Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr.Seyok Bülent Özgönenel
Çerkeslerde Hastalıklara Yatkınlık
22 Temmuz 2017 Cumartesi Saat 20:51

Her etnik grubun ve ırkın kendine göre bazı hastalıklara yatkınlığı vardır. Bu kimi zaman kalıtsal nedenlerle, belli genlerin o etnik grubun içinde yoğunlaşması nedeni ile olabilir; bazen de diyet, iklim, yaşam tarzı gibi kalıtım dışı nedenlere bağlı olabilir. Kalıtsal hastalıklara örnek olarak beyaz ırkta kistik fibroz hastalığı; Afrikalılarda ve Orta Doğu bölgesinden insanlarda orak hücreli anemi; Akdeniz çevresi ülkelerde beta-talasemi hastalığı daha sık görülür. 


Kalıtım dışı hastalıklara örnek olarak sigaranın çok içildiği ülkelerde sigaraya bağlı kanserler daha sık görülür.  Acaba benzer hastalık yatkınlıkları Çerkesler ve genelde Kuzey Kafkasyalılar için de söz konusu mudur? Aşağıda Çerkeslerde yüksek oranda görüldüğü iddia edilen iki durumu, enfeksiyon hastalıklarına ve tip 2 diyabete yatkınlık hakkındaki elimizdeki verileri tartışacağım.


Çerkeslerde Enfeksiyon Hastalıklarına Yatkınlık

1980’lerde İstanbul Çapa Tıp Fakültesinde okurken, daha önce Adapazarı ve Düzce’de görev yapmış olan merhum hocalarımızdan biri Çerkeslerde tüberkülozun (verem) sık görüldüğünü ve bunların Çerkeslere has bir bağışıklık yetmezliğinden kaynaklanabileceğini söylemişti. 


Çerkeslerde gerçekten de kalıtsal bir bağışıklık yetmezliği var mı bilinmiyor, ancak Kafkasya’dan olan sürgün esnasında birçok Çerkes sığınmacının tifüs ve çiçek hastalığından öldüğü, hatta bu hastalıkları Anadolu, Balkanlar ve İstanbul’a getirdikleri biliniyor. İngiliz tıp dergisi ’The Lancet’ in 1864 yılı nüshası, İstanbul’da artış gösteren tifüs, tifo ve kızıl vakalarına dikkat çekiyor, ve bu salgınların başlıca nedeninin Çerkes mülteciler olduğunu yazıyordu: ‘’The chief cause may be said to be the introduction into the city of many thousands of Circassians in a wretched state of disease, poverty, and filth, in overcrowded steamers.’’ (Hastalıkların başlıca sebebinin, ağzına kadar dolu vapurlarla şehre getirilen, hastalıklı, sefalet ve pislik içindeki binlerce Çerkesin olduğu söylenebilir.) (1) 


Çerkeslerin yerleştirildiği yerlerde de hastalıklar peşlerini bırakmaz. Özellikle bataklıklarla kaplı Düzce ovasına yerleştirilen Çerkes ve Abhazların sıtmadan kırıldıkları, çözüm olarak köylerini tepelik yerlerde kurdukları bilinmektedir. (2, 3) Cumhuriyetin ilk yıllarında sıtma ile mücadele kapsamında, bataklıkların kurutulması, hastaların parasız olarak kinin ile tedavi edilmesi, ve DDT ile sivrisineklerin öldürülmesi ile Düzce sıtmadan arındırılmıştır. (4) 


Bulaşıcı hastalıklarla geçen yılların hatırasının silinmemesi, ve belki de tüberkülozun gerçekten de aile içinde yakın temas nedeniyle kuşaktan kuşağa aktarılması, hocamızın ve diğerlerinin gözünde Çerkeslerin hastalığa yatkın olduğunu düşündürtmüş olabilir. Bazı ırkların enfeksiyon hastalıklarına bağışıklığının düşük düzeyde olduğu ve bu hastalıklardan ölüm riskinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Amerika yerli nüfusunun büyük bir kısmının, Avrupalıların getirdiği çiçek hastalığının salgını nedeniyle öldüğü bilinmektedir. (5) 


Tüberküloz, Mycobacterium tuberculosis tarafından meydana getirilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Bu mikro-organizma ile karşılaşan insanların yüzde 10’u, özellikle akciğerde aktif enfeksiyon geliştirirken, yüzde 90’ında enfeksiyon bağışıklık sistemi tarafından sınırlanır ve ‘sessiz’ yani latent düzeyde tutulur. Bu aşamada bağışıklık hücreleriyle, tüberküloz mikrobu arasındaki etkileşimde son yılllarda keşfedilen ‘toll-like reseptör’ (TLR) moleküllerinin rol oynadığı gözlenmiştir. Amerikan yerlisi kökenli Meksikalılarda tüberküloz sık görülmektedir ve onların TLR molekülleri incelendiğinde, TLR9 genindeki bir mutasyonun (polimorfizm) tüberküloza yatkınlık ile ilişkili olduğu gözlenmiştir. (6) 


Mülteci olmanın getirdiği açlık, kötü hijyen, soğuğa maruz kalmak ve sıtmanın endemik olduğu bir bölgede yaşamak zorunda bırakılmak, doğal olarak enfeksiyon hastalığı sıklığını arttıracaktır, ve kalıtsal bir bağışıklık yetmezliği bulunduğu anlamına gelmemelidir. Günümüzde benzer sorunlar savaş bölgelerinden kaçan mültecilerde de görülmektedir. Örnek olarak Suriye'deki iç savaştan kaçan mültecilerde polyo, kızamık, tüberküloz, layşmanyoz, kolera ve tifo vakaları bildirilmiştir. (7) 


Çerkeslerde gerçekten de enfeksiyon hastalıklarına eğilim olup olmadığı, ancak ve ancak bu grup içindeki enfeksiyon epidemiyolojisinin saptanması ve bağışıklık sistemi ile ilgili genlerin incelenmesi ile mümkün olacaktır.


Çerkeslerde Tip 2  Diyabete Yatkınlık

Şekerli diyabet (diabetes mellitus) kan şekeri düzeylerinin ayarının bozulmasından kaynaklanan ve birçok organı etkileyen bir hastalık durumudur. Başlıca iki ana tipi bulunmaktadır.  Tip 1 diyabet pankreasın kan şekeri düzenleyici hormon olan insülini üretememesi sonucu görülür ve daha çok çocuklarda ve gençlerde görülür. Tip 2 diyabet ise insülin hormonuna direnç gelişmesi sonucu görülür ve daha çok erişkinlerde rastlanır. Tip 2 diyabet, şişmanlık ve hareketsizlikle yakından ilişkilidir. (8) Tip 2 diyabetin dünya üzerindeki sıklığı bütün bölgelerde artmaktadır, ve dünya nüfusunun yüzde 8 gibi önemli bir kısmını etkilemektedir. (9)


Çerkeslerde tip 2 diyabet sıklığı ile ilgili iki araştırma İsrail ve Ürdün'de gerçekleştirilmiştir. Ürdünlü Çerkeslerde tip 2 diyabet sıklığı % 9,6;  İsrailli Çerkeslerde ise % 12 olarak saptanmıştır. (İsrail'deki araştırma daha yaşlı hastalar içermektedir). Tabloda bu araştırmalarda elde edilen sonuçlar gösterilmektedir:

Görüntünün olası içeriği: yazı

Dajani ve ekibi tarafından gerçekleştirilen araştırmada Çeçenlerdeki tip 2 diyabet sıklığı % 10,1 düzeyinde, yani Çerkeslerin sıklığına benzer düzeyde bulunmuştur. 


Bu oranlar Türkiye'den elde edilen oranlarla karşılaştırıldığında çok yüksek değildir. Türkiye'de 25-74 yaşları arasında tip 2 diyabet sıklığı 1997'de % 7,5 iken, 2010'da % 16,2 olarak tespit edilmiştir. (12) Şişmanlığın ve hareketsizliğin artması nedeniyle bütün dünya üzerinde tip 2 diyabet sıklığı yükselmektedir. 


Tabloda verilen her iki araştırmada da şişmanlık ve hareketsizlik dışında, ailede (kardeş ya da ebeveynlerde) diyabet öyküsü bulunmasının önemli bir risk faktörü olduğu tespit edilmiştir. Diyabet riski yaş arttıkça yükselmektedir ve 65 yaşın üzerinde % 25'in üzerine çıkmaktadır. Tip 2 diyabet, ayrıca erkeklerde kadınlara göre biraz daha yüksek oranda görülmektedir. Sigara kullanımının da diyabet riskini ciddi oranda arttırdığı gözlenmiştir. (10, 11)


Her iki araştırma da, Çerkeslerde etnik gruba has kalıtsal bir diyabet riski olup olmayacağını sorgulamıştır, ancak sonuçlar artan diyabet sıklığının asıl sorumlusunun yaşam tarzındaki değişiklikler olduğunu düşündürtmektedir. Çerkes mutfağının et ve hamur işine dayanan yemekleri, Kafkasya'nın hareketli yaşam tarzına uygundur, ancak bilgisayar başında oturarak iş yapan ve çok az egzersiz yapan bireyleri çok çabuk şişmanlatacağı kesindir. Özellikle de ailede diyabet öyküsü olan şişman ve hareketsiz bir bireyin, hangi etnik grubun mensubu olursa olsun, tip 2 diyabet geliştirmesi kaçınılmazdır.


Kaynakça:

1- Foote. Constantinople (from our own correspondent). The Lancet. Ocak 30: 140, 1864

2- Vikipedi:  Samandere ve Derdin sayfaları, erişim 9 Temmuz, 2017

3- http://www.cerkesya.org/pages/cerkes-koyleri/item/3318-istilli-koyu-duzce-merkez

4- Tuğluoğlu F, Türkiye’de Sıtma Mücadelesi (1924-1950). Türkiye Parazitoloji Dergisi, 32 (4): 351 - 359, 2008

5- Wikipedia: Native American disease and epidemics, erişim 9 Temmuz, 2017

6- Torres-Garcia D ve ark. Variants in toll-like receptor 9 gene influence susceptibility to tuberculosis in a Mexican population. J Transl Med. 2013 Sep 21;11:220.

7- Leblebicioglu H, Ozaras R. Syrian refugees and infectious disease challenges. Travel Med Infect Dis. 2015 Nov-Dec;13(6):443-4.

8- Wikipedia: diabetes mellitus, erişim 10 Temmuz, 2017

9- Fogelholm M ve ark. PREVIEW: Prevention of Diabetes through Lifestyle Intervention and Population Studies in Europe and around the World. Design, Methods, and Baseline Participant Description of an Adult Cohort Enrolled into a Three-Year Randomised Clinical Trial. Nutrients. 2017 Jun 20;9(6).

10- Haron Y ve ark. Type 2 diabetes among Circassians in Israel. Isr Med Assoc J. 2006 Sep;8(9):622-6.

11- Dajani R ve ark. Diabetes mellitus in genetically isolated populations in Jordan: prevalence, awareness, glycemic control, and associated factors. J Diabetes Complications. 2012 May-Jun;26(3):175-80.

12- Sözmen K, Unal B, Capewell S, Critchley J, O'Flaherty M. Estimating diabetes prevalence in Turkey in 2025 with and without possible interventions to reduce obesity and smoking prevalence, using a modelling approach. Int J Public Health. 2015 Jan;60 Suppl 1:S13-21.


Bülent Özgönenel, MD22 Temmuz, Detroit- Michigan



Bu yazı toplam 4659 defa okundu.





Mahmut Ilbey

Doktor bey bizlerde eksik olan şeyi yazarak bizi tamamladiniz. Çok mutlu oldum. Epey bir malumat almış olduk. Yeni yazilarinizi heyecan ile bekliyor olacağım. Selam ve hurmetlerimle.

25 Temmuz 2017 Salı Saat 20:41
Nart Mamruk

Çok önemli bir araştırma ve son derece eksik olduğumuz konular. Biliyorsunuz Ruslar Kabardeyi salgın hastalıklar yayarak bitirmişlerdi. Mücadele hayatının her alanında ve her şeye hazırlıklı olmalıyız.
Teşekkürler Bülent bey.

23 Temmuz 2017 Pazar Saat 13:00
Selma Nursel

Merhaba Bulent bey, sizi Kuzenim Dus Dr.Aynur hanim'in oğluna çok benzettik.Murtaza Õzgenenel neyiniz? Samsun'da halen akrabalariniz ve halaniz Durdane yasiyor mu? Babam Cevat (rahmetli) ve Kübra Seyok u Ustanbul Üskudar'i hatirladiniz mi? Eğer bu bilgiler dogru ise tanitkarsaniz seviniriz..Iyi calismalar

22 Temmuz 2017 Cumartesi Saat 23:02
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net