Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tegulan Yakup Temel
BİR GARİP KURULTAY
19 Aralık 2012 Çarşamba Saat 20:48

Adige   Dil  Derneği  ADDER ' in kurulmasını,  sevinç ve heyecanla karşılamıştık  tabi ki , ilk defa Çerkesçe üzerine  bir dernek kuruluyordu ve  bu , kimliğin  korunmasında anadilin öneminin  kitleler  tarfında anlaşıldığının  bir göstergesiydi .Çalışmalarına katkıda  bulunmak amacı ile , bir çok kişi gibi ben de hemen üye oldum. Derneğin kurucusu  Sn Ali İhsan  Tarı ile bir kaç defa telefonla görüşmelerimiz oldu . Yüz yüze hiç görüşmemiş  olmamıza  rağmen , kendisinin  yaptığı özverili çalışmalarından tanıyorduk  ve  çalışmalarını  taktir  ile izliyorduk.Kurduğu  Web  sitesi  üzerinden   çok güzel çalışmalar yürütmekteydi . Ben de  Adigabze  ile ilgili yapacağı tüm etkinlikleri  desteklediğimi  ve her zaman destekleyeceğimi  kendilerine  belirtim.

Daha sonra , Kurultaydan yaklaşık  20 gün önce , 'Dil Kurultay ' ı  daveti  aldık  hem  kişisel  hemde Çerkesya Yurtseverleri  adına. Kurultayın amacı ve  anadil ile ilgili kullanılan terminolojiyi   yadırgamakla  birlikte , çalışmaların   kurultay  düzenleme  aşamasına  gelmiş olması bizleri sevindirdi .Ancak , terminoloji ile  ilgili olarak yaptığımız  yazışmalarda , aramızda  ulusal kimlik  ve  anadil tanımlamalarımızda derin farklar olduğunu birazda üzülerek fark ettim. 

ADDER 'in  bana yazdığı cevapta , Çerkes tanımının , dar anlamda Adige - Aphaz - Ubih ler için , geniş manada da , Adige , Aphaz , Çeçen , Karaçay , Oset ve Dağıstanlılar için kullanılan ortak isim olduğu ,  bunların kendilerini Çerkes olarak tanımladıklarını , bu sebeple anadilimize  Çerkesçe diyemeyeceğimizi , Çerkesçe dersek ,  ''Adigece '' , Aphazca , Çeçence , Karaçayca gibi tüm dilleri kastetmiş olacağımızı , halbuki bizim dilimizin  '' Adigece '' olduğunu belirttiler..Bu da dolayısıyla , Çerkes diye bir ulus , Çerkesya diye bir anavatan ve de

Çerkesçe diye bir dil olmadığı anlamına geliyordu...!

Bu görüşleri inanarak ve samimiyetle söylediklerinden kuşku duymuyorum ancak , Kurultay düzenleme aşamasına  gelmiş bir dil derneğinden bu cavabı almak hakikaten beni hem şaşırtı hemde üzdü. ' Kurultay' ın gündeminin Latin alfabesine geçiş  olması yanlışlığı  ve,  kimlik ve terminolıji konularındaki derin görüş farklılıklarına rağmen biz genede,  Çerkesçenin konuşulacağı bir toplantıyı görmemezlik ve katılmamazlık edemezdik ve Çerkesya Yurtseverleri olarak katılım kararı aldık. Böylelikle  sunumumuzu hazırladık ve bunu ADDER ' e bildirdik.Sunumumuz Çerkesçe ve Türkçe  olacaktı ve  10 ar dakikadan 20 dakika olarak planladık ve   bunu da ADDER 'e  ilettik.Daha sonra , buna  bir cevap ve kurultay programını bekledik ancak bir cevap gelmedi,  media ve sanal ortamlarda  da  bir bilgi yoktu. Bir cevap gelmeyince , bunu üğrenmek için  girişimlerimiz oldu ancak  bir muhattap ve yanıt gelmedi. Bunun üzerine  bende , bu Kurultay hakkında şüpheler oluşmaya başlandı .Ben önceden ciddi bir program ve bilgilendirme bekliyordum doğrusu ,

Kurultay  günü saat 12 sularında, toplantının yapılacağı salona ulaştım .,Benimle birlikte aynı anda ulaşan eski bir arkadaşımla karşılaştım ve salona girdik , ortalıkta  daha kimseler yoktu, Toplantı salonunun hemen karşısında  bulunan  Ankara Çerkes Derneği ve  KAFFED  binası , iletişimsizlik ve ezelden gelen  birlikte hareket  edememe karekterimizin bir güzel göstergesiydi  ve bu özelliğimizi acı bir şekilde yüzümüze çarpıyordu..!  Oysa, bu toplantı pekala oarada  ve  işbirliği içerisinde yapılabilirdi..

 Biraz sonrada , Ail İhsan Bey ve diğer dernek yöneticileri geldiler ve salon içi hazırlıkları bizzat kendileri yaptılar ve   arkadaşımla birlikte bizde işilerin bir ucundan tutmak istedik, moral destek olsun istedik ve sonra  anladık ki , dernek yöneticisi arkadaşlarımız kısıtlı imkanları ile   özverili   bir şekilde Kurultay düzenleme işine girişmişler,

Saat  14 cıvarında katılımcılar  gelmeye  başladı ve yaklaşık 150  kadar  katılım oldu . Bu arada  hazırlanmış olan   Abzeh dialektinde  Adigabze Latin alfabesi ve diğer çalışmalar dağıtıldı. Kurultay kitapcığıda vardı , kitapcıkta  kurultay ve latin alfabesi ile ilgili  bazı katılımcı görüşlerine yer verilmiş . Bu beni tekrar şaşırtı , biz çok önceden katılacağımızı bidirmiş  ve sunumumuzu hazırlamıştık, halbuki  bizden ne böyle bir yazı istenmiş nede bir program bildirilmişti.. Anadil ile ilgili farklı görüşlere sahip olmamız mı buna neden oldu bilemiyoruz ancak biz genede bunda bir art niyet olmadığını düşünmek istiyoruz,

Bir kurultayda bir program  göremeyince  ben ısrarla ,  Çerkesya Yurtseverleri adına konuşacağımı ve saatini öğrenme girişimlerim oldu ancak başarısız kaldım ne yazık ki. Değişik  bazı kurum, grup ve kişilerin yaptığı konuşmalardan sonra , kişisel olarak çağrıldım ve sunumumun aynı zamanda  Çerkesya Yurtseverlerinin ortak görüşleri olduğunu belirttim,

Çerkesçe  olarak başladığım sunumumun daha ilk dakikalarında , daha kısa ve  konu ile ilgili olması gerektiği şeklinde uyarılarak, divan başkanı tarafından konuşmam kesildi, Halbuki ben günler öncesinden  toplam 20 dakika konuşacağımı  bildirmiştim  ve sunuma  bakıldığı zaman  da sadece dil ile ilgili olduğu da görülecektir .Çerkesçe sunumum yaklaşık 10 dakika sürdü ve ben türkçesini sunmak üzere  sayın  divan başkanından izin istedim  ancak  kendileri  kararlı  bir  şekilde süremin  bittiğini söyledi.Ben ısrarlı olunca, çabuk bitirmem istenerek   süre verildi ve türkçesini kısaltmak  zorunda kalarak  konuşmamı bitirdim ,

Konuşmamda kısaca ; Bu Kurultayın yapısının halk adına böylesine önemli bir karar alınmasına uygun ve yetkin olmadığı , latinin de bazı avantajları olmasına rağmen bu gün için Kiril alfabesi   kullanılması gerektiği  ,  dil konusunda ne karar alınırsa alınsın, esas olanın, alınan kararları uygulayacak politik bir güç ve devlet yapılanması gerektiği ve bununda ancak Çerkesya da olabileceği görüşlerini dile getirdim. Çerkesçe   dil   kurultayında   Çerkesçe   sunum yaparken ve taktir beklerken , sözümün alelacele   kesilmesi  salondaki    birçok    kişi ile   birlikte bende  de şaşkınlık yarattığını   belirtmem gerekir ve   ben bunun ,  Sn divan başkanının  süre kısıtlılığı  nedeni  ile yaptığına inanmak istiyorum.

Kurultay formatında düşünülen  böylesine  önemli bir topolantıda   katılımın az ve belli bir çevreyle sınırlı kalmasında,  çalışmalarını taktir etiğim sayın ADDER  yöneticilerinin, bu toplantıyı, latin alfabesinin görüşülmesi  konusuna indirgemeleri  kanımca etkili olmuştur. Kurultay konusu , anadilimiz   Çerkesçenin her yönü ile tartışılması olsaydı , katılım çok daha fazla olur ve  gerçek bir kurultay şeklinde geçerdi diye düşünüyorum..

Birinci günün  sonunda , derneğin bundan sonraki çalışmalarının Latin  alfabesi ile yürütülmesi konusunda   dernek üyeleri arasında , el kaldırma yöntemi ile  apartopar bir oylama yapıldı ve bu  yönde  karar çıktı..  Böylelikle de ,  bunun bir ' Kurultay ' olmadığı ,olamadığı ,sadece   bir  dernek toplantısı  olduğu anlaşılmış oldu.,

Bizler , halkımız adına  nerede olumlu işler yapılırsa içinde olduk bundan sonrada olacağız. Bu çerçevede de , ADDER in  yaptığı olumlu işlerini destekleyeceğiz , yanlış bulduğumuz yönlerini desöylemeye devam edeceğiz..


Bu yazı toplam 3718 defa okundu.





JIBĞA

Yakup bey kurultayda yapılan sunumu nerede görebiliriz acaba?

22 Aralık 2012 Cumartesi Saat 01:54
Yakup Temel

Eğer, diyaspora Çerkesleri , bulundukları ülkelerde , kültürel olarak ,ekonomik olarak ve örgütlenme konularında yeterli durumda olsalardı, kimliklerini kaybetme tehlikesi içerisimde olmasalardı, ne tür alfabe kullanılması gerektiği o kadar önemli olmayabilirdi,

Eğer bir kimlik bilincı , bir tarih bilinci, bir anavatan bilinci geliştirebilmiş, anadilleri ile bir edebiyat geliştirebilmiş , diğer kültürel ögeler ile ilgili bir sistem oluşturabilmiş olsalardı , kısacası kendi ayakları üstünde durabilecek bir durumda olasalardı, alfabenin latin mi kirilmi olduğunun çok önemi olmayabilirdi,

Oysa bugün, diyaspora Adige\\\'lerinin kimlikleri büyük bir tehlike altında ve kritik bir dönemeçte olup durum aciliyet arz etmektedir.Bu acil durumdan kurtulmanın tek yoluda , anavatan Çerkesya ya sıkı sıkıya sarılmak ve oradaki yapıya kendilerini uydurmaktan geçer.Her zamankinden çok Çerkesya ya ihtiyaçları vardır,

İşte bizim için bu kadar önemli olan , anavatan ile son yıllarda başlayan ve daha da güçlenmesi gereken bu ilişkileri Kiril alfabesi ile sağlamaktayız ve şu aşamada kiril bunun için önemlidir .Bu sebeple mümkün olduğu kadar çok kişi Kiril öğrenmelidir. Teknik olarak, latin veya kiril alfabelerinin hangisinin daha iyi olduğu ayrı bir konudur. Öğrenme ve gelecek açısından latin daha uygun olsa bile. Eğer bu durum, bizim için hayati öneme sahip olan Çerkesya - Diyaspora yakınlaşmasına zarar verme olasılığı varsa bu tehlikeyi göze alamayız, böyle bir lüksümüz yok.
Sn Ali İhsan Beyi, yaptığı çalışmaları için her zaman taktir etmekteyiz ve desteklemeye de devam edeceğiz.
Adigabze sanal gruplarda , latin alfabesine yönelik olarak anavatandan gelen yoğun eleştirilerde de ben Ali İhsan Beyin lehine kişisel olarak göğüslediğimi de belirtmek isterim Çünkü ne olursa olsun Çerkesçe konusunda çalışılmakta .Ancak latinin getirebileceği riskler konusunda da uyarmak görevimiz

Çerkesya varsa , Çerkesde vardır , Çerkes varsa Çerkesçe de vardır..

21 Aralık 2012 Cuma Saat 15:29
REYDA- Ufuk

Yakup abi ADDER kurultayında okuduğunuz sunumu siteden okudum. Nesine itiraz edildi anlamış değilim. Kurultaya katkınız için teşekkür edilmeli size.
Elinize sağlık.

20 Aralık 2012 Perşembe Saat 20:21
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net