Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Huşt Semih Akgün
Bir Minik Çip
11 Ocak 2019 Cuma Saat 08:57

beyin çip ile ilgili görsel sonucu

Teknoloji ve bilim dünyası o kadar hızlı gelişiyor ki, yarın nasıl bir yenilik ile karşılaşacağız diye insanlar bir gün öncesinden düşünmeye başlıyor.


Bugünlerde ekonomi ve finans dünyasında da bütün gözler yapay zeka çalışmalarına çevrilmiş durumda.


Yaşamı kolaylaştıracak, her hangi bir şeyi elde etmek için uğraştığımız zaman ve emekten büyük tasarruflar sağlayacak bir döneme şimdiden girmiş bulunuyoruz.


Hayal ettiğimiz yapay zeka, her ne kadar  insanlığa sıkıntı veren ve düşündüren yanları olsa da kaynaklara, sağlığa, uzun yaşama, bilgiye, varlığa ve geniş zamanlara ulaşımı kolaylaştırarak insan ırkının önünü açacağı muhakkak.


Sanmırım bizi işsiz kalmak ve zamanı nasıl dolduracağımızı düşünmek kaygısından başka bir şey düşündürmeyecek dönemlere son hız gidiyoruz.


Yapay zeka teknolojisi her ne kadar insan beynini alt edecek bu donanımı bize sunacak olsa da onun kölesi olmak ve makinalar tarafından ele geçirilme ve insanlığı kaybetme riski ile de karşı karşıyayız.


Bu yüzden zihinsel faaliyetlerimizi artırmak hatta hızlandırmak ve süreklilik kazandırmamız çok önemli.


Dil öğrenmek için yıllarca uğraşıp, didinip, bir dil öğrenemeyenlere bir müjde de bize bu alandan gelecektir.


Beyinlerimizi açıp yerleştirilecek bir minik çip, hiç bir uğraşı da bulunmadan, kolaycacık, bir dile ait eşsiz malzemeleri, sözcük dağarcığını emrimize verecek.


Gelecekte tıp teknolojisi muhteşem gelişmeler içinde olacak. O minik çip içinde belki 50 dil dahi konuşulabilecek bellek ve işletim sistemi olacak. 


Dolayısıyla diller koruma altına alındığında etnik ve milli savaşlar anlamını yitirecek. 


Bizim yitmesinden korktuğumuz bu çip teknolojisi sayesinde Çerkesçe'miz, Lazca'mız, Ermenice'miz, Kürtçe'miz, Boşnakça'mız, Arnavutça'mız ve ölmesinden korktuğumuz tüm dünya dilleri, zenginliklerimiz varlığını koruyabilecek.


Muhteşem bir müjde; gelecekte bütün dillerimiz yaşayamayı sürdürebilecek. Yeter ki o zamanlara kadar bizler yaşamayı sürdürebilip, başarabilelim. 


Demem o ki; terör ile türlü aptallıklarla insanın insanı kırmasına sebep olabilecek pek çok şey ortadan kalkabilir.


Fakat biliyorsunuz; gelişen bilim ve teknolojiye, gelişen üretim araçları ve bilgiye rağmen hala günümüzde insanlar açlıktan ve savaştan ölmeye devam ediyorlar.


Yani bu kadar güzel gelişmelere rağmen hala birbirimizi türlü şekillerde kırmak ya da kırılırken seyretmeyi sürdürüyoruz.


Oysa yeryüzü; o kadar güzel, büyük, verimli ve yaşanılası ki. Birbirimize dünyayı dar etmenin peşinde koşuyoruz.


Gelecek dünya bizim tahmin ettiğimizden daha fazla tahmin edemediğimiz milyarlarca gelişmeye açık.


Her şeye rağmen bizler insanlığımızı ve varlığımızı koruyup geliştirmenin izinden gitmeliyiz. Zira yaşam kısa, meşakkatli ve zor hala. Bir de olan dert ve üzüntülerin üzerine birbirimizi eklemeyelim.


Diyorum ya; yaşamayı ve düşünmeyi sürdürerek yeni ve güzel günler görme umudumuz var. 


Ne dersiniz; çevremizde ki herkesi bugünlere hazırlamak, umut ve hayal dünyalarını açmak için çalışmayı hızlandıralım mı?


Bu yazı toplam 2209 defa okundu.





semih akgün

Yeryüzünde ne olursa olsun, ister koca koca teknolojiler, devasa üretimler, sınırsız sermaye birikimleri de olsa insanların göz açlığı ve hasisliği sürdüğü sürece, bir yaralı parmağa çiş sürülmez. Yanı başında insanlar açlıktan sapı sapır dökülseler de yardım ellerini uzatmazlar. Onun için bir çip ile elli dil sahibi optimizmime sınır koyuyorum. https://www.facebook.com/photo.php?fbid=2009957389042143&set=a.122784884426079&type=3&theater

12 Ocak 2019 Cumartesi Saat 12:50
semih akgün

Örneğin dil öğrenmek istiyorsak bu iş için aylarımızı belki yıllarımızı vermemiz gerekir. Bu iş oldukça titiz bir çalışma ve bolca pratik ister. Ancak bu proje gerçekleştiği takdirde öğrenmek istediğimiz dili beyne yükleme şansı doğacak.
Ayrıca bu teknolojinin 2 farklı şekilde kullanımı söz konusu. Hangisinin daha iyi olduğu, potansiyel riskleri ve yan etkileri konusunda çalışmalar hala devam ediyor.
1)Kafatasına Enjekte Edilen Çip: Bu yöntemde çip kafatasının iç tarafına enjekte ediliyor ancak beyin dokusuna doğrudan enjektesi söz konusu değil. Çip kafatasının içinde olduğu için daha yüksek ve kaliteli sinyaller üretebiliyor. Ancak bu çipin kafatasının içine enjekte edilebilmesi için cerrahi müdahale gerekmekte.
2- Kask Modeli: Kafaya takılan kask şeklinde olan bu alet pahalı ameliyatlara gerek kalmadan giyilebiliyor. Ancak sinyallerin kafatasının dışında üretilmesi dolayısıyla sinyallerin verimini düşürüyor. Bu yöntem için herhangi bir pahalı ve tehlikeli cerrahi müdahale gerekmediğini belirtelim. http://www.gelecekburada.net/beyne-bilgi-indirme-hayali-mind-hack/

12 Ocak 2019 Cumartesi Saat 12:27
semih akgün

Prof. Ted Berger liderliğindeki ekip beyinde hasarlı dokuları atlayıp sağlıklı hücrelere sinyal göndererek hatırlamayı sağlayan mikroçip geliştirdi. Beyinde hafızayı yöneten hipokampus bölgesinde adeta ikinci bir hipokampus gibi çalışan mikroçipin asıl görevi, anılara bilgisayar programında olduğu gibi yeniden kod yazmak. Cihazın sensörleri ışık, sesler, kokular duyuları yakalayıp kompleks elektrik sinyalleri yaratıyor. Bu nöral süreçte yeni kodlar tekrar yazılıyor. İşlem hasarlı doku onarılana ve bölge aktif çalışır hale gelene karar devam ediyor.
Prof. Ted berger, mikroçipin beynin elektrik sinyallerini taklit eden bir bilgisayar algoritması olduğunu açıklayarak, “elektrik sinyalleri bölgedeki verileri okuyor. Hasarlı bölgeyi bypass ediyor. Bu tıpkı ispanyolca ve fransızca bilmediğiniz halde iki dilden çeviri yapmak gibi” dedi. https://www.netgazete.com/teknoloji/beyne-hafiza-karti-cip-takmak-derken-gercek-oldu--712820

12 Ocak 2019 Cumartesi Saat 12:25
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net