Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Beşto Yılmaz Beştepe
Savaşın Sonu Yas Getirir
10 Mayıs 2018 Perşembe Saat 20:27

“Savaşın sonu yas getirir”-demişler Çerkesler(Adıgeler.) Rus Kafkas savaşı sonunda Çerkesya'nın halkı olan Çerkeslere bitmeyen yas,ölüm,acı,gözyaşı,sürgün ve yıkım getirmiştir.


21 Mayıs” Çerkes(Adıge) halkın ulusal yas günüdür. Vatanı,özgürlüğü,bağımsızlığı için savaşta canını veren atalarımızı saygıyla ve rahmetle anarken, aynı zamanda halkımızın yeniden diriliş günüdür. 


18. yüzyılın başından itibaren Rus çarlığı ile Çerkesler arasında  dönemsel olarak çatışmalar yaşandı. Ancak, Çerkes halkı tarihinin tüm dönemlerine ilişkin en trajik olay, 101 yıl süren (1763-1864) Rusya-Çerkesya savaşıdır.


Bu gün 154 yıl önce “21 Mayıs 1864”te, Adler(Artı-Khuaje) yakınında, Adıgelerin Khubıde,  Abhaz dilinde  Kabaada şimdiki Krasnaya Polyana (kızıl çayır) adı taşıyan vadi’de dört farklı yönden Batı Kafkasya’yı işgal eden dört Rus ordusunun ve yerli işbirlikçilerin de  katılımıyla Kafkas Savaşının sona erdiği gün olarak ilan edildi. Kafkasya genel valisi, Büyük Dük Mihail Nikolayeviç   Rus- Çerkesya savaşın sona erdiğini açıklayarak , dini ayin ve askeri tören yapıldı. Savaşın sona erdiği fetih günü olarak her yıl kutlanmaya devam ediliyor.


Bu olay, Çerkes aktivistler tarafından Çerkes soykırımı trajedisinin tarihi bir sembolü, savaş sırasında halkın yok edilmesi ve  topraklarından sürgün edilmesinin başlangıcı olan “Yas günü” olarak ilan  edildi.


Çerkesya ile Rus çarlığı savaşı aynı tarihi dönem içerisinde,  Rusya'nın tarih boyunca izlediği yayılmacı, işgalci  politikaları sonucu, Rusya Napolyon’u yendi, Polonya’yı ele geçirdi. Osmanlı imparatorluğu’nu dört defa yenilgiye uğrattı.  İran’ı yendi, Kırım Hanlığı, Finlandiya, Baltık bölgesini, Güney Kasfkasya ülkelerini  ilhak etti,  Çeçenistan-Dağıstan’da İmam Şamil’i yendi ve esir aldı. Ancak, Çerkesya’yı  Adıge nüfusunu yok ederek ve topraklarından sürgün ederek  ele geçirebildi. 


Siyaset bilimci Anton Surikov'un açıkladığı gibi,  “Kbaada  savaşındaki yenilgi sadece Çerkesya'nın bağımsızlık ve devlet kaybını değil, aynı zamanda tarihte eşi görülmemiş bir soykırımın ortaya çıkmasını da beraberinde getirdi; bunun sonucu olarak insanların çoğu fiziksel olarak yok edildi, geri kalanlar  Osmanlı  ve Ortadoğu'ya zorla sınır dışı edildi yada  yaşam için neredeyse uygun olmayan Kuban bataklıklarına tahliye edildiler.”


Halkımız için  trajik ve bir felaket olan, Rusya Çerkes(Adıge) savaşının  bir sonucu olarak, Çerkesya  ülkesi dünya haritasından silindi. Çerkes(Adıge) halkı soykırıma uğradı, nüfusun 9/10 ‘nu kaybetti % 90’ından fazlası tüm dünyaya dağıldı,onarılmaz fiziksel ve kültürel kayıplar yaşandı. Bu sadece Adıgelerin yaşam tarzını yok etmekle kalmadı, aynı zamanda tüm Kuzey Kafkasya’nın demografik haritasını da değiştirdi. 18. Yüzyılın sonlarında, Adıgeler Kuzey Kafkasya’nın tüm nüfusunun yaklaşık %40’ını oluşturuyordu.


Çerkes (Adıge) halkının % 90’nı geçkin topraklarından sürgün edilerek,Çerkesya’nın toprakları üzerinde kurulan askeri sömürgeleştirme rejimi hayatta kalan Adıgeler için de dayanılmaz koşullar yarattı ve bu da sürgünün 1900’lü yıllara kadar devam etmesine yol açtı. 


Çerkesya’da toplam 2202 Çerkes(Adıge) köyü yeryüzünden silinmiş olduğu tarihsel bilim arşiv  kayıtlarında yer almaktadır. Yakılıp, yıkılan, yok edilen bilgisine ulaşılamamış köylerde vardır. Çerkesler (Adıgeler) savaşın bitimi ile birlikte insanlık tarihinin en büyük ve en trajik sürgününe maruz kaldılar.


Şu anda, milyonlarca Adige anavatanı dışında 50’ye yakın ülkede  yaşamaktadır.  Çerkes(Adıge) halkı, tarihi anavatanında azınlık durumuna düşmüş ,anavatanında kalabilen çok az sayıda Çerkes (Adıge) halkı, Kabardey, Adıgey ve Çerkes olmak üzere yapay olarak ayrı yerel  yönetimlere bölünmüştür. Ancak,  ana vatanda ve dünyanın her neresinde yaşıyor ise de Çerkes (Adıge) tek bir halkın ortak adıdır.


Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Çerkesler (Adıgeler) ulusal kimliğinin tekrar çanlanması için tarihi bir dönüm noktası olmuştur.


1991’de Nalçik’te düzenlenen Dünya Çerkes (Adıge) Kongresi ile birlikte Dünya Çerkes (Adıge) Birliği örgütü kuruldu. Adıge halkının kültürel dirilişini teşvik etmek, anavatan dışında yaşayan yurttaşlarla bağları güçlendirmeyi ve tarihi vatanlarına geri dönüşün sağlanması,  aynı zamanda, Rus-Kafkas Savaşı olaylarının yasal nitelik kazandırılması gündeme taşındı.


7 Şubat 1992'de Kabardey-Balkar SSC Yüksek Konseyi, “Rusya-Kafkas Savaşı sırasında Çerkes soykırımının kınanması” kararını kabul etti. 1763-1864 savaşında ölen Çerkeslerin (Adıgelerin)  “21 Mayıs anma günü “ olarak ilan etti.


31 Mart 1994 tarihinde Karaçay Çerkes Cumhuriyeti hükümeti Kafkas savaşının sona ermesinin 130. Yılında 21 Mayıs 1994 günü ve sonraki yıllarda, Rus-Kafkas savaşında yaşamını yitirenleri anma ve yas günü olarak kararname  yayınladı.  13 yıl sonrada Karaçay Çerkes Cumhuriyetinde 21 Mayıs, 2007'de "Kafkas Savaşlarında Yaşamını Yitirenleri Anma Günü" olarak resmi tatil ilan edildi. Daha sonra Kabardey Balkar Cumhuriyeti de 21 Mayıs  günü resmi tatil günü olarak kabul edildi. İsrail devletinde yaşayan Adıgeler için 21 Mayıs resmi tatil günü olarak uygulamaktadır.


29 Nisan 1996’da Adıgey Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Devlet Konseyi - Khase, Rusya Federasyonu Devlet Dumasına, Rus-Kafkas savaşı sırasında Adıge (Çerkes) halkına uygulanan soykırımın tanınması ile ilgili kararnamesi kabul edildi.


1994 yılında, Rusya Federasyonu'nun ilk devlet başkanı Boris Yeltsin, "Çarlık askerlerine karşı direnişin haklı olduğunu" ancak "soykırım suçunu" hükümetinin kabul etmediğini ifade etti.


Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Organizasyonu (UNPO) 19.07.1997 tarihli Genel Kurul oturumunda, 19.yüzyılda “Çerkes halkına soykırım yapıldığı,sürgüne tabi tutulduğu tescil edilmesi, çifte vatandaşlık hakkı verilmesi ve Çerkes halkının tarihsel topraklarına dönebilme hakkının” verilmesi çağrısında bulunmuştur.


Gürcistan Meclisinin 20 Mayıs 2011 tarihli “Çarlık Rusya’sının Çerkeslere soykırım uyguladığı “ oybirliği ile kabul etti. Gürcistan Meclisinin bu kararıyla “Çerkes soykırımı” uluslararası gündeme taşınmış oldu oldu.


Çarlık Rusya’sı döneminden itibaren Kafkasya’nın fethinin zafer yıldönümü olarak kutlanan 21 Mayıs, bugün dünyanın her yerinde “21 Mayıs Çerkes Sürgün ve Soykırımı” günü olarak anılmaktadır.


Türkiye diasporasıda ise,  Çerkeslerin (Adıgelerin) 21 Mayıs 1864’e ilişkin ortak hafızası ve tarihi gerçekler ortada dururken, 12 Mayıs günü Kefken’de anma töreni düzenleniyor.


Çerkesler buna ikna edilmeye çalışılıyor. Yeni sürgün efsaneleri üretilerek yeni bellekler yaratılmaya çalışıyor.


Kırım harbinden sonra Mayıs 1856’da Kırım Tatar göçmenleri Romanya’nın Balçık iskelesine  taşıyan Ünyeli Mehmed ve Hüseyin’in gemilerini Çerkes olarak Kefken sahiline indirilip yeni sürgün hikayeleri yaratılarak Çerkeslere sunuluyor.


Kefken, Karadeniz kıyısında olması dışında ne Çerkesler ile ne de 1864 sürgün trajedisi ile bir ilgisi olmadığı gibi,  tarihi bilgi, arşiv kayıtlarında ve Çerkeslerin hafızasında yer almaz.


Kefken’de tören yapılacak ise, Çerkeslerin sürgün trajedisi ile ilişkilendirmeden, Osmanlı Rusya savaşı sonrası 1877’de yaşanan olaylar ile ilgili açıkça ifade edilerek kim yapmak istiyorsa yapabilir, buna kimsenin de itirazı olmaz. Ünyeli Mehmed kaptanın  taşıdığı Kırım Tatarlarını Çerkes yapma gereğine de  ihtiyaç kalmaz.


Çerkeslerin (Adıgelerin) ulusal yas günü “21 Mayıs” günüdür. Ne 12 Mayıs ne de başka bir gün. 


Vatanını korumak, bağımsızlık, özgürlük uğruna,savaşta ve sürgün sırasında hayatını kaybedenleri saygıyla, rahmetle anarken, onları hiçbir zaman unutmayacağız.



Bu yazı toplam 3749 defa okundu.





Yılmaz Beştepe

Sayın; Anti Mikrocu
Çerkes(Adıge) halkının geçmişi ve geleceği ile ilgili yapılan tahribatlara özgür ve namuslu her bir Çerkesin karşı olması gerektiğini düşünüyorum.
Kurum ve Çerkeslik adına yapılıyor ise de hiç fark etmez. Hangi yayın kuruluşunda yayınlandığının da bir önemi yok.
Bunun son örneği ise, entrika ve yalan hikayelerle taçlandırılmış 12 Mayıs Kefken’de tören düzenlenmesidir.

12 Mayıs ve Kefken’in tarihsel Çerkesler ile ilgisi hakkında yorum getirseniz daha isabetli olurdu.

Ayrıca, her şeyini yitirmiş, yok olmakla karşı karşıya olan Çerkes(Adıge) halkının mikrocusu, anti mikrocusu olmaz.

Selamlar..

14 Mayıs 2018 Pazartesi Saat 08:14
Anti Mikrocu

Yılmaz bey siz daha çok etnografik konular yazardınız diye biliyorum. Ç.Net'e geçince sizde kurumlar karşıtı yazılara ağırlık veriyorsunuz gördüğüm kadarıyla.
Kurumların içinde kalarak muhalefetten yanayım.

12 Mayıs 2018 Cumartesi Saat 13:15
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net