Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kalekute Enver Sağlam
Kaffed Bizi Affet! (2)
07 Mart 2011 Pazartesi Saat 21:26

Yazdığım bir önceki yazıyla günlerdir boğuşup duruyorum.Bir akşam yastığıma başımı koyuyorum harfler gözümün önünde uçuşmaya başlıyor ve: “Halt ettin Enver, şimdi zamanı mıydı ? Kol kırılır yen içinde kalır” diyor… Bir sonraki akşam : “Aferin sana. Bazı şeyleri az bile söylemişsin” diye egomu gıdıklıyor.

Öncelikle ve net bir şekilde ve kocaman harflerle hem de daha da iri puntolarla düşüncemi bir kelimede özetleyeyim.(Sanal alemde büyük harfler, bağırma anlamına gelirmiş ya.)

DERDİM KAFFED’İN KURUMSAL KİMLİĞİNİ YIPRATMAK DEĞİL!”

Onu yıpratmayı istemem için önce “örgütlü toplum”  gerçeğine karşı olmam lazım. Sivil toplumun gücüne ve olmasına inanan ve geçmişte bu yapılarda çalışmış biri olarak zaten eşyanın tabiatına ters.

Ama insaf edin ki Kaffed özelinde yapılanların da kabul edilebilir tarafı  yok. Kaffed derken de başındaki yöneticilerini kastettiğimizi bilmem belirtmeye gerek var mı?

Müesseselerin kişilerle kaim olmadığını bir önceki yazımda da belirtmiştim. Elbette ki kurumlar baki kalacak. Ama başındaki yöneticiler de bu göreve talip olurken sırça köşke taşındıklarının farkında olacaklar ve sağa sola taş atmayacaklar.

Kaldı  ki Kafkas Dernekleri Federasyonu yöneticileri özünde demokratik bir yapının başında olduklarını bu göreve talip olurken bilecek ve ona göre davranacaklar. Demokratik taleplere karşı durmadıkları gibi eleştirileri de kan davasına çevirmeyecekler.

Fahri Huvaj ağabeyin yazısını okuyunca onun o ‘dingin ve sakin’ yapısının yazısına da aksettiğini görüyorum. Ama bir konuda kendisine katılmadığımı da ifade etmek istiyorum.

Basit bir örnekle anlatmaya çalışayım. Ben Galatasaraylıyım. GS’ın içine düştüğü durum da malum. Bu kadar başarısızlığın  üzerine camiadan birilerinin futbolcuların ruhsuzluğunu; kimileri antrenörün uyumsuzluğunu;  bazıları da idarecilerin basiretsizliğini  öne sürmesinin ne önemi var ki… Dışarıdan bankalar için görünen GS’ın başarısız olduğudur. İçeriden bakanların da meselesi, bu başarısızlığı gidermenin çaresini bulmak gerekirse top yekûn titreyip kendine gelmektir.

Hal böyle olunca 12 Mart yürüyüşünün çok cılız bir ses çıkarması ya da anormal büyük bir kalabalığın toplanıp  taleplerini dile getirmesinde Kaffed hiç mi rahatsız olmayacak. Her iki durumda da “bana ne” demesi mümkün mü?..

Onlara rağmen yapılan bir organizasyon gibi görünecek bir organizasyonun büyük bir yankı uyandırması halinde bu camiaya kendilerini nasıl anlatacaklar. O koltuklarda nasıl oturacaklar.

Ya da çok küçük katılımlı bir yürüyüşün cılız bir ses çıkarması üzerine, bu toplumun en büyük ve en önde kurumu olma iddiasındakiler, bunu dışımızdaki kamuoyuna nasıl anlatacaklar.

Kanaatim odur ki her halükârda bunun altında ezilecekler…

Geçen yazımda bizi affetmeleri için sorduğum birkaç soruya bir iki soru daha ilave ederek yazımı sürdüreyim. Bel ki meramımı daha iyi anlatırım diye düşünüyorum. Hem böylece affedilecek başka suçlarımızın(!) da olduğunu kamuoyu bir kez daha öğrenmiş olur.

Malumunuz bir 21 Mayıs’ımız var bir de 11 Mayıs!

Kaffed’in yayın organı Nart ve sitesi bu tarihi gerçeği hiç bilmez mi acaba? Niye tek kelime olsun ismi KAFKAS Federasyonu olan bir kurumumuz Birleşik KAFKASYA  Cumhuriyetinden tek kelime bahsetmez?!

21 Mayıs 2010 da Taksim yürüyüşünden Kaffed sitesi ve Nart neden hiç sözetmez. Gören duyan var da biz mi bilmiyoruz acaba?

Jineps de bizim gazetemiz olduğuna ve Jineps Kaffed organizasyonlarını  “bizim” görüp yayınlarken; Nart ve Kaffed sitesi Jineps’e ve diğer; Birleşik Kafkasya Federasyonu, Kafkas Vakfı, Kafkasya Forumu, Kafkas Evi, DİÇEG, Çerkes Hakları İnisiyatifi  ve ismini yazamadığım bir çok organizasyona ait tek bir habere bile yer vermez. Bu mudur demokrasi?.. Bu mudur FEDERASYON?.. Bu mudur Çerkeslik ?.. Bu mudur Kafkasyalılık?...

Hadi size bir de fıkra uydurayım. Allah öbür tarafta, dünyadaki değişik sivil toplum kuruluşlarını huzuruna alıyor. Sıra bizim Çerkeslere gelince sırayla isimlerini ve faaliyetlerini soruyor. Az da olsa bir gayret gösterenleri cennetine koyuyor. Nihayet sıra bizim Kaffed temsilcisine geliyor. Allah, “siz kimsiniz” diye soruyor ama bakıyor defterinde isimleri bile yok. Canı sıkılıyor ama yine de bir faaliyetlerinin olup olmadığını soruyor. Ufak bir marifetlerini görse cennetine alacak ama bizimki böbürlene böbürlene “biz hiçbir şey yapmayız, yapana da mani oluruz” deyince, Allah “atın bunları cehenneme” derken birden vazgeçiyor. “Boş verin” deyip “şimdi bunlar orayı da karıştırır, siz en iyisi bunları dünyaya geri gönderin” diye ilave ediyor.

Biliyorum bu yazdıklarımdan sonra suçum iyice çoğaldı.

Bütün bunlar adına bir daha ve isterseniz hep bir ağızdan tövbe istiğfar edelim mi arkadaşlar ? “KAFFED ne olur bizi bir daha affet!..”

Ama söz Kaffed şu ‘yürüyüşü’ yayın organlarında bir cümle ile bahsetsin ben de bu yazılarımdan vazgeçeceğim. Sitelerden çekip kağıda dökülenlerin de yapraklarını yiyeceğim.Ve dahi bilgisayarımın tuşlarını tansiyon hapım niyetine tek tek yutacağım.

Söz!..


Bu yazı toplam 3539 defa okundu.





ABIDE Zeki

Sayin Natxo Canberk'in de belirttigi uzere, dun aksamki cesur, kendine guvenen, lafi dolandirmayan uslubunuz ovguyu hak ediyor, Enver Bey. Sizi bu tur etkinliklerde ekran karsisinda daha da sik gormek isteriz.
Yanlis anlasilma korkusu ile meramini anlat(a)mayan, herkese methiyeler duzen, pasif kisiliklerden artik gina gelmisti.
Sagolun, varolun.
Selam ve saygilarimla.

10 Mart 2011 Perşembe Saat 23:44
Natxo Canberk

Enver abi, dün akşam TV da konuşma performansı ve rahatlık anlamında sizi takdir ettim doğrusu. DİÇEG 'in de sözcüsü siz olsaydınız bence.
Ekran yüzünüz sempatik ve samimi. selamlar.

10 Mart 2011 Perşembe Saat 18:55
Ahmet Dalaslan

KAFFED desteklemediği hatta karşı çıktığı bir eyleme web sayfasında ya da dergisinde yer versin. Bunu beklemek tuhaflık değilmi.

KAFFED yönetiminin nasıl değişeceği bellidir. Örneğin geçen dönem yönetimde olanların %80 i bu yönetimde yoktur. Kasım 2011 de yapılacak genel kurulunda bu değişim devam edecektir. Herkes derneklerinden delege olarak seçilip kongreye katılabilir ve değişime düşünceleri doğrultusunda katkı sağlayabilir. Ha seçilerek gelmek zormu? Evet zor demokrasi zoru yenerek gelmek ve orada sapasağlam kalabilmektir.

10 Mart 2011 Perşembe Saat 12:59
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net