Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kube Nurhan Fidan
KÜRT SORUNU EHLİLEŞİNCE ‘’ÇERKES’’ HASAN CEMAL NEDEN İŞİNDEN OLDU?
21 Mart 2013 Perşembe Saat 00:52

‘’Maruz kalmak başka bir şey, tercih etmek başka…’’


****


İmralı tutanaklarının milliyet gazetesinde (Erdoğan Demirören’in olanı) yayınlanması krizi Hasan Cemal’in kellesinin verilmesi ile yatıştırıldı. Ne hazindir ki ‘’Kürt sorunu diye bir şey yok’’ denilen mesut mutlu günlerde bile Kürt sorunu realitesini bu millete bıkmadan usanmadan anlatıp, bu sorunu ehlileştirmek için Kandil dağına neredeyse her 6 ayda bir sefer düzenleyen Hasan Cemal, bu ulvi yolda gözden çıkarılan ilk ‘’adanmış’’ olmayacak sonda olmayacak. Başka ‘’adanmışların’’ mağduriyeti ile ilgili kul kelamı etmek nasip olur mu bilmem ama, Çerkes olması hasebiyle onun Kürt sorunu üzerinden oluşan mağduriyetini tuhaf bir ironi olarak görebiliriz belki de. Çerkes milleti aidiyetsiz adanmışlar konusunda mümbit bir vahadır. Ne yana baksan ait olduğu kimliği misafir oyuncu gibi taşıyan ancak söz konusu başka kimliklerin hakları - mücadeleleri olunca sahiden çalışkan azimli insanlarımız oldu olacak da.


Konumuz ‘’neden böyle oluyor’’ mızmızlanması tabi ki değil. Zira böylesi durum tespiti mızmızlanmalarının zamanının çoktan geçtiğini bilmemek abesle iştigal sayılabilir. Nede olsa dünyamız çok hızlı ve dünün mağdurları bugünün mağrurları olarak öyle pek de dert dinleyecek format da olmuyor. Hem niye dinlesin. Kendisi için zerre-i miskal adım atmayı beceremeyen bir halkın neyine koltuk deyneği olunur ki?


Türkiye’nin son çeyrek yüzyılda demokrasi ve özgürlüklere kalemiyle katkıda bulunmuş kuşağının en özeleştiri sahibi gazetecilerinden biri olan Hasan Cemal, onca uğraştığı didindiği kürt meselesi için yazdığı gazeteden çıkarılıyor. Buda Çerkeslerin toplumsal süreçleri içinde hep varolagelen ve şaşırtıcı olmayan bir durum zaten. Bizde Hasan bey’e bir çağrı yapalım o halde, ‘’Kürt sorunu artık size ihtiyacı olmayacak mutlu sona doğru gidiyor, ancak Çerkes sorunu olduğu yerde duruyor "Hasan abi"…’’


2009 da CC de yayınlanmış bir yazım aklıma geldi Hasan Cemal ile ilgili bu toz duman gündemde. Belki kimi zaafları da içeren satırlar olabilir içinde. Hasan abi olgunluk göstersin ne yapalım..


****


2009’da CC de yayınlanan yazı.


ÇERKES HASAN CEMAL, KÜRT SORUNUNU ÇÖZER Mİ?


İnsan merak etmeden duramıyor, acaba bu ülkedeki Kürt sorununu açıktan değil de gizlice çözmek için sivil birkaç mühim adam görevlendirildi de kimsenin haberimi yok diye. Daha da detayı, bu yapılanmanın halkla ilişkiler görevi de Hasan Cemal’de sanırım. Periyodik aralıklarla Kuzey Irak’taki resmi ve gayri resmi Kürt siyasilerle ve Kandil dağındaki pkk yöneticileri ile şefkatli görüşmeler yapması (ama sadece onun yapması) neye alamettir. Başbakan'ın ''Hasan ağabeyi'' ve basın dünyasının önemsenen kliklerinden biri olması dışında, kendisini emsal gazetecilerden ayıran özelliği nedir ki? Acaba, canlı yayınlarda acı çeker gibi konuşması olabilir mi?


Hasan ağabey, belli aralıklarla Kuzey Irak, Diyarbakır ve Kandil dağına sefer düzenler. Kamuflajlı savaş muhabiri kıyafetlerini dolabından çıkarır, giyinir kuşanır, sonra ver elini Güneydoğu. Oralardaki doğa koşullarına bakıp daha genç ve cevval muhabirlerin gitmesi gerektiğini falan aklınızdan geçirmeyiniz. Zira, bu coğrafyaya yine yeniden Hasan ağabeyin gitmesi gerekmektedir. Anlaşıldığı üzere, bu mühim konuyu gençlere çarçur ettirmemeye kararlıdır.


Milliyet gazetesi de bu periyodik seferleri yeni ve enteresan bir yazı dizisi gibi tefrika eder. Eder etmesine de bu tefrikalarda yeni bir şey var mıdır, orası meçhul. Zira Hasan ağabey, yeni bir şey söylemek için değil de sanki Kürt hareketinin dağ kadrosunu sosyalleştirmek için orada olduğu izlenimi vermektedir.


Bundan önceki Kuzey Irak ve Bekaa vadisi ziyaretlerinde, henüz yakalanmamış Abdullah Öcalan ile henüz temiz bir hayata geçmemiş biraderine konuk olup, onların Kürt sorunuyla ilgili barışçıl mesajlarını diğer herkese aktararak ulvi bir görev yapmıştı. Ancak ne hazindir ki tamda bu görüşmeler yapıldıktan sonra, an itibarıyla bölgeden acıklı haberler gelmişti. Tüm bunların olmaması için, Hasan ağabeyin Öcalan biraderlerle çay içmesi maalesef ki yeterli olmamıştı.


Milliyet gazetesindeki son yazı dizisinde, malum örgütün bir numaralı yöneticisine ‘Peki sizce barışa giden yol nasıl sağlanır’ şeklinde, Hasan ağabey dışında kimsenin soramayacağı kadar girift ve özel bir soru yöneltilmektedir. Bu sahiden de karışık ve tuzaklarla dolu soruya, bir numaralı yönetici, birkaç alternatif saydıktan sonra, ‘Tüm bunlarda kabul edilmiyor ise, bir akil adamlar grubu toplansın, aralarında İlter Türkmen ve sizin gibi insanların olabileceği, oturulur konuşulur’ diyerek şahdamarına son noktayı koymaktadır. İşte Hasan ağabeye, an itibarıyla ağır bir sorumluluk yüklenmiştir. Kürt sorununun taraflarından olan bir kişi, kendisine alenen arabuluculuk görevi tevdi etmiştir bile. Muhtemel ki, bu memleket için icap ederse arabuluculuk da yapılır diye düşünerek, yüksek performans isteyen röportajına devam eder.


Öte yandan Hasan ağabey, kır gerillası söyleşilerini bu coğrafya dışına da taşısa, mesela Meksika'daki Zapatista hareketinin lideri Subcomandante Marcos’la da görüşmeler yapsa. Oradaki yönetimle Zapatistleri yakınlaştırsa, isteklerini dillendirse, sivil inisiyatif oluştursa ve Türkiye’deki sosyalleştirme tecrübelerini kullanarak gerillaların halkla ilişkilerini yumuşatsa. Şimdiye kadar sloganları ‘Ya Basta’ (artık yeter) olan Zapatistler ise, bu olumlu gelişmeler karşısında yeni bir slogan aramak durumunda kalsalar. Neden olmasın ki?


Benim değerli ve mütemadiyen tasalı Hasan ağabeyi görmek istediğim fotoğraf ise, aynen şudur:


Ayrılıkçı hareketlerle başı hala dertte olan dünyadaki tüm ülkelere gitse, hükümet güçleri ve onlara karşı olan direnişçilerle çay, kahve içip aralarındaki sorunları rehabilite edebilse ne fiyakalı olur ama. Fiyakalı olması bir yana dünyada barışla ilgili ne kadar büyük ödül varsa hepsini toplasa, bu ödül törenlerinde lirik konuşmalar yapıp aynı zamanda coşkun ve etkili olabileceğini de cümle aleme gösterse.


Peki, Hasan ağabey Kürt sorunu konusunda, tüm bu fedakar çalışmaları niçin yapmaktadır?


a) Dağdaki Kürt kadrolarını sosyalleştirmek için.


b) Kürt sorununa sahiden çözüm bulunmasını istediği için.


c) Kendi deyimiyle konforlu gazetecilikten sıkılıp, Güneydoğu dağlarında adrenalin aradığı için.


d) ‘’Brüksel'e de gideriz, Kandil'e de gideriz’’ diyerek, içindeki sınır tanımaz muhabirin ölmediğini göstermek için.


e) Milliyet gazetesinde tutunmaya çalışan genç muhabirlere ‘’biz daha ölmedik, geç bakalım kenara delikanlı’’ demek için.


Benim fikrimi öğrenmek isterseniz, yukarıdaki şıkların hepsi için olabilir. Aklıma takılan soru ise, acaba Cemal Paşa'nın torunu Çerkes Hasan Cemal bu ülkedeki Kürt sorununu rehabilite edebilir mi?


Değerli Hasan ağabeyde kendisi dışında, böyle bir ışık olduğunu gören gözler var mıdır?


Bu yazı toplam 4303 defa okundu.





EMİN (AWTLE)

Nurhan hanım sizde biliyorsunuzdur sn Hasan Cemal milliyetden ayrıldığının hemen ertesi günü Kandil'e Karayılanla röportaja gitti yine.
T24 sitesinde okudum bende.

http://t24.com.tr/yazi/karayilan-geri-cekilme-sonbahara-sarkar-kalici-baris-aponun-ozgurlugunden-gecer/6390

Ferman patronların ise dağlar bizimdir diyen Hasan abinin akil adamlar listesinde yeri sağlam kısacası.

25 Mart 2013 Pazartesi Saat 16:56
Hatko Yılmaz

KÜRT SORUNU EHLİLEŞİNCE ‘’ÇERKES’’ HASAN CEMAL NEDEN İŞİNDEN OLDU?

Artık ona ihtiyaç kalmadı. Kimsenin kürt sorunu için Türkiye adına ortam yumuşatmasına gündem yaratmasına gerek kalmadı. Bu başbakanın Hasan abisi olsa bile.

22 Mart 2013 Cuma Saat 21:55
kibishe demir- azerbeycan

eline,diline,yuregine saglik.. bi durumun, neyin ne oldğunun umuma anlatilabilmesi,konu alinan sahis ozelinden hareketle ancak bu kadar net olabilirdi...

21 Mart 2013 Perşembe Saat 22:43
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net