Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tegulan Yakup Temel
ÇERKESÇE, SOÇİ, SURİYE...
14 Nisan 2013 Pazar Saat 00:20
Bir ulusun varlığının korunmasında ve geliştirilmesinde, ana dilinin önemi herkes tarafından bilinen ve kabul edilen bir gerçektir.

Bu farkındalık son zamanlarda daha da artmış olup, bu konularda çalışmalar ve toplantılar daha sık yapılır hale gelmiştir.

Bu toplantıların biri de, panel söyleşi şeklinde, geçen akşam İstanbul Şamil Vakfında yapıldı.

Kafkas Dilleri  başlığı altındaki bu toplantıya Amerika, Hollanda, Kanada, İngiltere ve Türkiye’den dilbilimcileri ve bu konular ile ilgili olarak çalışmalar yapan kişiler katıldı ,

Çerkesya ‘dan da konukların geleceği ilan edilmişti ancak gelemedikleri söylendi.

Toplantıda esas olarak Çerkesçe ve diyalektleri konu edilmiş olup konuşmalar  daha çok ’kiril  ve latin‘ alfabesi  tartışmaları ekseninde geçti. Alfabe konusundaki  bu tartışmaların ,bir sonuca  bağlanmadan daha uzun süre devam edeceği görülmekte .

Alfabe konusu teknik bir sorun olmakla birlikte, diyasporanın, bu gün için Çerkesya‘daki  yapılanmadan bağımsız bir yol izleme lüksüne sahip olmadığı kanısında olduğumu  belirttikten sonra ,asıl  bu toplantı ile ilgili aklımda kalanlar, biri Hollandalı, diğeri Kanadalı olan iki dil bilimcinin yaptıkları tespitler oldu.

Bunlardan ilki  Hollanda‘lı konuşmacının şu tespitleriydi;

‘’Günümüzde , dünyada yaklaşık 6000 civarında dil konuşulmakta olup, 200  yıl sonra bunların ancak  500 ‘nün kalacağı öngörülmekte. Diyasporalarda azınlık olarak yaşayan toplumların, bu arada Çerkeslerin, anavatanları dışında ana dillerini ( dolayısıyla kimliklerini ) koruyabilmeleri  mümkün değildir ‘’.

İkincisi ise Kanadalı araştırmacı ve dil bilimciye aitti ;

‘’Putin, Olimpiyatlar için Soçi ‘yi seçmekle aslında Çerkeslere büyük bir iyilikte  bulunmuştur. Çünkü böylelikle, dünyaya kendilerini tanıtmaları ve soykırım ve sürgünü  anlatmaları için büyük bir fırsat sunmuştur.Tabi ki bu fırsatı değerlendirebilirlerse..’’

Her iki konuşmacının tespitleri bilinmeyen konular değil ancak bu gerçekleri  yabancılar dan da duymak ilginç oldu.

Bu tespitler , bizim öteden beri savunduğumuz, anadil konusunun temelde  siyasi bir sorun olduğu,  ancak anavatanda siyasi  bir birlik sağlanması, belli bir coğrafya ve nüfus yoğunluğu  oluşturulması durumunda  anadilimizi ve kimliğimizi koruyabileceğimiz  şeklindeki görüşlerimiz ile de örtüşmekte.

Ayrıca, savaşın ortasında kalmış Suriye Çerkesler’inin, asimilasyonun  kaçınılmaz olduğu bir diyaspora ülkesinden bir başka  diyaspora ülkesine gitmeleri yerine , bu yönde bir çok engellemeler olmasına rağmen, bütün şartlar zorlanarak  mümkün olduğu  kadar anavatanları  olan Çerkesya‘ ya  yönlendirilmeye çalışılması gerçeği de bu tespitler içinde saklı.

Gene  aynı şekilde, Soçi Olimpiyatlarına  karşı çıkarken, sürgün ve soykırımın  Rusya Federasyonu tarafından tanınmasının sağlanması ve bu durumun telafisi yönünde , karşımıza çıkan bu fırsatın değerlendirilmesi  doğrultusundaki görüş ve çabalarımız , bu konuşmacının görüşleri ile paralellik arz etmekte.

Toplantıya, Nalçik ve Maykop ‘tanda konuşmacılar davet edilmişti. Eğer gelebilselerdi onlara da şu şekilde bir sorum olacaktı;

‘’Gerek Rusya Federasyonu’nun anayasasında gerekse Kaberdey –Balkar Cumhuriyetinin anayasasında Çerkesçe, Rusça‘nın yanı sıra resmi dil olarak geçmekte. Peki niye parlamentoda, hükümette, bakanlıklarda ve diğer devlet organlarında Çerkesçe hiç kullanılmamakta?’’

Bu soruya ne derecede tatmin edici bir cevap alınabilirdi o belli değil  ancak hem diyasporada hemde anavatanda  işlenen ’Anadil ailede öğrenilir, sizde evlerde öğretin,evler de konuşun ‘kandırmacasının artık işlemediği açık.

O akşamki konu ile ilgili olmamasına rağmen, toplantının organizatörü ve modaratörü olan sayın Mühittin Kandur ‘a da, hazır çok zamandır sormak istediğim bir soruyu soracaktım;

‘’Ödül almış olan son çevirdiğiniz sinema filmine neden ADİGE ismi koymadınız da ÇERKES  ismi koydunuz?’’

Ama  bu soruyu sorma fırsatım olamadı….

Bu yazı toplam 3276 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net