Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
H. Yaşar Nogay
ADDER’İN ULUSLAR ARASI DİL SEMPOZYUMU:
17 Aralık 2014 Çarşamba Saat 21:10
22-23 Kasım 2014 tarihlerinde iki gün süren sempozyum İstanbul, Taksimde Hill Hotel konferans salonunda gerçekleşti. Sempozyum programını hazırlayan ve uygulayan ADDER, (Adığe Dil Derneği)  başarılı bir çalışma sergiledi. Derneğin başkanı Ali İhsan Tarı ve ekip arkadaşlarını kutlamak lazım.

Bu sempozyum un en belirgin özelliği, programın başından sonuna kadar (ADIĞABZE) ADIĞECE gerçekleşmiş olmasıdır ve Türkiye de bu bir ilktir. 

 ADIĞE DİLİ  öğretim çalışmalarını uzun yıllardır azimle ve heyecanla sürdüren Ali İhsan bey, Bu konuda internet tekniklerini  büyük bir ustalıkla kullanıyor. Aynı zamanda, ADIĞE dilini bilen ve konuşan herkesi çalışmalara katılmaya davet ediyor, herkesin eleştiri ve katkılarını bekliyor. Bu çağrıları yaparken son derece  iyi niyetli, samimi ve heyecanlı olduğunun yakın şahitlerindenim.

Uzun yıllar, azim ve heyecanla sürdürülen çalışmaların ürünü, yetiştirdiği onlarca öğretmen, yüzlerce öğrenci, ve binlerce izleyicisi ile ortada. Bu sempozyum ise başarının başka bir boyutunu ortaya koymuştur. DİL- DER projelerinin uluslar arası kurumlarca da kabul görmesi ve Avrupa Birliği Fonlarından destek alması önemlidir. Ayrıca Ana vatan Kafkasya’dan, Kabardey B. Cumhuriyetinden  ve ADIĞE Cumhuriyetinden, akademisyenler, dil uzmanları ve gazetecilerden oluşan 16 kişi, Ürdün, İsrail ve Hollanda dan, ve Türkiyenin muhtelif illerinden çok sayıda dil uzmanı ve katılımcıların sempozyumda yer almaları  ayrı bir boyutunu göstermektedir.  

Sempozyum çalışmaları, çok başarılı bir organizasyonla, son derece verimli bir ortamda devam ederken, ALFABE konusu sıkça gündeme geldi. DİL DER in çalışmaları ve öğreti sistemi LATİN alfabesi tabanlı olduğu için, Olayı KRİL alfabesinden vazgeçmek gibi algılayanların endişeleri vardı. 

Yapılan tartışmalar ve açıklamalar sonunda bu husus  açıklığa kavuştu ve tereddütler ortadan kalktı. Dili öğrenmek isteyenler için, alfabenin sorun olmadığı, ADIĞE dili ve kültürünün Ana vatandaki, 90 yıllık birikimler KRİL alfabesi ne dayalı olduğu için, KRİL alfabesinden vazgeçmenin mümkün olamayacağı, ancak dili öğrenmede ve yazışmada her iki alfabenin kullanılabileceği, başta Prof. Dr. Bırsır Batırbiy olmal üzere tüm uzmanlar ve akademisyenler tarafından ifade edildi. Yeter ki bu milletin mensupları, ADIĞE dilini öğrensinler, konuşsunlar ve çocuklarına öğretsinler.  

Çerkes toplumunun başından geçen felaketler sonucu, 150 yıldan beri süregelen ASİMİLASYON, toplumun dilini yok olma sürecine yaklaştırdı. Bu gerçeği içine sindiremeyen  duyarlı ve bilinçli çerkesler, duruma seyirci kalmayıp, harekete geçtiler. Bu konuda bireysel olarak en fazla çaba sarf eden Sn. Ali İhsan Tarı uzun yıllardır internet tekniklerini büyük bir ustalıkla kullanarak, canla başla çalışmakta. Oluşturduğu çalışma sistemi ile, ADIĞABZE dilinin unutulmaya, yok olmaya yüz tutmuş sözcüklerini, kelimelerini ve deyimlerini ortaya çıkararak, hem dilin zenginliklerini ortaya çıkarmakta, hem de, Dünyanın hangi köşesinde olursa olsun, ADIĞABZE öğrenmek isteyenlere, kurduğu internet sistemi ile hizmeti ayaklarına taşımaktadır.

Bu sistemde çalışmalar, şimdilik FACEBOOK ve İNTERNET RADYO kanalları ile sürdürülüyor. Yakın gelecekte İNTERNET TV yönteminin devreye girmesi ile daha kolay ve etkili öğretim hizmetinin başlaması bekleniyor. Bugünkü acil ihtiyacımız, yetişen nesillerin, atalarının dilini ana dili gibi öğrenmeleri, konuşmaları ve yazmalarıdır. Hangi lehçe ile ve hangi alfabe ile olursa olsun, önemli olan ADIĞABZE mizi ölü dil konumuna düşürmemektir. 

Allah kısmet ederde, ADIĞABZE Ana Vatanda resmi dil olarak tüm işlevleri ile kullanılır hale gelirse,  alfabe de yerine oturur, bilim, edebiyat ve teknik alanlarda işlerliğini kazanır. Bu bakımdan geleceğe hazırlanmak, dilin bir şekilde öğreniliyor ve konuşuluyor olması ile mümkündür. 

DİL DER in bu çalışmalarının LATİN alfabesi tabanında yapılması, KRİL alfabesinin kullanılmadığı ülkelerde, insanlara kolaylık sağlaması bakımından önemli olduğu gibi, GOOGLE ve  MİKROSOFT gibi yaygın uluslar arası sistemlerde yer alarak, Yer yüzünde her kesin kolay ulaşabileceği hale getirilmesi bakımından çok önemlidir.

Esasen, ana vatanda ADIĞECE yazı dili süreci başlamadan önce, diaspora da Arap ülkelerinde Arap harfleri, Türkiye de, İstanbul da ise Latin harfleri ile yazılı eğitim süreçleri yaşanmıştır. Hatta Ana Vatan’a da LATİN tabanlı alfabe ile eğitim sistemi taşınmıştı. Doğrusunu kabul etmek gerekir ki ne Latin, ne Kril ne de Arap alfabeleri, ADIĞE dilinin ses zenginliğine cevap verecek durumda değildir. Ama ne yazık ki, ADIĞABZE  için yapılmış özel bir alfabe mevcut değil. Yeryüzünde mevcut en yaygın kullanılan alfabelerden faydalanmaya çalışıyoruz. 

Ancak, göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek daha var. Türkiye de demokratikleşme sürecinin başlaması ile birlikte, önce derneklerimizde dil kursları açılmaya başladı. Daha sonra Devlet eliyle, yaşayan dillerin öğrenilmesi ve yaşatılması amaçlı, ilköğretim kurumlarında dil sınıfları, üniversitelerde dil kürsüleri kurulmaya başladı. Bu gelişmeler KAFFED in kurumsal girişimleri ile, Ana Vatan da kullanılan KRİL alfabesi tabanlı olarak şekillendi ve MEB müfredat programlarında yer aldı. KAFFED in yerleşmiş olan bu sisteme rakip veya alternatif gibi gözüken LATİN tabanlı alfabe girişimlerini reddetmesini doğal ve haklı görsek de,  KAFFED yönetiminin kendi bünyesi dışında gelişen bu tür çalışmalara, yapıcı, hoşgörü ve diyalog yolu ile yaklaşmak yerine, önemsemeyerek ve muhatap kabul etmeyerek dışlaması, istenmeyen çatışma ortamlarını yaratmaktadır. 

Bu gibi meseleler sorun haline gelmeden, karşılıklı diyalog ve yapıcı yaklaşımlarla çözülebilir aslında. KAFFED e muhalefet eden kişi veya grupların, bu çalışmaların içinde veya yakınında bulunmalarını da sorun olarak görmemek lazım bence. Büyük kurum olmanın gereği, meseleleri büyütmek değil küçültmek, mimimize etmek olmalı.

Dileğimiz, ADIĞABZE nin, öncelikle yaygın öğretimi için, yapılan her çalışmanın, her girişimin çatışma konusu olmak yerine, işbirliği alanı halinde desteklenmesi,  dili öğrenmenin çocuklara ve gençlere sevdirmesidir. 

Aynı zamanda, dil çalışmalarını sürdüren dernekler ve KAFFED dahil tüm kurumlarca, alfabe sorununun ikinci plana konarak, iş birliği halinde, mevcut imkan ve sistemleri verimli kullanmaları ve kadim dillerimizin daha fazla öğrenilmesine destek olmalarıdır.   


Bu yazı toplam 2838 defa okundu.





MERETIKOE Fehmi TÜMER

THAMATER THAM ĞEŞ`E ĆIHA KOÉT

17 Nisan 2015 Cuma Saat 02:19
Degumko İlyas (Samsun)

Yaşar bey aslında alfabe konusu tartışmak bizim için lüks.Zira çok zamanımızda yok hani. Çerkesce konuşanların sayısı hızla azalıyor. Konuşmanın günlük dil olarak kullanılamadığı yerlerde birde alfabe tartışmalarının ortaya çıkması bence doğru değil. Bu arkadaşlar da olan enerjilerini olanaklarını bu yönde kullansalar daha iyi olru kanaatimce.


saygılar

20 Aralık 2014 Cumartesi Saat 23:28
Wotey

Yaşar abi. Sonuç?

Kril mi Latin mi?

19 Aralık 2014 Cuma Saat 12:14
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net