Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kalekute Enver Sağlam
"Şimdi Çerkesler de Çıktı..."
01 Haziran 2011 Çarşamba Saat 03:03
Başbakanın bu sözü günlerdir kulağımdan çıkmıyor.Hani geçenlerde Siyaset Meydanı programında Ali Kırca’ya söylediği söz var ya işte o . Devamında da anadilinizi kurslarda öğrenin dediği o programdan sonra oturup yazdığım  ve Taraf’ta yayınlanan “Çerkeslerin Sesini Duyan Var mı?” başlıklı yazım deyim yerindeyse “cuk oturdu” ve mesaj gereken yerlere ulaştı.(Gerçi bu yazı(lar)ımı bazıları gör(e)medi ya neeeyse!)

Bu akşam televizyonda AK Parti’nin seçim-reklam bantlarından biri TV’lerde dönmeye başlayınca bir yazı daha yazmak farz oldu. Baktım ki reklam da Kafkas Dansları yapan bir çift de kullanılmış. Hemen sevindirik oldum neredeyse (!) Eh lütfedip bize de yer vermişler daha ne istiyorsunuz demek de mümkün belki ama şunu vurgulamadan geçemeyeceğim. İşte tam da söylemek istediğimiz buydu aslında. Bizi folklorik bir öğe olarak görmek ve göstermek… Daha ne istiyoruz ki. Dans edip eğlenip duruyoruz işte…

Dans edip eğlenmek iyi de “anadilimizi öğrenmek istiyoruz” deyince  bozuluyor işler. O zaman damgayı yiyoruz hemen… “Şimdi Çerkesler de çıktı…” O   ‘de’ ekinin ne anlama geldiğini bilmem anlatmaya gerek var mı

İşin garibi  Çerkesler içinden alınanlar da olmuş yazımıza. Onlar hallerinden memnunsalar söylenecek sözümüz yok elbet. Anadil  gibi bir dertleri yoksa  onlara “Allah işinizi rast getirsin demekten kalanı yalan.

Çok uzatmak istemiyorum aslında.

Birkaç  hususu belirtip kısa keseceğim bu sefer.

Önce sayın Başbakan’a bir sözüm var.

Geçmişte okuduğu şiirden dolayı cezaevine girdiğinde de ‘demokrasi’ adına şahsına destek vermiştim kendi çapımda. Açılan kampanyalara da imza vermiş idik. Sonrasında ‘başörtüsü’ ve ‘katsayı’ meselelerinde de  yine yanlarındaydık. Hele hele  Sabih Kanadoğlu  367 garabetini  yumurtlayınca “yuh bu kadarı da olmaz” deyip AK Parti üyesi olmuş, ondan sonraki süreçte de gidip oyumuzu yine AK Parti’ye atmış idik

Geldiğimiz noktada yine demokrasi adına ileri bir adım beklerken özellikle Çerkesleri anarak bir söylemde bulununca açık söyleyeyim içimden çok şey koptu gitti. Söyleyecek çok şey var ama inanın daha fazla laf etmek bile içimden gelmiyor. İçimden gelenleri söylemeye aldığımız eğitim ve terbiye müsaade etmiyor. Çerkes Duruşu’nu bozmayı kendime yakıştıramıyorum. “Haynape” duygusunu aşamıyorum açıkçası…

Ben bu kadarını şimdilik söyleyeyim de lafın gerisini arif olan anlasın.

AK Parti ile ilgili bu düşüncemizden dolayı da kimse durumdan vazife çıkarmaya çalışmasın yanı sıra. Ampul beni aydınlatmadığı gibi CHP’nin altı oku  da bir yerlerime batıp duruyor hâlâ … Bireyin karşısında  “devletçilik” diyen; halkçılık deyip halka mesaj vermek yerine Başbakan’la anlamsız söz yarışına giren CHP mi bize demokratik hakları verecek. Güldürmeyin Allahaşkına… MHP ve BDP zaten birbirlerinin türevi bana göre...Dolayısıyla onlara da güle güle…

Dolayısıyla bu seçimde oyum benim de “hiçbirisine…”

Kısaca birkaç kelime de bizim formel ve enformel yapılarımıza.

Oh hepimiz rahatladık şimdi diyorsanız sözüm yok hiçbirinize.

Süleyman Demirel “neyin olabileceğini görmek için neyin olamadığını görmek gerekir” derdi ya onu hatırladım 21 Mayıs’tan sonra.(Söz söz şişkin egolardan bahsetmeyeceğim inanın.)

1 Mayıs’ta bambaşka dünya görüşündeki guruplar  daha önceleri de bir araya gelip seslerini haykırıyorlardı. Hele hele bu sene o kadar ayan beyan ortaya çıktı ki ortaya.Vallahi mehteran bölüğü bile vardı Taksim’de…

Bayram vs. gibi dönemlerde ülkeler savaşa ara verirken;

vakti zamanında Arafat ve İsrail masaya oturmuşken bizim kurumlarımız yılın sadece bir günü  bir araya gelemiyorlarsa eğer, bu konuda bence hiçbir kurum “sütten çıkmış ak kaşık” olamaz.

21 Mayıs gününü sadece Sürgün-Soykırım-Rusya ekseninde ele alacak kısacık bir metin etrafında  buluşma vesilesi yapamıyorsak, dışarıya karşı ‘bizi niye duymuyorsunuz’ deme hakkımız yok belki de.

Haa kavga edecekseniz yılda daha 364 gün var merak etmeyin!.

Ayrıca:

Taksim’de bir araya gelemeyenler Beşiktaş’a iniyorsa…

Tek bayrak tek millet diyenler niye Beşiktaş’a iniyor derim…

Çerkes eşittir herkes deyip de  Beşiktaş’a inmeyenler…

Beşiktaş’ta asılı bayrakları görmüşlerdir sanırım!

Ben büyüğüm deyip diğerlerini kaale almayanlar…

O küçüklerin(!) de en az sizin kadar bu işleri becerdiğini görmüşsünüzdür umarım…

Bütün bunların üzerine…

Şeytan ayrıntıda gizlidir derler ya, alın size iki teferruat.

Beşiktaş’ın CHP’li Belediye Başkanı’na nezaketen verirseniz mikrofonu o da yükseltip sesini ‘asimilasyondan muzdarip Çerkeslere’ bir de Atatürk Türkiyesi  falan deyip allayıp pullama yapar…

O yetmezmiş gibi 21 Mayıs gecesi Çerkesler Beşiktaş’ta acılarını anarken  Taksim’in göbeğinde AK Parti İstanbul İl Başkanlığının düzenlediği etkinlikte; Kafkas Ekibi ,Kafkas Halk Dansları eşliğinde seçim şenliği adına eğlendirir vatandaşı…

Benim bireysel tepkim de arada kaynar gider elbette…

Biz bir olup, birlik olup bu topluma 21 Mayıs gerçeğini anlatamadıysak -üç gün sonraki seçimin muhtemel galibi de- bütün bunlardan bîhaber çalıp oynar arkadaş.

Biz her ne kadar bizim kültürümüzde komşunun cenazesi varken evlerde yüksek sesle gülünmez ve hatta Radyo TV bile açılmaz desek de  çadırdaki zevata, bir parti yetkilisi özür dileme zahmetine bile katlanmaz gelip de kurumlarımıza.

Kıssadan hisse çıkarmak gerekirse arkadaşlar:

Biiir,kavganın bile zamanı olmalı…

İkiii,kavganın bile seviyesi olmalı…

Elimizin altında “Çerkes Duruşu” gibi çok net bir ölçü varken, ben diyorum ki “aman haa!..”

Aman haa!!!... 

Bu yazı toplam 4568 defa okundu.





Blenawo Erkan

Sayın Hakaşe, KAFFED Türkiyeli olmaya karra verdiyse hayırlısı olsun.
Kaldı ki diaspora olmayı becermek daha cesur daha gerçekçi olmayı zorunlu yapar. Birde halk için politika yapmak gerekir. bunlar zor olduğu için kültürel temsil diye bir şey tutturulmuş gidiyor. Nasıl olsa ete süte bulaşan bir konu değil.
Enver abi, Taraftaki yazınızı okudum.Çerkesleride görün dediğiniz.
Yalnız ben şuna inandım ki medyada koca koca köşelerde yazıp çizen aydın sınıfında ki insanların bu toplumun etnisitesi hakkında pek bilgileri yok.
Nabi Yağcının yazısı acınacak derecede bilgisizlik içeriyor mesela.
Adamcağız birde Çerkes kökenli olduğunu yazmış yazık.Hayatı bıyunca Marksizmin peşinden koşmuş ama kökeniyle ilgili bir o kadar cahil kalmış. Tamam önceliği ona vermemiş anlaşılıyor ama insan hiç mi merak etmez bunları.Hayret ettim doğrusu.

Selamlar

03 Haziran 2011 Cuma Saat 14:40
Hakaşe Erkan Batır

Enver abi ;iyidir bana kalırsa aleyhe olsa da medyada görünür olmak , böyle böyle "etnik çelişki" ortaya çıkacak...Diasporik olmanın asgari koşulu "etnik çelişki"... "Etnik çelişki " yi büyütecekse bence mahsuru yok medyada en ajitatif aleyhe söylemlerin. Bana kalırsa Kaffed'in "diaspora" olmayı çöpe atıp "Türkiyeli" olmaya karar vermesinden daha tehlikeli ve de halkımıza zararlı değil dışımızdaki hiçbir görüş beyanı...Saygılar...

02 Haziran 2011 Perşembe Saat 17:28
hece

Samimiyetinden hiç kuşku duymadığım sayın yazarın bu yazısını da keyifle okudum.
Bir küçük itirazım var sadece;
'Birlik' meselesi. Ben diyorum ki diasporalar her zaman hareketli olmuştur. Umarsız olmuştur. Enerjik olmuştur. İmkansızı isterler. Kontrolleri çok mümkün değildir. 21 Mayıs bizler için son 20 yıldır önemli ve hedef gösteren bir gün haline gelmiştir. Bugün sürekli eleştirilen büyük kurumun kanaat önderleri 1989'da Ankara'da ilk kez teleffuz ettiler 21 Mayıs'ı ve bu günlere geldik hep beraber.
Ben sayın yazardan farklı olarak 21 Mayıs'larda tüm Çerkes yapılarının ayrı ayrı eylem yapmasında hiç ama hiç bir sakınca görmüyorum. Yeter ki insanlar kendilerini ifade edecek bir yapı bulabilsinler. Önce Çerkes bilmem ne olarak bir araya gelsinler sonrasında eni sonu birlik de olur. Çok da dert değil.
Çerkesler yeter ki "çerkes=herkes", çerkes=adıge", işçi çerkesler, marksist çerkesler, müslüman çerkesler, kafkas çerkesler, forumcu çerkesler, üniversiteli çerkesler, çerkes kadınlar, çerkes gençler, kayseri çerkesleri, tokat çerkesleri vs. (sürer bu) yürüsünler, talep etsinler, reddetsinler, ama ÇERKES olsunlar.
Demirel'in dediği gibi "nasılsa yürüyerek aşınmıyor yollar"
Bırakınız yürüsünler, kendilerini ifade etsinler yeter ki "Çerkes" olarak.
Daha da ayrışmış 21 mayıslar iyidir. Eni sonu birlik de olacaktır dert etmeyiniz, daha zaman var. Hele bir diaspora olabilelim de.

01 Haziran 2011 Çarşamba Saat 13:27
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net