Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çetao İbrahim
Gurbetteki Çerkesya
13 Şubat 2011 Pazar Saat 21:32

Günümüzde Adıge dünyasının üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Rusya’nın büyük kentlerinde Kafkasyalılara karşı yükselen kin ve nefret duyguları sokaklara taşıyor. Moskova Havaalanındaki patlamada onlarca masum insan ölüyor ve yaralanıyor.

Dünya Adıgelerinin en büyük güvenceleri ve umutları olan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti'nde Adıgeleri hedef alan şiddet olayları artarak sürüyor. Adıge diasporası ise güneşe maruz kalmış kar misali eriyip gidiyor.

Tarihinde barbar saldırılarından, Stalin devlet teröründen, Hitler faşizminden ağır bedeller ödemek suretiyle de olsa kurtulabilmiş olan ulusumuzun bu son tehlikelerden de kurtulmayı başaracağına yürekten inanıyorum.

Toprağın yedi yüz metre altında aylarca kalan madenciler morallerini bozmamışlarsa bizim hiç moralimizi bozmaya hakkimiz yoktur. Adıge atasözü "Morali bozulanın ayakları da gitmez" der. Oysa bizim daha çok koşulacak yolumuz var.

Bu olumsuzluklara rağmen yasam devam ediyor. Geleceğe umutla bakmamızı sağlayacak olumlu gelişmelerde az değil.

Dün gece işyerimi kapatıp eve gitmek üzereyken bir kaç yıl önce kaybettiğimiz değerli şair ve yazar Nalbiy Kuyok'un saygıdeğer eşi Suzanna hanımefendi ile karsılaştım. Nalbiy'in sosyal sorunlarımızı isleyen "Yalvarıyorum, beni gömün" adlı komedisinin tiyatro yazar ve artisti Capay Murat tarafından Kabardey diyalektine çevrildiğini ve birkaç gün önce Nalçik’te sahnelendiğini söyledi. Kendisi de oyunun ilk gösteriminde Nalçik’te bulunmuş. Tiyatro salonunun dolduğunu, izleyicilerden büyük alkış aldığını, ikinci gösterim için biletlerin tamamının önceden satılmış olduğunu ifade etti. Suzanna Nalçik’ten son derece memnun dönmüştü. Tek üzüntüsü bunları Nalbiy'in göremiyor olmasıydı.

Şimdi ise her türlü imkansızlık ve güçlüklere rağmen yılmadan, bıkıp usanmadan çalışan, inandığı yolda tereddüt etmeden yürüyen bir dava adamından söz etmek istiyorum.

Askerbiy Nagaptle 1954 Fedz doğumlu. 1975 yılında Voronej Politeknik Enstitüsü’nden makine mühendisi olarak mezun oldu. Uzun yıllar mesleği ile ilgili işlerde çalıştı. 1990 yılından sonra ticaretle uğraştı.

Askerbiy'in yüreği ulus sevgisi ile doluydu. Adıge tarihine büyük ilgi duyuyordu. Onu hem kendi halkımıza hemde yaşadığımız ülkelerin  halklarına tanıtmak istiyordu. Bu amaçla hiç mesleği olmadığı halde belgesel filmler yapmak üzere yola koyuldu.

İlk çalışması 2007 yılında Çerkesya adlı film oldu. Kendisine neden Çerkesya diye soruyorum: "-19ncu asırda Rusya tarafından ortadan  kaldırılan bu isimde bir ülkemiz vardı. Bunun unutulmamasını istiyorum" -Diye yanıtlıyor sorumu. Bu filmin on iki bin adet CD'sini yaptırıyor, tamamına yakını satılıyor veya ücretsiz dağıtılıyor.

İkinci olarak 2009 yılında "Adıge Xabze" adlı filmi yapıyor. Bu güne değin ulusumuzun ayakta kalmasını sağlamış olan Xabze'nin kaybolmaya başladığını, onu yeniden canlandırmak ve gençlerimiz tarafından bilinmesini sağlamak için bu filmi yapma gereği duyduğunu ifade ediyor. On bin adet CD haline getirdiği bu film de kısmen satılmış ve dağıtılmış olsada bir önceki kadar ilgi görmediğini belirtiyor.

Askerbiy son olarak "Gurbetteki Çerkesya" adını verdiği filmini yapmayı düşünmüş. Diasporadaki insanlarımızın asimile olmalarına çok üzüldüğünü, onların yok oluşlarını önlemek için verilen mücadelelere katkı olsun diye bu filmi yapmayı amaçladığını belirtiyor.

Filmi yapabilmek için 2010 Mayısında İstanbul, Kefken, Ankara, Kayseri, Adana, Reyhaniye ve Amman'da çekimler yapmış. Elli kişilik bir tiyatrocu gurubu ile Kıyıboyu Şapsığ'da çekimlerini sürdürmüş. Bu iş için defalarca Nalçik’e, on iki kez Moskova'ya gidip gelmiş. Arabasını satmak zorunda kalmış, bankalardan ve kişilerden faizle borç paralar almış.

Senaryosunu Marat Gubjuko'nun, rejisorlugunu Vahtan Mikeladze ve Askerbiy Negaptle'nin yaptıkları film nihayet ortaya cıkmış. İlk olarak 1 Martta Moskova'da gösterime sunulacak olan film 20 Mart ve sonrasında Adıgelerin yaşadıkları Cumhuriyetlerde gösterilecek. Filmin Türkçe basımının şayet yetiştirebilirse 21 Mayıs anma törenlerinde Kefken'de gösterilmesini arzu ediyor. İzleme şansı elde ettiğim filmi beğeneceğinizi umuyorum.

Bu arada Askerbiy'in bunca güçlükleri göğüsleyerek, Maykop'a bin alti yüz km. mesafedeki Moskova'ya on iki kez gidip gelerek yaptırdığı bu filmi ve benzerlerini İstanbul’da film sanayisi ile yan yana yasayan insanlarımızın ne kadar kolaylıkla yaptırabileceklerini düşünmeden de geçemiyorum.

Evet dostlar! varını yoğunu ortaya koyarak ulusu için çabalayan bu tur insanlarımızı örnek alalım, elimizden geldiğince destek olalım, cesaretlendirelim.


Bu yazı toplam 2700 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net