Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kalekute Enver Sağlam
BÖÖĞK !
04 Ocak 2012 Çarşamba Saat 19:06

"Enver Sağlam'ın Bigazate'de yayınlanmayan yazısı"

Yeni yıl ile ilgili güzel temennilerin havada uçuştuğu bir ortamda böylesine bir başlıkla yazıya başlamak ve birazdan okuyacağınız iç karartıcı tespitlerimi okumak, sanırım çoğunuzun canını sıkacak; ama içimdeki bu sıkıntıyı dışa vurmam  ve bir şekilde birileri ile paylaşmam gerekli.

Benim gibi biraz daha eskilerin riyakârlık diye adlandırdığı; veya iki yüzlülük; ya da genel olarak yeni jenerasyonların  çifte standart olarak belirttiği tanımlamaların hepsi de toplumumuzun “genel hastalığının” farklı isimlendirmeleri aslında.

Verilerin sürekli farklı yorumlandığı, rakamların herkesin kendi ölçüsüne göre şekillendiği bir dünyada yaşıyoruz adeta.

Önce en basit bir örneği vereyim. Bir seçim yapılıyor ve sonunda herkes bu seçimden kârlı çıkmış oluyor… Düşünebiliyor musunuz, parlamentoya dört parti temsilcisini sokuyor ama her ne hikmetse dördü de seçimi kazanıyor(!) Seçimin mağlubu yok. Kaybedenin kenara çekilip: “Biz bu işi bilmiyormuşuz” deme gibi bir düşüncesi asla yok.

Geçende Ankara’da biz Çerkeslerin bir Genel Kurulu vardı. Kısa adı Kaffed olan Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun seçimleri dolayısıyla, iktidar ve muhalefet mensubu milletvekilleri Genel Kurula iştirak ettiler.

CHP adına Emine Ülker Tarhan, AKP adına da Hüseyin Çelik birer konuşma yaptılar. Sn. Tarhan günümüzdeki gelişmeler üzerine satır aralarında AK Parti’ye laf çaktı. Silivri’ye mesaj; Atatürk ve tek parti dönemine de selam durarak konuşmasını tamamladı; ama asla tek parti dönemine değinmedi. Başta Çerkeslerin Manyas sürgünü ve “Yurttaş Türkçe Konuş” politikaları ile asimilasyonun babasının yaşandığı netameli konulara girmeden mesajlarını iletti. Ethem Bey’in “Hain Çerkes Ethem”  denilerek nasıl bir toplumun pasifize edildiğine değil değinmek; bu türden bir konuşma olabileceği kaygısıyla belki de toplantıyı alel acele terk etti. Bizleri dinleme nezaketinde bile bulunmadı. Geldiği yer sanki Anadolu’daki binlerce köyden birinin güzelleştirme derneği toplantısıydı.

İktidarı temsilen konuşan Sn. Çelik de geçmiş Genel Kurul’da da olan “Biz bu topraklar için ölürken Türkçe bilmiyorduk; ama şimdi anadilimizi bilmiyoruz” afişine gönderme yaparak bir de  Başbakan’ın “Asimilasyon insanlık suçudur” dediğini gündeme getirdi. Ayrıca kurulması için talepte bulunulan Adıge ve Abhaz Dilleri Bölümleri’nin açılamamasını ırkçı hocaların refleksine bağladı. Tek parti dönemi politikalarını yererek Kaffed Genel Kurulu üzerinden kendilerini temize çekti. Tıpkı Emine Ülker Tarhan gibi. Bunu yaparken o da Tarhan gibi bir özeleştiri yapma ihtiyacı hissetmedi. Sanki Türkiye’de sadece Kayseri ve Samsun’da üniversite varmış gibi; ve sadece oralarda Çerkesler yaşarmışçasına…

Dersim tartışmalarında da ve daha önce de bir çok konuda olduğu gibi “kabahat gelin oldu ama kimse almadı”…

Bakın mesela Dersim’de kimlerin imzası var. Atatürk, İnönü, Celâl Bayar ve Fevzi Çakmak… O günkü CHP bugün de var… Celal Bayar’ın kurucusu ve Cumhurbaşkanı olduğu Demokrat Parti’nin siyasi mirasçısı olduğunu söyleyen bugünkü iktidar partisi AK Parti… Ayrıca aşağı yukarı Fevzi Çakmak’ın siyasi görüşünün devamı olan MHP’de mecliste…

Kısacası o günün muktedirleri tam kadro meclisteler!..Peki Başbakan’ın yarım ağızla söylediği özür dışında hiçbir ses duydunuz mu?...

Kürtler çektikleri bunca sıkıntıya rağmen sanmayın ki sütten çıkmış ak kaşıklar… Terörü lanetleyen Kürt siyasetçisi duyuyor musunuz hiç. Gemi teröristinin evine adeta koşa koşa giden Sebahat Tuncel bir şehit ailesini ziyaret etmeyi düşündü mü acaba hiç?

Ya da bir MHP’li “onlar ve diğer haklar da bu vatanın evlatları ve anadillerini öğrenmek ve konuşmak haklarıdır” gibi bir söylemi dillendirdi mi hiç?

Ordu yapılan operasyonlarda bir sürü yanlış yaparken bir tek gün ama bir tek gün bir özeleştiri yapıp bu yanlışların faturasını birilerine çıkardı mı hiç? Bilemiyorum belki bir iki gariban asker vardır!

Peki Kürtler genel olarak hiç özeleştiri yapma ihtiyacı hissettiler mi bu ülkede. Ezilen ve üzülen sadece kendileri imiş ve bütün dünya kendi etraflarında dönüyormuş gibi davranmadıklarını söyleyebilirler mi acaba? Son operasyonu protesto ediyoruz deyip Taksim’de ortalığı kırıp dökerken kendilerinin kamuoyunda  ne kadar prestij kaybettiklerini gözlemliyorlar mı sorusuna nasıl bir cevapları olabilir? Yoldan geçen,  ya da oralarda hasbelkader bir işyeri olan insanların suçu nedir? Bunun cevabını verebilirler mi?

Şu son şike soruşturması bile başlı başına bir BÖÖĞK! konusudur aslında…

Aylardır gündemi meşgul eden bu konuda olayın tarafları, kulüpler, federasyon, siyasiler, medya kısaca herkes ama herkes bir kaypaklığın içerisinde…

Oy-prestij-tiraj-para kaygısı ile anormal bir rezalet yaşanıyor. Dandik tuvalet kağıdının ıslandığında elde kalması gibi her şey elimizdeki. Yapışıp dağılıp gidiyor...

Kulüp başkanı, yöneticileri, muhasebecisi, menajeri vs.... Yani neredeyse tam kadro gıllıgışlı işlere girmiş zevat kendileri dışında herkesi suçluyor. Polis-savcı (muhtemelen yarın da hakimler) - medya- federasyon- UEFA-diğer kulüpler herkes ama herkes suçlu. Bunca belge ve bilgiye rağmen olayın içindekiler analarından doğdukları gün kadar masum ve temiz. Sanki  o koca müessese onlardan önce yokmuş yarın da olmayacakmış gibi… Kendilerinin kişisel egoları için, koskoca camianın üzerine çıkmaya çalışarak prim yapmaya çalışıyorlar.

Medya yorumcuları ve olayın diğer tarafındaki kulüplerin maddiyata bağlı ilkesizlikleri ve kendi çıkarları için yaptıkları çıkışlar ise işin tuzu biberi.

Velhasıl ilkesizlik adam boyu…

Ve benim midem bulanıyor!

Kusacağım artık!

NOT: Bütün bunlara rağmen hepinize iyi bir yıl diliyorum.





Bu yazı toplam 4494 defa okundu.





Adıge Sedat

Enver bey selamlar. Sizin yazınızdan ırkçılık sonucu çıkaran zihniyeti alkışlamak lazım. Tipik Türk medya davranış kalıbı.
Ancak yazı yazdığınız sitedeki yurtsever arkadaşlarınıza ırkçılık yakıştırmalarıda çok yapıldı. Halada yapılıyor. Böylesi durumlarda sizde bir tepki vermediniz veya ben görmedim.
Irkçılık v.s lafları öyle kolayca söylenecek sözler değildir. Ne size ne başkasına. sağlıcakla kalın .

06 Ocak 2012 Cuma Saat 18:33
Ş'hafit

Enver abi gündemi geniş tutmuşsun, şike soruşturmasından KAFFED genel kuruluna, dersim meselesinden siyasi aktörlere yelpaze geniş.
Bigazete nerde yayınlanıyor bilmiyorum ama sıkı ulusalcılar demekki. Irkçılık sözü de şu sıralar çok moda oldu. Sabah erken kalkan bir diğerine ırkçısın der oldu. Oysa ırkçılık dünyada artık egemenlerin kullandığı etkili silah olmaktan çoktan çıktı. Globallerin artık çok daha modern acısız yöntemleri var. Bazı tekavüt solcular hala bu işe aymamışlarsada durum bu.

05 Ocak 2012 Perşembe Saat 21:06
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net