Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tegulan Yakup Temel
Son Kafe
11 Aralık 2019 Çarşamba Saat 12:23

Son kafe oynandıktan sonra ortadaki gençlerden biri Keziban’nın elindeki kırmızı mızıkayı aldı ve yan tarafa çekildi. Keziban tüm gece boyunca tek pşınawe olarak cegu yaptırmış olmasına rağmen hiç bir yorgunluk belirtisi göstermiyordu. Pşıneyi bıraktıktan sonra kızların olduğu grubun biraz önüne çıktı. Kararlı görünüyordu. Herkesde gece olanlardan sonra onun ne diyeceğini merak ediyor, tıka basa insan dolu ketten hiç bir sese çıkmıyordu.


Peki ne olmuştu da böyle doğal olmayan bir durum oluşmuştu?


Vurdem Keziban kumral, ince uzun boylu bir kızdı. İnce belini saran gümüş kemeri ve gümüş işlemeli uzun elbisesi ile hep dikkat çekerdi. Elbiselerini de kendi diker, işlemelerinide büyük bir ustalıkla kendisi yapardı. Kafe’yi, elbisesinin sıkıca sardığı uzun kollarını yavaşça aşağıya doğru dalgalandırarak oynar, bu haliyle çok zarif gözükürdü. Görünümünün yanında, hal ve davranışları ile, Xabze’yi de bilen tam bir Çerkes kızıydı Keziban. Aynı zamanda çok iyi bir mızıka sanatçısıydı da. Nısaşe zamanlarında acaba Keziban’da varmı diye herkesin gözü hep onu arardı.


Sabah Karakuyu köyünden çıkan nısaşe kafilesi akşama doğru gelinin alınacağı köye ancak ulaşabilmişti. Köy Uzunyayla’nın en uzak köylerinden biriydi ve bu zaten normal sayılırdı. Vurdum’lara gelin getiriliyordu ve Keziban’da doğal olarak kafiledeydi. Akşam misafirler evlere dağıtıldıktan sonra, yemekler yenip biraz dinlenilmiş, gece yarısına doğruda büyükçe bir kette düğün başlatılmıştı. Pşıneyi de Keziban çalıyordu. Hem misafir gençlerin, hemde çevre köylerden gelenlerin katılımı ile cegu coşkulu bir şekilde sürerken arka taraflardan bir kız gelmiş Keziban’nın örgülü bir şekilde her iki tarafa sarkan saçlarının bir tarafınından uçtan az bir kısmını makasla aniden kesivermişti.


Konuyu anlayabilmek için bir uygulamayı bilmek gerekiyor;gelin almaya gidildiğinde, oğlanın kız kardeşinin (yi pşığhu) zaten uzun olan elbise boyundan birazcık kesilir, bu şekildede onun olduğu anlaşılır. Bu öteden beri yapılan bir şeydi. Ancak saçtan kesilmesi alışıldık bir durum değildi ve bunu gören nısaşe kafilesindeki misafir gençleri çok kızdırmıştı. Keziban böylesi bir gecede bir olay çıkmasını istemiyordu ve etrafındaki gençlere işaret ederek onları durdurmuştu. Ama iş onunlada bitmemiş, biraz geçtikten sonra bu sefer elbisesinin boyundanda kesmişlerdi. Artık kavga kaçınılmaz gibiydi. Bu sefer Keziban pşıne çalmayı durdurup kendi gençlerini yanına gitmiş ve cegu bitttiğinde bu konuyu kendisinin çözeceğine zorda olsa onları ikna ederek tekrar pşıneyi almış ve sonuna kadar düğünü yaptırmıştı.


Oluşan gerginlik nısaşe thamadesinede bildirilmiş, olayın çözümü konusunda Keziban’nın aldığı insiyatif onun tarafındanda olumlu karşılanmış ve onaylanmıştı. Düğün bittiğine göre artık sorun çözülebilirdi, Keziban ellerini önüne kavuşturmuş bir şekilde biraz bekledikten sonra başını hafifçe eğerek yavaş bir tonda konuşmaya başladı:” Thamademizden izin alarak konuşuyorum, Adıyeham, wipğhu zerısre wike zerıl’re derler ve bu tarz akrabalıklara büyük değer verirler. Bana yapılan Xabze’nin ötesindeydi ama bu hayırlı işin bir zarar görmemesi için bunu biz sineye çektik. Sağ olsunlar bizim gençlerde ( di ş’ale ğuseham ) büyük bir olgunluk gösterdiler. Umarız bundan sonra böyle bir şey olmaz”


Kız tarafının thamadeside olayı duymuş, düğünün yapıldığı alana gelmişti. Keziban konuşmasını bitirdikten sonra sol elini kaldırarak ve bir bacanağınıda hafifçe sürükleyerek Keziban’nın bulunduğu tarafa doğru gitti. Yakınına gelincede gür bir sesle konuşmaya başladı:” Yaş’ psori Xabzekım / Adet diye her yapılan Xabze olmaz. Bu uygulamayı artık kaldırıyoruz. Weri f’ış’e pxuzoş’, yiğuer pş’as / sanada teşekkür ediyoruz, uygun olan şekilde olgun davrandın”. Thamadenin bu şekilde sol elini kaldırarak kıza doğru gitmesi hem bir özür dileme hemde artık bu adet haline gelmiş bu uygulamanın öldüğü, kaldırıldığı anlamına gelmekteydi. Konu Keziban’nın olgunluğu ve serinkanlılığı sayesinde başkaca bir olay olmadan bu şekilde kapatılmış oldu. Nısaşe kafileside ertesi gün sabah köyden ayrıldı.


Keziban’nın ninelerinin Xeku’den gelirken beraberinde getirdikleri söylenen sandıkları (pğuante) vardı. Keziban odasının en görünür yerine sıra sıra onları dizer, diktiği elbiseleride onların içinde korurdu. Daha sonraları yaşlanıp Alzheimer olduğunda, ölmüş olduğunu düşünür, içim rahat etmiyor, bunu ona bunu şuna verin diye köydeki kadınların isimlerini söyleyip elbiselerini dolaplarda çıkararak gelenlere dağıtır, onlarda onu memnun etmek için o elbiseleri alırlar, sonrada tekrar geri getirirler, bu hep böyle devam edermiş.

..

Not: Bu yazı İfakat Vurdem Öcal’n anlattıklarına dayanılarak hazırlanmıştır.


Bu yazı toplam 2376 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net