Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Beşto Zeki Beştepe
Fatih Altaylı'nın Düşündürdükleri
09 Aralık 2018 Pazar Saat 12:30

Asli Unsur Tali Unsur  

Siz hiç aynı aile bireylerinin birbirlerine ailenin öz bireyleri olduğunu kanıtlamaya çalıştıklarını gördünüz mü? Böyle bir çaba varsa belli ki biri ya evlatlıktır ya da üveydir.


Bir ülkede birileri zaman zaman asli unsurdan olduğunu cümlelere dökme ihtiyacı duyuyorsa belli ki bir de asli unsur olmayanlar vardır.Her halde Türkler “biz bu ilkenin asli unsuruyuz” deme ihtiyacı duymuyorlardır. Zira TDK ya da baktığınızda asli sözcüğünün karşılığı asıl olan ,yani birincil dir. Türkler kendilerini birincil yani ASLİ gördüklerine göre diğer farklı etnik kökenlere dayalı tüm halkların ( en azından mevcut üniter düzene göre) tüm söylemleri aslında TALİ olmadıklarını kanıtlamaya yönelik beyhude çabasıdır. 


Esasen Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana Türk asli kimliği üzerine kurulduğu, diğer tüm halkları kendilerini gönüllü Türk gördükleri oranda lütüf gösterilerek kabullenildiklerinden dolayı “Ne mutlu Türküm diyene” diye kendinizi Türk görmüyorsanız zaten TALİ siniz tap talisiniz. Bunun sonucu olarak tali olmamak için “kraldan çok kralcı” diye nitelendirilen hastalıklı zihniyetin ortaya çıktığını en abartılı örnekleriyle sıkça görüyoruz.


Gönüllü Entegrasyon 

Burada esas sorun, asli unsur olan Türklerin bizi ne şekilde gördüğünden çok – ki en ufak bir hak aramada hemen belli ediyorlar nasıl gördüklerini-bizim kendimizi ne şekilde gördüğümüz, görmemiz gerektiğidir. Ben burada zaman zaman bizi rencide eden bazı densizlerin söylemlerinden fikirlerinden daha tehlikeli görüyorum kendi insanımızın acizliğini, umursamazlığını, uyuşmuşluğunu ve tabi ki çaresizliğini. 


Daha da tehlikelisi ısrarla tüm ulusal kimlik, varlık çabalarından umursamazca uzak durup, yalnızca çeşitli sembol motiflerle magazinsel olarak Çerkesliğine dem vuran biyolojik soydaşlarımızın Türk milliyetçiğine Osmanlıcılığa soyunmalarıdır. 


Bunlar bize dışarıdan saldıranlardan daha tehlikelidir; çünkü bunlar Türk olmakla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayı birbirine karıştırıyorlar. Bu nedenledir ki ne zaman dünyanın tüm demokratik ülkelerinde olduğu gibi bazı sosyal kültürel etnik değerlerimize dayalı haklarımızı dile getirsek şu lanet olası “aman yediğimiz kaba pislemeyelim” aşağılık kompleksi cümlesi ve benzerlerini kurarlar. Bu nedenledir ki bize pasif veya programlı olarak dayatılan asimilasyon politikalarından daha yıkıcıdır kendi insanımızın gönüllü entegrasyonu.


Türk Olmak ile Türkiye Cumhuriyeti Eşit Yurttaşı Olmak Farkı  

Bu gönüllü entegrasyon hastalığı nedeniyle insanlarımız yukarıda da belirttiğim gibi Türk olmak ile Türkiye Cumhuriyeti eşit yurttaşları olmayı birbirine karıştırırlar. Adaletin kanunların demokrasinin insan haklarının sosyal devlet sorumluluğunun bulunduğu bir ülkede zaten asli vatandaşsınızdır . 


Uygar ve demokratik ülkelerde vatandaşlık görevlerinizi yerine getirdiğinizde her türlü sosyal kültürel haklarınızı sivil toplum örgütlenme kanallarınızla gerek birey olarak gerek toplum olarak talep edebiliyorsunuz. Amma ne yazık ki ülkeyi yöneten bir hükümete yönetim politikalarından dolayı karşı olmak ile Devlete karşı olmayı birbirine karıştıran; hak aramayı devlete başkaldırı sanan sevgili hemşehrilerimiz şu lanet olası” yediği kab” benzetmesine indirgeyerek vatandaşlık onurumuzu rencide ediyorlar. 


Oysa ki Çerkesler ne yalaktan beslenirler ne yalak sahibine kuyruk sallarlar. Bu ülke topraklarına ayak bastıkları andan itibaren kanlarıyla canlarıyla emekleriyle onurlu tertemiz değerleriyle üzerlerine düşen görevi yapmışlar; yapmaya da devam ediyorlar. Yalnızca Kurtuluş savaşından Çerkeslerin varlığını kurgusal olarak çektiğinizde yeri doldurulamaz vatandaşlık görevimizi nasıl yerine getirdiğimizi o ekran şımarığı cüretkar ve diğerleri anlayacaklardır.


Birlikteysek Güçlüyüz

İster askeri savaş, ister psikolojik, sosyal savaş, ister etnografik farklılıklara, kültürel farklılıklara dayalı olsun dışarıdan gelen her türlü Fatih Altaylı tarzı saldırılara teşekkür etmeliyiz aslında. 


Tıpkı Kanal D ye teşekkür etmemiz gerektiği gibi.  FA ile sınırlı olmayan bu tipler aslında kendi dilimize tarihimize kültürümüze Çerkes kalabilme mücadelemize ne kadar tahammülsüz olduklarını, normal demokratik basit taleplerimize bile ne kadar faşistçe yaklaşabileceklerini gösterip kendimize gelmemizin değerini hatırlatıyorlar. 


Fatih Altaylı kendi faşist zihniyetine göre haklı; ama biz bu zihniyetleri okuma, kendimiz olma konusunda uyuşuk halde olduğumuz için sersemliyoruz, kırılıyoruz öfkeleniyoruz. Ama bir yandan da bilinçleniyoruz şayet duyarlı akıllı insanlar isek..


Oysaki gerek birey olarak gerekse toplumsal örgütlülüğümüzle yeterince bilinçli ve kenetlenmiş olsak, taşını toprağını bayrağını sevip uğrunda geçmişte olduğu gibi bugün de tüm vatandaşlık görevlerini fazlasıyla yerine getirdiğimiz Türkiye Cumhuriyetinin üçüncü büyük nüfusuna sahip vatandaşları olduğumuzu görsek, (örgütlülüğümüzle bunun meyvelerini de toplayabilsek) o kadar da umursamayacağız. 


Asli unsur olma çabalarına dayalı duygusal söylemlere girmeyeceğiz. Ama biz Çerkesler o kadar iyi o kadar iyiyiz ki bu iyiliğimiz bizi yok hükmüne düşürüyor. Unutmayalım ki birlikteysek güçlüyüz. FA gibi densizler bize bunu hatırlatıyor. Gerisi bize kalmış.


Bu yazı toplam 3789 defa okundu.





İhsan Eker (Hajuko)

kıymetli Zeki kardeşim kötü laf sahibine aittir. Bu yaşıma geldim Çerkeslerden iyi bahsetmeyenle karşılaşmadım. Allaha emanet olunuz.

27 Aralık 2018 Perşembe Saat 14:32
Khanbolet

Fatih Altaylı gücün adamıdır. Dönemin güçlüsü neyi söylüyorsa o onu söyler. Eski dönemde türbanlı öğrenciler için ağza alınmayacak küfürleri yüzünden islamcılar tarafından ölümle tehdit ediliyordu. Bugün çoğulculuk değil türkçülüğü revaçta görünce saat ibresi gibi o yöne döndü.Yarın başka trend ortaya çıkar, salyaları akıncaya kadar bu sefer o yönde saf tutar bu onursuz omurgasız.

19 Aralık 2018 Çarşamba Saat 19:44
Ubıh F. Gönenç

Asli unsur olduğumuz gerçeğini üsttencilik taslayanlara her zaman hatırlatmalıyız bence.

09 Aralık 2018 Pazar Saat 21:14
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net