Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hatko Erol Anar
Bir ‘Darbe’nin ve Toplumun Sosyolojisi Üzerine Notlar
19 Temmuz 2016 Salı Saat 16:10


Her tūr askeri darbeye karþýyým bunu söyleyeyim önce. Bazý olaylar vardýr ki, ne olduǧundan çok sonuçlarýyla önemlidir. Gerçek bir darbe giriþimi ya da dūzmece bir tiyatro oyunu da olsa, bu olayýn ne olduǧundan çok sonuçlarý önemlidir.


Diǧer yandan demokratik haklarý yok sayanlarýn, sansūr uygulayanlarýn, gazetecileri ve diǧer insanlarý en kūçūk eleþtiride yargýlayanlarýn, hapse atanlarýn bunu bir “demokrasi bayramý” olarak sunmalarýna da kimse inanmaz.


Ayrýca bu olayý bahane ederek “idam cezasý getireceǧiz.” diyerek, gözdaǧý vermeleri de ilan ettikleri ‘demokrasi bayramýna’ hiç uymuyor.


Diǧer yandan Gūlen hareketinin de eski ortaǧý AKP’den hiçbir farký yoktur sonuç olarak. Ýkisi de yýllarca birbirinden beslenmedi mi?


Ezanlarla cihada gider gibi insanlar sokaǧa çaǧýrýldý, teslim olan askerin kafasý kesildi, linç görūntūleri yaþandý. Din, her zamanki gibi siyasal anlamda kullanýldý.


Kendi çýkarlarýný, toplumun çýkarlarýnýn önūne koyan bir anlayýþ; daha doǧrusu kendi çýkarlarýný toplumun tūmūnūn çýkarlarý gibi gösteren ve kendi varlýǧýný da demokrasinin teminatý olarak gören bir anlayis. Ölen insanlara yazýk oldu.


Ýktidarda olduǧunda demokratik hak ve özgūrlūkleri baský altýna alacaksýn, kendin ihtiyaç duyduǧunda “demokrasi ve özgūrlūk” diye baǧýracaksýn. Demokratik hak ve özgūrlūkleri yalnýzca kendi ihtiyacýn olduǧunda hatýrlayacaksýn, ama iktidarda iken insanlara da nefes aldýrmayacaksýn. Ýþte olayýn paradoksal yaný da bu.


Yeni bir 28 Þubat’a ve maǧdur edebiyatýna ihtiyacý vardý iktidarýn. Þöyle ya da böyle bu elde edildi, ayný zamanda insan haklarýný, demokratik haklarý çiǧneyenler bir anda dūnyaya kendilerini ‘demokrasi kahramaný’ ilan ettiler. Maǧdur edebiyati daha yýllarca sūrecek.


Nietzsche’nin sözūnū hatýrlayanlar oldu bu sūreçte: “Seni öldürmeyen þey, seni güçlü kýlar.”


Þimdi denildiǧi gibi baþkanlýǧa giden yol açýldý (ömūr boyu baþkanlýk), en kūçūk demokratik hak kýrýntýlarýný dahi ortadan kaldýrmaya çalýþacaklar. Görūnen o ki, AKP daha da gūçlenerek çýktý bu olaydan ve artýk toplumsal kutuplaþma daha da keskinleþebilir.

Adýna ister “fettulahcý darbe”, ister “tiyatro oyunu” ne derseniz deyin, 15 Temmuz Tūrkiye”de yeni bir dönemin baþladýǧý tarihtir. Ýktidar istese de bulamayacaǧý bir koz elde etti kendi açýsýndan dūnya kamuoyu önūnde. Daha bir gūn geçmeden Tūrkiye’nin dört bir yanýndan taciz haberleri geliyor kadýnlara, Kūrtlere, laiklere ve diǧer toplumsal kesimlere yönelik.


Bundan sonra ne olabilir?

Diǧer yandan zaten son yýllarda altyapýsý kurulmaya baþlanan parti devlete geçilecektir adým adým. Ve tasfiye yalnýzca kemalist, sosyalist, fettullah gūlenci ve AKP karþýtý diǧer kesimlerle sýnýrlý kalmayacaktýr. Bunun sonuçlarý da bence þöyle olacaktýr.


*Topluma “ya benim tarafýmdasýn ya da karþý taraftasýn, hainsin.” mesajý verilecek ve insanlar taraf olmaya zorlanacaktýr.


*Muhalefet iyice ezilecek ve her þey “darbe” bahanesinin arkasýnda yapýlacaktýr.


*Paradoksal olarak da dūnyaya “demokrasi” oyununu oynamaya devam edecektir parti devlet. Özellikle Mýsýr ve hatta Suriye yönetimi ile ilgili “iyi” iliþkiler geliþtirilebilir. Ýktidar dýþarýda “barýþ” yapýp, nefes almaya çalýþýrken, içeride ise açýk bir diktatörlūk rejimine giden yolu iyice açacaktýr.


*AKP karþýtý cepheye olan baský yalnýzca devlet gūçleriyle sýnýrlý kalmayacaktýr; toplumsal olarak da özellikle dinci faþist gerici gūçler ve mafyatik yapýlar “de facto” olarak açýk saldýrýlara ve tacizlere baþlamýþtýr (Son bir iki gūndūr gerçekleen Gazi mahallesine, Armutlu’ya ve Tuzluçayýr’a olan saldýrý denemeleri gösteriyor), bunun dozu giderek artacaktýr.


*Din toplumsal yaþamda giderek aǧýrlýǧýný arttýracak özellikle radikal Ýslâmcý cihatci örgūtler ve tarikatlar iyice açýk olarak devletin yedek gūcū olarak görevini yerine getirecektir. Ýnsanlar artýk Ýstanbul’da bile barlarda, restoranlarda korkmadan içki içemeyeceklerdir. Azýnlýklar, Aleviler, farklýlýklar da hedef alýnacaktýr. Bunlarý yakýn tarihe baktýǧýmýzda net olarak görebiliriz. Her alanda tek tipleþtirmenin dozu iyice artacaktýr.


*Hūkūmet gibi dūþūnmeyen herkes iþini kaybedebilir ve ‘darbeci’ suçlamasýyla hapse de atýlabilir. Özellikle muhalif olan insanlar. Gazetelerde, siyasi suikastlarýn olabileceǧine yönelik haberler de var. Her þey mūmkūndūr bu sūreçte.


*Zaten demokrasiden ve özgūrlūklerden yana olmayan Fettullah Gūlen hareketi ise her açýdan tūkenmiþtir ve toplumsal meþruiyetini de yitirmiþtir.


*Toplum kūçūk çaplý bir iç savaþa götūrūlebilir de belki ve böylece būyūk çapta tasfiyeler olabilir.


*Artýk būtūn medya ‘yandaþ medya’dýr. Öyle olmayý reddeden birkaç gazete ve haber sitesi de (Özgūr Gūndem, Evrensel, Solhaber, Birgūn, Sendikaorg vb…) kapatýlabilir ve ūzerlerindeki baský arttýrýlabilir. Sözcū, Cumhuriyet gibi gazeteler þimdiden mesajý almýþ ve ‘demokrasi bayramýný’ kutlamaktadýrlar. Doǧan Medyasý ise hazýrol pozisyonundadýr. Bunlar zaman zaman hūkūmete yönelik kūçūk eleþtiriler getirse de, ‘yönetilen ve höt denildiǧinde susan muhalefet’ olmaktan öteye gidemeyeceklerdir þimdiye dek olduǧu gibi. Diktatörlūkte bile görūnūþte ‘muhalif’ ama özūnde sistem yanlýsý gūçlere ihtiyaç vardýr.


*Legal alanda siyaset yapan Kūrt siyasetçiler, sendikacilar… tasfiye edilerek hýzla cezaevine konulabilir. Ayný þekilde emek-demokratik kitle  örgūtleri de bu baskýnýn altýnda olacaktýr.


*Zaten birçok insan þimdiden ‘darbe’ye karþý olduǧunu ve sivil iradenin yanýnda olduǧunu açýklayarak, -aslýnda bunu bahane ederek- AKP saflarýnda sýraya girmiþtir. Oysa darbeye karþý olurken, bu uygulamalarý yapan hūkūmete de, cemaate de, dinci radikal tarikatlara, örgūtlere de da karþý olmak gerekmektedir. “Tam itaat ve biat” istenmektedir.


*Cumhurbaþkaný Baþdanýþmaný Þeref Malkoç, darbelere karþý vatandaþýn meþru müdafaa hakkýný savunmasý için ruhsatlý silah alýnmasýnýn önünün açýlacaðýný söyledi gazetelerdeki haberlere göre. Bu da devlete yedek ‘yardýmcý’ dinci faþist gruplarýn silahlandýrýlmasýna yūnelik bir adým olabilir.


*“Batý’dan “Dogu’ya emperyalist gūçler ve devletler ise, bu oyuna ses çýkarmayacak ve kendi çýkarlarýný korumaya devam edeceklerdir. Zaman zaman bazý kūçūk eleþtirilerde bulunsalar da, her þeye göz yumacaklardýr þimdiye dek olduǧu gibi.


Būtūn bu faþizan uygulamalar ise ‘demokrasi bayramý ve darbecilerin tasfiyesi’ maskesiyle oynanacaktýr.


Her þey iktidar için ne yazýk ki, tarihin tekerleǧi böyle döndū þimdiye dek. Bu oyunu yalnýzca gerçek demokrasiyi, barýþý, eþitliǧi ve özgūrlūǧū isteyen demokrasi gūçler bozabilir.


Ne mutlu her tūr iktidara karþý olanlara…


Ne mutlu kendi kiþisel dar çýkarlarýndan, dūnyaya bakmayanlara…


Ne mutlu cemaatin, darbecilerin, askerin ya da hūkūmetin yolunda deǧil,


insanlýǧýn,


sanatýn,


bilimin,


ortak toplumsal çýkarlarýn,


insan haklarýnýn,


eþitliǧin,


kardeþliǧin,


barýþýn


ve özgūrlūǧūn


yolunda ilerlemeye çalýþanlara…


Ne mutlu insan olabilenlere…


dunyalilar.org



Bu yazı toplam 6133 defa okundu.





Kuzeyli (Temir)

Selam olsun söylediklerine erol abi.

Wuzýnþev!

17 Ağustos 2016 Çarşamba Saat 20:27
ali nart

CHERKESSIA.NET YETKiLiLERÝ, cafrandre.org sitesinde erol anar'in yazisini sitenizde yayinlamanizi oneririm. bjedug çelej.

28 Temmuz 2016 Perşembe Saat 13:37
Sitemizin hiçbir vakýf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayýnlanan tüm materyallerin her hakký saklýdýr. Sitemizde yayýnlanan yazý ve yorumlarýn sorumluluðu tamamen yazarýna aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazý kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 Ýletiþim: info@cherkessia.net