Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tegulan Yakup Temel
ANAHTAR KELİME; ÇERKES
07 Ocak 2013 Pazartesi Saat 20:08
Suriye Çerkesleri ile ilgili olarak KAFFED tarafından organize edilen, Rusya Federasyonu Büyükelciliği önünde, protesto yürüyüşü ve basın bildirisi eylemi yapıldı.

Diaasporada, Çerkesler ile ilgili  sorunların, Rusya Federasyonu'na yönelik olarak Rusya temsilciliklerinin önlerine taşınması, daha önceleri başka gruplar tarafından bir çok defa yapılmış olsada, KAFFED için bu  bir ilkti...

Başka bir ilkte, başta Çerkesya Yurtseverleri olmak üzere, bir çok kişi ve gruplarında bu etkinliğe destek vermeleri  ve katılımlarıydı..

Basın bildirisinde, sloganlarda ve pankartlarda hep Çerkes ve Çerkesya kelimeleri geçemekteydi..
 
Suriye Adigeleri ile ilgili olan bu etkinlikte hiç Adige ismi geçmedi..
 
Tekrar şu gerçek ortaya çıktı ;
 
Uluslararası arenada, dünya kamuoyuna  seslenirken doğal ve zorunlu olarak kullanılması gereken tanımlama, Çerkes'dir..
 
Adigeler, kendi aralarında  yine  'Adige ' ismini tabiki gene kullanacaklar ancak dünyaya kendilerini presente ederken, kimliklerini (Çerkes),  anavatanlarını ( Çerkesya)  ve dillerini (Çerkesçe) tanıtırken  'Çerkes' ismini kullanmak doğal olanıdır ve aynı zamanda zorunludur da..
 
Dünyaya açılımda, Çerkes anahtar bir kelimedir...
                                                 
PASTA'YI  BÜYÜTMEK
           
Diasporadaki miliyonlar ile ifade edilen nufus içerisinde, ulusal duyarlılığı olupta bu konularda kafa yoran ve çalışan, tüm kesimler dahil ancak 5- 10 bin kişilik bir kitle mevcut. Medya ve sanal ortamlar dahil; tüm etkinlikler bu kitle tarafından yürütülmekte, yani  'pasta'nın büyüklüğü belli..

Kamuoyunun çoğunun destek verdiği söylenen bu etkinliğe olan katılım  bir kere daha gösterdi ki,  pasta'yı büyütmekten başka çare yok..

Daha görünür, duyulur ve dikkata alınır hale gelmek için, bütün kurum ve  kuruluşların yapacakları öz eleştiri ile birlikte, tabanı genişletme ve duyarlı insan sayısını arttırma yollarını araştırmaları gerekiyor..
 
AYNI TARAFIZ, OLMAK  ZORUNDAYIZ
 
Diasporada ki tüm kurum, kuruluş, grup ve kişilerin daha güçlü bir ses haline gelebilmeleri için, yeri geldiğinde aynı tarafta oldukları, olmak zorunda kalacakları gerçeği bu vesile ile  ortaya çıkmış oldu ...
 
Medyada ve sanal ortamlar da, birbirlerini iyice tanımayan, hatta hiç görmemiş kişilerin, birbirlerini kıyasıya, bazende acımasızca eleştirmelerinin yanlışlığı  da görüldü.
 
Eleştirilerimizi yapıcı ve kişilikler üzerinden değil de fikirler üzerinden, uslubumuza dikkat ederek yapmamız, bu  bizleri daha kolay bir araya getirecek, iş birliği   yapmamızı kolaylaştıracaktır..
 
YA DİĞER KAFKASYALILAR?
 
Çerkesler ile ilgili olan bu önemli etkinlikte gözümüz diğer Kafkasyalı kardeşlerimizi aradı.
 
Kafkas Dernekleri Federasyonu'nun, bu kadar önemli  bir konuda düzenlediği  bir eylemde diğer Kafkas halklarının da  yoğun olarak desteği ve katılımı beklenirdi ,

Adigeler, Çeçen savaşı ve Çeçenya  konuşulurken, Abhaz savaşı ve  Abhazya konuşulurken, Oset savaşı ve  Osetya konuşulurken hep miting  meydanlarında hatta cephelerdeydi ..

Ama böylesi önemli ve de KAFFED için ilk olan bu etkinlikte, kardeşlerimizi  göremedik...
 
Kardeşlik karşılıklı olmalı..
 
ÇERKESÇE NEREDE?
 
Çerkesler olarak bir halk isek ve bu kimlikle kamuoyuna çıktıysak, bu gibi  zamanlarda anadilimizide ön planda tutmalıydık..

Çerkes ve Çerkesya sloganlarının yankılandığı bir ortamda Çerkesçe de olmalıydı,

Basın bildirisi Türkçe ile birlikte Çerkesçe ile de okunmalıydı..

Çerkesçenin kullanılmamış olması, çok önemli bir eksiklik olmuştur...


Bu yazı toplam 4260 defa okundu.





Cumhur Bal

Sayın Jıbğa,
Bu tartışmaya ve dolayısıyla bu yazışmalara neden olan ben değilim. Dolayısıyla kimseyle bir hesabımın olması mümkün değildir. Hiç tanışıklığım olmayan insanlarla ne hesabım olabilir ? Bir türlü anlaşılmak istenmeyen sözümü tekrar ederek bu yazışmayı sonlandırmak istiyorum. 5 ocak eylemine katılan ben ve benim gibi bir çok insanın gözünün içine bakarak siz yoktunuz diyenlere ’ hayır bizde oradaydık’ diyorum bu kadar basit. Bunun isbatı (ki zorunda değiliz) etkinlik fotoğrafları ve kaffed sitesinde yayınlanan videoda görülebilir. Esas sıkıntı ‘evet yanlış yazdık, hata yaptık ‘denip özür dilenememesidir. Bu yazışmaların uzamasının nedenide ne yazıkki budur. Herkes her şeyi biliyor. Ben herkese sağlık ve mutluluk diliyorum.

14 Ocak 2013 Pazartesi Saat 00:09
JIBĞA

Cumhur abi. Ne sen yorul nede milleti yor abi. İcraatların biliniyor Kaffed de çalıştığın sürece. İyiside kötüsüde.
Yakup abinin yazısı üserinden hesaplaşmaya girmişsin vallahi gerek yok.
Selamlar

11 Ocak 2013 Cuma Saat 19:56
Cumhur Bal

Aslında Suat Bey’e yanıt vermeyecektim. Çünkü o eyleme böyle gelmişseniz teşekkür ederiz ancak şöyle gelmişseniz teşekkür etmeyiz... gibi ipe sapa gelmez şeyler söylüyor. Sanki eylemi düzenleyen kendisi ve biz onun için o eyleme geldik.
Daha ileriye gidip bana Cumhurbaşkanı biçiyor. Cumhurbaşkanınız!!! diyor ve ekliyor... Kimse bu Cumhurbaşkanımız. Koltuk konusunu Mısır’a gidişe indirgiyor vs. Yanıt vermez isek insanlarımız bu yanlışları kabullendiğimizi düşünmesin diye yanıt verme gereği duyduğum için özür diliyorum.
Ben bu eylem ile ilgili olarak kendime teşekkür edilmesini beklemem ve de istemem. Zira görevini yapan teşekkür beklemez. Eğer bir teşekkür yapılacaksa onu da eylemi düzenleyen örgüt yapar. Nitekim örgütümüz Kaffed’in Genel Başkanı Vacit Kadıoğlu bir teşekkür mesajı yayınlamıştır.
Cumhurbaşkanınız der iken hangi Cumhurbaşkanımı kast ettiğinizi anlayamadım. Zira benim birden fazla Cumhurbaşkanım var. Adıgey, Karaçay-Çerkes, Kaberdey-Balkar, Abhazya ve Türkiye Cumhurbaşkanları gibi. Tüm bu Cumhurbaşkanlarımın katıldığım görüşleri olduğu gibi hiç katılmayıp karşı çıktığım görüşleride vardır. Dolayısıyla kast ettiğiniz Cumhurbaşkanım hangisi ise onun Çerkes davası için dediği beni hiç bağlamıyor. Görüşünü doğru bulursam katılır, yanlış bulursam karşı çıkarım. Bu kadar basit.
Bir eylemin insanlık adına olup olmadığını sayılar değil içeriği belirler. Bir insan içinde, bir grup içinde, bir toplum içinde insanlık yapılabilir. Birileri (Çerkesler) için insanlık olan bir talep diğerleri (Araplar) için sürgün olabilir bunu iyi ayırt etmek gerek. Özetle eylem anavatanlarına dönmek isteyen Çerkeslere kolaylık sağlanması eylemi idi. Böylesi bir talebi olamayan tüm Suriye halkı için bunu istemek insani değildir.
Gelelim mühüm konuya. Yani koltuk meselesine. Aslında bu konuya girmem benim için zul. Ama girmek zorunda bırakılıp girmeyincede farklı yerlere çekiliyor. Mısır’a gittiğimizi hatırlayanların bu nedenle kaffed web sayfasında yayınlanan ‘Cumhur Bal’a veda yemeği’ haberindeki kısa özgeçmişimi okusalardı bu tekrara gerek kalmazdı.
Ben derneklerimiz tarafından KAFDER’i kurmak üzere 1992 yılnda görevlendirilen 7 kişilik müteşebbis heyetin üyesiyim. 1993 yılında kurduğumuz KAFDER’in ilk yönetim kurulunun üyesiyim. 1994 yılında yapılan 2. Olağan genel kurulunda seçilen yönetim kurulunun üyesi ve genel sekreteriyim.
Tabi bu işlerin içerisinde olanlar bu işlerin ne kadar yorucu ve maddi, manevi olarak ne yakadar yıpratıcı olduğunu bilirler. Bu nedenle 1995-2000 arası yönetim kurullarında yer almadım. 2001 yılında yapılan son KAFDER genel kurulunda ısrarla yönetim kurulu üyeliğine seçilerek genel sekreterliğe getirildim. Derneklerin federasyonlaşmasına olanak sağlayan yasaların yürürlüğe girmesi ile KAFDER’i tasfiye sürecini başlattık ve 2002 yılında Ankara’da bir araya gelen derneklerin KAFFED’i kurma kararıyla oluşturulan 7 kişilik müteşebbis heyette gene görev verildi ve 2003 yılında KAFFED’i kurduk. (tabi ben bunları kısa geçiyorum ama hepsi çok uzun konular. Inşallah bunları birileri yazar) 2003 yılı sonunda yapılan ilk KAFFED genel kurulunda seçilen yönetim kurulunda genel sekreter olarak yer aldım... 2009 yılında yapılan KAFFED 4. Olağan Genel Kurulunda ve sonrasında Genel Başkan Cihan Candemir’de, bende 2011 yılında yapılacak genel kurulda görev almayacağımızı ilan ettik ve bu son dönemimizde yeni arkadaşların çıkmasına, hazırlanmasına uygun zemin hazırlamaya özen gösterdik. Dolayısıyla eşimin Mısır’a tayini çok sonraki (Temmuz 2011) bir hadise olup bu sürece herhangi bir etkisi olmamıştır.

11 Ocak 2013 Cuma Saat 01:05
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net