaya çıkıyor..


Dilin oluşması ve gelişmesi, duyma organımız kulaklarımızla başlar. Normalde, İşitme organı çalışmayan bir kimsenin, konuşma kabiliyeti olmadığını görüyoruz. Bilimsel verilere göre, işitme kabiliyeti işitme organı ile birlikte ana karnında başlamaktadır. Buna göre, konuşma kabiliyetinin temeli de ana karnında başlıyor olamalı.


İşte, ana dili denen kavram buradan başlar. Kişinin ana dili, anne ile olan organik bağı kadar anne nin konuştuğu dil ile bağlantılıdır. Bu nedenle, insanın anlama, algılama ve ifade kabiliyetinin en güçlü olduğu ortam, ana dilinin kullanıldığı ortamlardır. Sonradan öğrenilen diller ne kadar güçlü olursa olsun, ana dilinin yerini tamamen doldurması mümkün değildir.


Bu gerçeğin varlığı, kişinin önce öğrenip konuştuğu ana dilini bir şekilde unutup, yerine başka bir dil ikame edildiği halde, o kişinin yaşlılık veya hafıza kaybı gibi nedenlerle, hatırlama ve konuşma güçlükleri ile karşılaştığında, unutmuş olduğu ana dilinin öne çıktığı görülmektedir.


Ana dilinin hakim dil olarak kullanıldığı toplumlarda, sosyal yaşamın daha huzurlu ve bireylerin daha başarılı olduğu kabul edilmektedir. Siyasi veya coğrafi nedenlerle, toplumun ana diline yapılan müdahalelerin ne büyük travmalara neden olduğu, bazı tarihi olaylarla sabittir.


Pakistan’ın Bengaldeş halkına Urducayı resmi dil olarak dayatması sonucu 1952 yılında, Bengaldeşli üniversite öğrencileri ayaklanarak, canları pahasına verdikleri mücadele sonucu, Bengal halkının ana dilinin ayakta kalması sağlanmıştır.


Pakistan polisinin silahlı müdahaleleri ve ölümler, insanları ana dilinden vazgeçirememiştir. Ancak, ne yazık ki, Dünya kamu oyu ve Birleşmiş milletler, bu anlamlı ve saygın mücadeleyi çok geç farketmiştir.


Birleşmiş milletler eğitim bilim ve kültür örgütü UNESKO genel kurulu, 1999 yılında aldığı bir kararla, söz konusu mücadelenin sembol tarihi olan 21 Şubat gününü, uluslar arası ana dili günü olarak kabul etmiş ve 2000 yılında, Dünya çapında KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİĞİ VE ÇOK DİLLİLİĞİ desteklemek amacıyla, DÜNYA ANADİLİ GÜNÜ olarak kutlanmaya başlanmıştır.


Buna karşın, globalleşme ve gelişen teknolojiler yüzünden, yer yüzünde konuşlan ana dillerin, her yıl, ortalama 26 sı eksilerek, herbirer birer yok olup gitmekte, insanlığın renkleri ve tadı azalmaktadır.


Bu konuyla ilişkili olarak, biz Adığe toplumunun ana dilinden bahsedecek olursak, maalesef cok dramatik bir tablo ile karşılaşı karşıya olduğumuzu görüyoruz.. Maruz kalınan soykırım ve sürgün olaylarından sonra, yer yüzünde darma dağınık halde yaşamak zorunda kalan toplum, uzun yıllar cebri asimilasyon baskıları altında, ADIĞE DİLİ yok olma sürecine girmiş bulunuyor..


Oysa binlerce yıl, Kuzey Kafkasya ve etrafındaki geniş coğrafyada yaşamış ve çok güçlü bir kültürün ana dili olarak hüküm sürerek gelişmiş bulunan Adığabze dilinin işlerliğini kaybetmesi, dil ve kültür dünyası için çok büyük bir kayıp olur.


Bu acı gerçeği fark eden Adığeler, ana vatanda ve diasporada, yoğun bir çaba içine girmiş bulunuyorlar. Bu güzel ve güçlü dil, bugün bir ulus devlet dili konumunda olmadığı için zor durumda olabilir. Ancak, yarın çok önemli bir konumda olabilir.


Bu nedenle, Adığeler, hem atalarınıza saygı, hem de gelecekten umut gereği ana dilinizi ihmal etmeyiniz.öğreniniz, konuşnuz, mümkünse okuyup yazarak.


Bu yazı toplam 2233 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net