Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
İki Direk Arası
10 Ağustos 2017 Perşembe Saat 22:48

1997 doğumlu bir genç düşünün. Galatasaray taraftarının bir zamanlar “iki direk arasında” maç seyrettiğini düşünemez bile, duysa da inanmaz.


1963 doğumlu babası için “iki direk arası” bir yakın tarih anlatısıdır. 


1925 doğumlu dede “iki direk arasının” parçasıdır. 


“İki direk arasından” çıkış Metin Oktay’la başlar. 


***

Futbol sevgisinin ve taraftarlık bilincinin henüz geniş kitlelere mal olmadığı yıllarda lise çok önemli bir güçtür.


Lise sporcu kaynağıdır… Galatasaray zaten birçok spor dalında öncüdür… Liseliler hazır bir taraftar potansiyelidir… Maçlara birlikte gidilir, birlikte dönülür… Liseliler Taksim Stadının kapalı tribününün sol tarafını tamamen doldururlar. 

***

Beyoğlu semtiyle ilişkiler zayıftır… Galatasaray semt takımı değildir. 


Zaten Pera İstanbul Rumluğunun kalesidir… Galatasaray’ın öz-görevi ise Türk olmayan takımları yenmektir.


Galatasaray futbolunun “epik” dönemi Kadıköy’de geçer. 


Genç Ali Sami (Yen) futbol oyununu ilk defa Kadıköy çayırlarında izler… 1908 ve daha birçok şampiyonluk Kadıköy’de kazanılır.


Beyoğlu ile ilişkiler maçların Taksim Stadında oynanmasıyla başlar... Futbolcular formalarının üzerine giydikleri siyah ceketleriyle liseden Taksim’e yürürler… Maçlara böyle gidilir.


Galatasaray’ın Beyoğlu ile ilişkisi Fenerbahçe’nin Kadıköy, BJK’nın Beşiktaş semtiyle kurduğu ilişkiden çok farklıdır. 

*** 

Güneş krizi Galatasaray için bir sınavdır. 


Yusuf Ziya (Öniş) öncülüğündeki bir grup futbolun profesyonel oyuncular tarafından oynanması gerektiğini, Galatasaray Kulübünün kapılarını liseli olmayanlara açmasının şart olduğunu savunur. 


Muslih Hoca (Muslihiddin Peykoğlu) liderliğindeki liseciler buna karşı çıkarlar. Onlara göre futbol bir ruh işidir. 


Muhalifler 1933 yılında Ateş-Güneş Kulübünü kurarlar. Kulüp kısa ömrü boyunca çok başarılı olur. 


Türk futbolu 1951 yılında profesyonelliğe geçer. Aynı süreçte Yusuf Ziya Öniş Galatasaray Kulübü başkanı seçilir. 


Onu Ulvi Ziya Yenal ve Refik Selimoğlu izler. İkisi de Güneş’in kuruluşunda etkin rol oynamışlardır. 


Galatasaraylı gerçeği görmüştür.

***

Kulübün köklerinin köklü bir okula dayanması, arkasında semt desteğinin olmaması (çoğu liseli) Galatasaray taraftarının ancak “iki direk arasını” doldurabilmesinin ana sebebi gibi görülebilir. 


Ama asıl neden 1931-49 arasındaki 18 yıl boyunca şampiyonluk kazanılamamış olmasıdır. 

***

Metin Oktay 1955 yılında Galatasaray’a transfer olur. 


Onu milyonların gözdesi yapan sadece golcülüğü ve efendiliği değildir. 


Metin Oktay liseliler arasında yerleşik bir ön yargıyı yıkmıştır. O Galatasaray’ı paraya tercih etmiş bir “alaylıdır.” 


Yani Güneş krizinde tercihini liseden yana koyanları yanıltmıştır. 

***

Galatasaray sevgisi 1955 yılından itibaren Metin Oktay’la birlikte büyümeye başlar. 


Galatasaray taraftarı Dolmabahçe Stadı kapalısının “iki direğinin” dışına taşar. 


İkinci dönüm noktası 1970-73 yılları arasında üst üste kazanılan üç şampiyonluktur. Galatasaray kabuğunu kırmıştır artık. 


Sonra Jupp Derwall’li yıllar ve Avrupa başarıları gelir. 


Nihayet 1996-2000 arasında üst üste kazanılan dört lig şampiyonluğu, UEFA Kupası ve Süper Kupa… 


Galatasaray taraftar sayısında Fenerbahçe ile rekabet eder hale gelmiş, hatta kimi anketlere göre geçmiştir. 

***

Galatasaray sosyolojisi gerçekten ilginçtir. 


Üç büyükler içinde okuldan doğan tek kulüptür… Mektepli kulüpler arasındaysa tek büyüktür. 


Geç kitleselleşmiştir… Süreç sancılı olmuştur. 


Önce sokaktaki adama ulaşmıştır… Sonra seyirci taraftara dönüşmüştür… Günümüzün önceliği sağlam bir kulüp-taraftar ilişkisinin kurulmasıdır.

***

Futbol artık bir sanayidir. Birçok dünya devinin üye sayısı yüzbinlerle ölçülmektedir. 


Galatasaray Spor Kulübünün de halka açılma zamanı gelmiştir.


Bu yazı toplam 3806 defa okundu.





CANDEMİR (KAYSERİ)

Kayserispor'un da lige yeni transferleriyle giriş yapıp ev sahibine bir sürpriz yapacağını düşündüğüm ve umduğum maçtır.

3-5-2 taktikli ilk mücadeleyi izlemek de biraz garip ve güzel olacak gibi.

14 Ağustos 2017 Pazartesi Saat 13:50
Bersis (Galatasarayım candır)

Aytek bey zaman tüneline girmiş gibi oldum takımımın yazısını okyunca :)

Cimbomum bugün evinde Kayserispor ile açılışı yapıyor. Nasıl bir kadro ile sahaya çıkacağımızı ve nasıl oynayacağımızı merak ediyorum, heyecandan ziyade baya büyük merak oluştu bende. İnşallah sezona güzel başlarız, çünkü nasıl başlarsa öyle gidiyor çoğu zaman.
İlk maçta oynanacak iyi futbol gelecek için iyi motivasyon olur, hem de yeni futbolcular falan moral ve güven kazanır.

Maçla ilgili tek temennim ise Selçuk'u artık kadroda görmemek. Bu kadar transfere rağmen bu adamı kadroda görürsem cinnet geçirir, maçı bile izlemeyebilirim.

Yalnız bizim ailede kadroda kim olursa olsun maçı izleyecek birisi var. Dayım benden daha çok o heyecanlıdır heralde. Adam yaz boyu ısrarla her gün Feghouli gelmiş mi, ne zaman gelecekmiş, bu adamı niye alamadılar artık diye tüm yaz beni darladı. İnanamadım ama bu sefer cidden gelmişti. Feghouli'nin de gelmesiyle aslında fena da bir kadromuz olmadı ama ben yine de fazla iyimser değilim.

Sezon başladı, yönetime ne kadar küfretsek yapılacak şeyler yapıldı, geriye dönüş olmaz ama bu Tudor konusu problem. Sıfırdan kurulan bu takımı nasıl yönlendirecek bu adam.Bunca para harcamışken ligde şampiyonluk haricinde başka hiçbir şey düşünülemez, başarı gelmezse zaten Galatasaray maddi anlamda önümüzdeki 3 yılda çok büyük sıkıntılara girer. Ligde şampiyon olup, şampiyonlar ligine direk katılarak alabileceğimiz tüm gelirleri toplamamız lazım. Umarım bu sezon bir şekilde şampiyon oluruz, bir şekilde derken tabi hakem ittirmesi vs. ile değil tabiki.

14 Ağustos 2017 Pazartesi Saat 12:55
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net